Akşam dediğim maalesef doğru çıktı...

İran'ın 12 Gün Savaşlarında İsrail'e attığı füzelerden dolayı gönlü İran'dan yana olan arkadaşlarımızdan bazıları Hamaney'in öldürüldüğü haberini dezenformasyon olarak gördüler.

Ben ise 3.tur görüşmeler henüz bitmişken yapılan bu saldırının kesin istihbarata dayandığını ve böyle bir saldırıdan kurtulmanın çok çok düşük bir ihtimal olduğunu ileri sürdüm. Haberi ilk duyduğumda öldüğüne inandım zira toplantıda vurulmuşlar.

Ahmedi Necat, Devrim Konseyi Başkanı, Devrim Muhafızları Komutanı, İran Silahlı Kuvvetleri Komutanı vb. eski yeni ne kadar önemli adam varsa hepsi birlikte imiş...

İçeriden gelen istihbaratı fırsata çeviren ABD ve İsrail derhal karar verip 30 füze göndermiş...Bu tip kesif bir hücumdan kurtulmak imkansız .

Ülke çok zor bir döneme girdi...İçeride başlayan isyanlar, ABD ye müzahir ajan gruplar ve örgütler, eski rejim taraftarları, ayrılıkçı örgütler kargaşayı ve kaosu besleyecektir.

1979'dan beri devam eden ve birikip kartopu yumağı gibi büyüyen ekonomik ve toplumsal sıkıntılar halkın uzun vadeli düşünmesine engel olabilir. Irak'ta, Libya'da ve Venezuela'da gördüğümüz sevinç kutlamalarına şahit olabiliriz.

Vakit sığ düşüncenin, basit hesapların ve öfkeli siyasi kararların vakti değil...
Hamaset zamanı hiç değil.
Allah aklı boşa vermemiş.
Rasyonel düşünmeden başarı beklemek hayalcilik olur. Sünnetullah sebepleri ve vesileleri zaferin ön şartı olarak koyarken kuru bir slogan kurban giden nice ülkeler gördük...

Slogana tabi olmak hamakattır...
Feraset, basiret ve hikmet kılı kırk yaran bir titizliği icbar eder...

Bugün yazdım köşemde.
İran çok zor bir döneme girdi...
Hatta bölge çok zor bir dönemin içine düştü...Enerjinin merkezi bir bölgede suların kısa sürede durulması müstehîl..

Parçalanma ve sömürülme dönemi başladı maalesef...İran, kaynaklarını ve egemenlik haklarını devretmeye yanaşıncaya kadar bombalanacak gibi duruyor.

Şayet uzun süre direnemez ,masada istenilenleri verirse Hamaney'in yerine bir kukla getirilir ve bütün yaşananların mecburen unutulacağı karanlık bir sömürü ve kölelik merhalesi başlar...

Gönlümüz başka şeyler diliyor fakat şimdi acı gerçekle yüzleşme zamanı.
Evet İran uzun yıllardan beri vekil örgütler eliyle Sunnî dünyanın arasına girdi ve birliğe mani oldu(Lübnan ve Yemen gibi).

İslam ülkelerine mezhep ihracına yönelik her türlü işin içinde oldu...Suriye 'de Esed'e yardıma gelme bahanesiyle öyle büyük cürümler işledi ki hadiseye şahit olan kişilerden dinlenilen şeylere yürek dayanmaz...

Türkiye'deki Hamaslı yetkililerin açıkladığı gibi en son 7 Ekim'de düzenlenen Aksa Tufanı Operasyonu'nu yapmaya Hamas'ı teşvik eden de İran'dı. Sonucun nasıl bir trajediye döndüğünü görüyoruz.

Ancak gün bütün bu bagajı günümüze taşımanın ve ABD ve İsrail'in mübarek Ramazan ayında yaptığı eşkıyalığı ve kalleşliği, katliamı meşrulaştırmanın günü değildir...

Ümmet olarak Kur'an ve Sünnet rehberliğinde inançta, amelde, düşüncede...Kısaca teoride ve pratikte esaslı ve köklü bir tashihat yapmadan harekete geçmek vaziyeti daha da kötü hale getirmekten başka bir şeye yaramaz...

Şu an yaşadıklarımız İslam ümmetinin acınacak haline tutulmuş bir aynadır. ..
Vaalilesefa. ..