Azerbaycan’ın yakın tarihinde öyle dönemler vardır ki, bu dönemleri yalnızca siyasi olaylarla değil, insanların yaşamları ve kaderleriyle birlikte hatırlamak gerekir.

Azerbaycan’ın yakın tarihinde öyle dönemler vardır ki, bu dönemleri yalnızca siyasi olaylarla değil, insanların yaşamları ve kaderleriyle birlikte hatırlamak gerekir. 20. yüzyılın sonlarında Azerbaycan-Ermenistan çatışmasının derinleşmesi ve Karabağ’da silahlı çatışmaların genişlemesi, ülkeyi ağır bir sınavla karşı karşıya bıraktı. Birinci Karabağ Savaşı, Azerbaycan’ın toprak bütünlüğüne ciddi bir tehdit oluşturmasının yanı sıra binlerce insanın hayatını değiştirdi. Cephe bölgelerinde yaşayan sivil halk doğup büyüdükleri toprakları terk etmek zorunda kaldı. Askerler ve güvenlik güçleri ise en ağır koşullarda görev yapmak zorunda kaldılar. O yıllarda Azerbaycan’ın savunmasında yer alan insanlar arasında polis teşkilatı mensuplarının da özel bir yeri vardı. Onlar yalnızca kamu düzenini sağlamakla kalmıyor, birçok durumda silahlı çatışmaların doğrudan içinde yer alıyorlardı. Ağdam, Hocavend, Füzuli, Ağdere ve diğer bölgelerde görev yapan polisler hem halkın güvenliğini sağlıyor hem de düşman saldırılarının önlenmesine katılıyorlardı. Böylesine karmaşık bir tarihî dönemde hayatını vatan savunmasına adayan kişilerden biri de Azerbaycan’ın Millî Kahramanı Sefarali Memmedov olmuştur. 16 Ekim 1963 tarihinde Masallı rayonunun Sercuvar köyünde dünyaya gelmiştir. Çocukluk ve gençlik yılları doğduğu köyde geçen Sefarali, orta öğrenimini de burada tamamlamıştır. 1981 yılında okuldan mezun olduktan sonra askerlik görevine gönderilmiştir.

İki yıl sonra askerlik hizmetini tamamlayan genç Sefarali, hayatını güvenlik ve kolluk sistemine bağlama kararı aldı. Krasnodar şehrinde milis teşkilatında göreve başladı. Kolluk alanında çalışmak onun için yalnızca bir meslek değildi. Mesleğine önem veren Sefarali, bilgi ve deneyimini geliştirmeye çalışıyordu. 1990 yılında Bakü Özel Orta Milis Okuluna gönderilmesi de mesleki hazırlığının önemli aşamalarından biri oldu. Eğitimini tamamlayan Sefarali, teğmen rütbesiyle görevine devam etti.

Tam da bu yıllarda Karabağ’daki durum giderek daha da gerginleşiyordu. Yaşananlar artık yalnızca siyasi bir anlaşmazlık olmaktan çıkmış, silahlı çatışmalar genişlemeye başlamıştı. Böyle bir dönemde genç bir subayın önünde farklı seçenekler bulunuyordu.

Ona Bakü’de, havaalanında görev yapması teklif edilmişti. Bu, cephe bölgesine kıyasla daha sakin ve güvenli bir görev yeri olabilirdi. Ancak Sefarali Memmedov bu teklifi kabul etmedi. Karabağ’a gitmek ve çatışma bölgesinde görev yapmak istediğini bildirdi.

Bu karar onun hayatının bundan sonraki yönünü belirledi. Sefarali Memmedov Karabağ’a gittikten sonra Ağdam rayonunda polis komutanı olarak görev yapmaya başladı. O yıllarda Ağdam, Azerbaycan’ın en önemli savunma bölgelerinden biriydi. Cephe hattına yakın konumu nedeniyle rayon sürekli tehdit altındaydı. Burada görev yapan polislerin sorumlulukları oldukça ağırdı. Bir yandan yerleşim yerlerinde kamu düzenini ve güvenliği sağlamak, diğer yandan silahlı çatışmalar sırasında doğrudan mücadele etmek zorundaydılar.

Sefarali Memmedov da böyle bir ortamda yalnızca bir polis subayı olarak değil, aynı zamanda bir savaşçı olarak kendisini gösterdi. Onun cesareti, mesleki becerisi ve tehlikeli durumlarda hızlı karar verebilme yeteneği, hayatının bu döneminin önemli özellikleri arasında yer almaktadır.

