Azerbaycan müziği, halkımızın zengin tarihi, millî ve manevi değerleri ve kadim kültürel gelenekleriyle yakından bağlantılı olan sanat alanlarından biridir.
Azerbaycan müziği, halkımızın zengin tarihi, millî ve manevi değerleri ve kadim kültürel gelenekleriyle yakından bağlantılı olan sanat alanlarından biridir. Yüzyıllar boyunca şekillenen Azerbaycan müzik kültürü; halk müziği, âşık sanatı, klasik müzik ve mugam gibi çeşitli alanları bünyesinde barındırarak zengin bir gelişim sürecinden geçmiştir. Özellikle XIX. yüzyılın sonları ve XX. yüzyılın başlarından itibaren Azerbaycan müziğinde profesyonel bestecilik ve icracılık geleneklerinin oluşması, millî müzik sanatının daha da gelişmesine olanak sağlamıştır. Üzeyir Hacıbeyli’nin bestelediği ilk millî opera olan “Leyli ve Mecnun” ile Azerbaycan profesyonel müzik sanatında yeni bir dönemin temelleri atılmış, millî müzik ile Avrupa klasik müzik geleneklerinin sentezi önemli bir yaratıcı yön hâline gelmiştir.

Azerbaycan müzik kültürünün en eski ve değerli alanlarından biri ise mugam sanatıdır. Mugam yalnızca bir müzik türü değil, halkın tarihî hafızasını, dünya görüşünü, duygu ve düşüncelerini yaşatan zengin bir manevi mirastır. Hanendelerin ve sazendelerin icrasında nesilden nesile aktarılan mugam, Azerbaycan halkının millî kimliğinin ve kültürel hafızasının önemli ifade araçlarından biri hâline gelmiştir. “Rast”, “Şur”, “Segâh”, “Çahargâh”, “Bayatı-Şiraz”, “Şahnaz” ve “Mahur-Hindi” gibi mugamlar Azerbaycan müzik mirasının en değerli örnekleri arasında yer almaktadır. Mugam sanatının korunması ve geliştirilmesinde hanendelerin özel bir rolü olmuş, onların icracılık gelenekleri bu sanatın zenginleşerek günümüze kadar ulaşmasına önemli katkı sağlamıştır.
Azerbaycan mugam sanatının gelişiminde kadın hanendelerin de özel hizmetleri bulunmaktadır. Kadın icracılar, yetenekleri ve kendilerine özgü sahne üsluplarıyla mugam sanatının zenginleşmesine, daha geniş kitlelere ulaştırılmasına ve gelecek nesillere aktarılmasına önemli katkılarda bulunmuşlardır. Bu sanatın zengin geleneklerini yaşatan ve kendine özgü icra üslubuyla öne çıkan sanatçılardan biri de Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Halk Sanatçısı Gandab Guliyeva olmuştur. Güçlü ve etkileyici sesi, mugama olan derin bağlılığı, yüksek sahne kültürü ve yarattığı unutulmaz karakterlerle Gandab Guliyeva, Azerbaycan müzik ve opera sanatında kendine özgü bir iz bırakmıştır.

O, 10 Ağustos 1949 tarihinde Azerbaycan’ın Füzuli ilçesine bağlı Dilağarda köyünde dünyaya gelmiştir. Sanata olan ilgisi küçük yaşlarda şekillenmiştir. İlk mugam öğretmeni hanende Neriman Aliyev olmuştur. Daha sonra Vahid Abdullayev’in mugam sınıfında eğitim alan Gandab Guliyeva, profesyonel icracılık becerilerini daha da geliştirmiştir.
Sanatçı, 1976–1980 yılları arasında Asaf Zeynallı adına Bakü Müzik Okulu’nda eğitim almıştır. Daha sonra 1991–1996 yıllarında Azerbaycan Devlet Kültür ve Sanat Üniversitesi’nde öğrenimine devam etmiştir. Profesyonel müzik eğitimi, onun bir hanende olarak yetişmesinde önemli rol oynamış ve mugamın teorik ve pratik temellerini daha derinlemesine öğrenmesine olanak sağlamıştır.
Onun sanat hayatında Azerbaycan Devlet Akademik Opera ve Bale Tiyatrosu özel bir yere sahiptir. 1981 yılından itibaren bu tiyatronun sahnesinde solist olarak görev yapan sanatçı, Azerbaycan operasının klasik ve millî örneklerinde birçok zor ve unutulmaz karakter yaratmıştır. Onun yorumladığı Leyli, Aslı, Arabzengi, Şahsənəm, Gülbahar ve Hanende Kız gibi karakterler izleyicilerin hafızasında derin izler bırakmıştır.
Gandab Guliyeva, Üzeyir Hacıbeyov’un “Leyli ve Mecnun” operasında Leyli, “Aslı ve Kerem” operasında ise Aslı karakterlerini büyük bir ustalıkla canlandırmıştır. Müslüm Magomayev’in “Şah İsmail” operasında Arabzengi, Zülfügar Hacıbeyov’un “Âşık Garip” operasında Şahsənəm, Şefika Ahundova’nın “Gelin Kayası” operasında Gülbahar, Ramiz Mustafayev’in “Vagif” operasında ise Hanende Kız karakterini yaratmıştır. Bu roller, onun hem hanende hem de sahne sanatçısı olarak geniş yeteneklerini ortaya koymuştur. Gandab Guliyeva’nın sanat hayatında mugam özel bir öneme sahipti. Repertuvarında “Şehnaz”, “Çahargâh”, “Bayatı-Şiraz”, “Karabağ Şikestesi”, “Mahur-Hindi”, “Heyratı” ve diğer mugamlar yer alıyordu. Sanatçı mugamları yorumlarken yalnızca müzikal eseri seslendirmekle kalmıyor, aynı zamanda onun içsel, duygusal ve felsefi anlamını da dinleyiciye aktarmaya çalışıyordu. Onun yorumladığı bazı mugamların ses kayıtları Azerbaycan Televizyon ve Radyo Yayınları Kurumu’nun arşivinde korunmaktadır.

Mugamların yanı sıra, Azerbaycan halk müziği de onun repertuvarında önemli bir rol oynadı. “Apardı Seller Saranı”, “Kaçak Nebi”, “Gül Açtı”, “Bağçada Güller”, “Elinde Sazın Gurbânı”, “Kara Hal Yar” gibi halk şarkılarını kendine özgü yorumuyla seslendirmiştir. Bunun yanı sıra Azerbaycan bestecilerinin eserleri de onun repertuvarında geniş yer almıştır.
Sanatçının yaratıcılığı yalnızca Azerbaycan ile sınırlı kalmamıştır. Gandab Guliyeva çeşitli yıllarda Almanya, Kanada, Japonya, Fransa, İsveç, Türkiye, İran, Irak, Finlandiya, Avustralya, Afganistan, Tunus, Cezayir ve diğer ülkelerde turnelere katılmış, konser programlarıyla sahne almıştır. Bu turneler, onun Azerbaycan mugamının uluslararası düzeyde tanıtılmasına yaptığı katkılar açısından özel önem taşımaktadır.
Gandab Guliyeva’nın yorumladığı “Çahargâh” mugamının kaydının Fransa’da hazırlanan “Mugam Antolojisi” adlı CD’de yer alması da sanatçının uluslararası alanda tanınmasının göstergelerinden biri olmuştur. Böylece sanatçı, Azerbaycan mugamının zenginliğini ve kendine özgü icra özelliklerini yabancı dinleyicilere aktaran önemli hanendelerden biri olmuştur.
Sanat faaliyetlerinin yanı sıra Gandab Guliyeva pedagojik çalışmalar da yürütmüştür. Azerbaycan Devlet Kültür ve Sanat Üniversitesi’nde mugam dersleri vererek sanat deneyimini genç nesillere aktarmıştır. Böylece yalnızca sahne sanatçısı olarak değil, aynı zamanda mugam geleneklerinin gelecek nesillere aktarılmasına katkı sağlayan bir sanatçı ve eğitimci olarak da faaliyet göstermiştir.
Gandab Guliyeva’nın Azerbaycan kültürünün gelişmesine yaptığı hizmetler devlet tarafından yüksek takdirle karşılanmıştır. Sanatçı, 1992 yılında Azerbaycan Cumhuriyeti Halk Sanatçısı onursal unvanına layık görülmüş, 2005 yılında ise Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın bireysel emeklilik maaşına hak kazanmıştır. Bu unvan ve ödüller, onun uzun yıllara dayanan sanat faaliyetlerine verilen yüksek değerin göstergesi olmuştur.
Hayatının son yıllarında yaşadığı sağlık sorunlarına rağmen sanatına ve mugama olan bağlılığını korumuştur. 26 Haziran 2017 tarihinde Bakü’de hayatını kaybetmiştir. Halk Sanatçısı, vasiyeti üzerine Bine köyü Mezarlığı’nda annesinin yanında toprağa verilmiştir. O, güçlü sesi, zengin repertuvarı, sahne kültürü ve kendine özgü yorum tarzıyla Azerbaycan müzik sanatında silinmez bir iz bırakmıştır. Canlandırdığı Leyli, Aslı, Şahsenem, Gülbahar ve diğer karakterler ile seslendirdiği mugamlar ve halk şarkıları, sanat mirasının değerli örnekleri olarak yaşamaya devam etmektedir.
Onun sanat yolculuğu, mugamın yalnızca bir müzik türü olmadığını, aynı zamanda halkın tarihî hafızasını, duygularını ve manevi dünyasını yaşatan önemli bir kültürel miras olduğunu göstermektedir. Onun bu mirasın korunması, tanıtılması ve gelecek nesillere aktarılması yönündeki faaliyetleri Azerbaycan müzik kültüründe kendine özgü bir yere sahiptir. Günümüzde de onun seslendirdiği eserler dinlenmekte, yarattığı karakterler hatırlanmakta ve sanat mirası Azerbaycan mugamının zengin gelenekleri içerisinde yaşamaya devam etmektedir.