Onu diğerlerinden ayıran özelliklerden biri de Rusçayı akıcı biçimde konuşması ve dış görünüşünün karşı tarafın dikkatini çekmemesiydi. Bu özelliklerinden yararlanarak bazı durumlarda karşı tarafın mevzilerine tek başına yaklaşabildiği belirtilmektedir. Bu tür görevler son derece tehlikeliydi. Böyle bir göreve çıkan kişinin her an hayatını kaybetme ihtimali vardı. Ancak Sefarali bu risklerden geri adım atmadı. Sefarali Memmedov’un savaş yolu Karabağ’ın farklı bölgeleriyle bağlantılıdır. Ferruh, Akbulak çiftliği ve Karakend bölgesinde gerçekleştirilen operasyonlara katılmıştır. Onun komutasındaki ekip, kendilerine verilen görevleri yerine getirmek için mücadele ediyordu. 1992 yılının başları Karabağ Savaşı’nın en ağır dönemlerinden biriydi. Cephe hattında gerilim artıyor, yerleşim yerlerine yönelik saldırılar yoğunlaşıyordu.

16 Şubat 1992 tarihi Sefarali Memmedov’un hayatındaki son gün oldu. O gün Hocavend rayonunun Karadağlı köyü ağır bir saldırıya maruz kaldı. Garadağlı, Azerbaycan tarihinde trajik olaylarla hatırlanan yerleşim yerlerinden biridir. Köye yönelik saldırı sırasında sivil halk ve köyün savunucuları ağır kayıplarla karşı karşıya kaldı. Yaşananlar Birinci Karabağ Savaşı’nın Azerbaycan halkı açısından ne kadar ağır sonuçlar doğurduğunu gösteren trajik olaylardan biri olarak tarihe geçti. Sefarali Memmedov’un komuta ettiği birlik de Garadağlı yönündeki çatışmalara katıldı.

Çatışma sırasında Sefarali’nin kullandığı araç roketatarla vuruldu. Araca isabet eden saldırı sonucunda ortaya çıkan şarapnel parçaları üzerindeki el bombasının üzerine geldi. Meydana gelen patlama sonucunda Sefarali Memmedov hayatını kaybetti. Böylece Masallı’nın Sercuvar köyünden çıkan 28 yaşındaki genç polis subayının hayat yolu Karabağ topraklarında sona erdi.

Onun ölümü yalnızca bir polis memurunun kaybı değildi. Sefarali Memmedov, Azerbaycan halkının ve devletinin karşı karşıya kaldığı en ağır sınavlardan birinin yaşandığı dönemde hayatını kaybeden insanlardan biri oldu.

Sefarali Gurban oğlu Memmedov’un gösterdiği kahramanlık Azerbaycan devleti tarafından yüksek şekilde değerlendirildi. Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının 6 Haziran 1992 tarihli ve 831 sayılı kararnamesiyle Binbaşı Sefarali Gurban oğlu Memmedov, ölümünden sonra “Azerbaycan’ın Millî Kahramanı” unvanına layık görüldü. Ayrıca ölümünden sonra “Altın Yıldız” madalyası ile ödüllendirildi. Sefarali Memmedov’un hatırası doğduğu Masallı rayonunda da yaşatılmaktadır. Masallı şehrindeki caddelerden biri onun adını taşımaktadır. Eğitim gördüğü ortaokula da Millî Kahramanın adı verilmiştir. Sefarali Memmedov’un hayatına ve savaş yoluna adanan “Kahraman Polis” adlı belgesel film de onun hatırasının yaşatılması açısından önemli çalışmalardan biridir.

Millî Kahramanların hayatlarının araştırılması ve tanıtılması yalnızca geçmişi hatırlamak için gerekli değildir. Aynı zamanda genç nesillere tarih konusunda doğru bir bakış açısı kazandırmak açısından da önem taşır.

Sonuç

Bugün Karabağ toprakları özgürdür ve Azerbaycan’ın toprak bütünlüğü yeniden sağlanmıştır. Yıllarca özlemle beklenen bu güne giden yol, vatan uğrunda canlarını feda eden şehitlerin ve kahramanların fedakârlıklarından geçmiştir. Onların kutsal hatırası bu toprakların her karışında yaşamaya devam etmektedir.

Bugün ise Karabağ’da hayat yeniden canlanıyor. Yıllarca doğup büyüdükleri topraklardan ayrı kalan insanlar yeniden kendi yurtlarına dönüyor, evlerinde yeni bir hayat kuruyor, köy ve şehirlerde yaşam yeniden başlıyor. Okullar açılıyor, yollar yapılıyor, yeni evler inşa ediliyor, aileler doğdukları topraklarda çocuklarının geleceğini kurmaya başlıyor. Karabağ’ın yeniden insanlarla buluşması, bu topraklarda hayatın, umudun ve sevincin geri döndüğünün en büyük göstergesidir.

Bugün Karabağ’da dalgalanan Azerbaycan bayrağı, hem tarihî Zafer’in hem de yıllar önce bu topraklar uğrunda mücadele eden insanların hayallerinin gerçekleşmesinin simgesidir. Özgür Karabağ’da yeniden kurulan hayat, şehitlerin hatırasına gösterilebilecek en büyük saygılardan biri olmakla birlikte, gelecek nesillere de vatana bağlılığın ve fedakârlığın ne kadar büyük bir değer olduğunu göstermektedir.