Azerbaycan tiyatro sanatının oluşumu XIX. yüzyılın ikinci yarısına rastlamaktadır. Milli tiyatronun kuruluşu ve gelişiminde Mirza Fetali Ahundzade’nin komedileri önemli bir rol oynamış, 1873 yılında Bakü’de onun eserleri temelinde ilk gösterilerin sahnelenmesi, profesyonel Azerbaycan tiyatrosunun başlangıcı kabul edilmiştir.

Azerbaycan tiyatro sanatının oluşumu XIX. yüzyılın ikinci yarısına rastlamaktadır. Milli tiyatronun kuruluşu ve gelişiminde Mirza Fetali Ahundzade’nin komedileri önemli bir rol oynamış, 1873 yılında Bakü’de onun eserleri temelinde ilk gösterilerin sahnelenmesi, profesyonel Azerbaycan tiyatrosunun başlangıcı kabul edilmiştir. Sonraki yıllarda tiyatro sanatı hızla gelişmiş, çeşitli drama ve müzikli tiyatro toplulukları kurulmuştur.

Ancak o dönemde kadın oyuncuların sahneye çıkması ciddi sosyal ve toplumsal engellerle karşı karşıyaydı. Muhafazakâr düşünce, kadınların toplumsal hayata aktif katılımının sınırlı olması ve sahne sanatına yönelik mevcut önyargılar nedeniyle kadın rollerini uzun süre erkekler canlandırmıştır. Bu durum, milli tiyatronun gelişiminin ilk dönemlerinin temel özelliklerinden biri olmuştur. XX. yüzyılın başlarından itibaren Azerbaycan’da aydınlanma hareketinin ve kültürel gelişmelerin güçlenmesi, kadınların da sanat ve tiyatro hayatına katılmasına zemin hazırlamaya başlamıştır. Azerbaycanlı kadının sahneye çıkması yalnızca tiyatro sanatı açısından değil, toplumun dünya görüşü baxımından da önemli bir değişim idi. Kadınların sahnede yer alması, eğitim, kültür ve sosyal yaşama daha aktif katılımlarının önündeki engellerin kademeli olarak ortadan kaldırılmasında etkili olmuştur.

Azerbaycan tiyatro ve sinema sanatının gelişiminde önemli iz bırakan sanatçılar arasında Nasibe Cahangir kızı Zeynalova’nın özel bir yeri vardır. Kendine özgü oyunculuk tarzı, doğal mizah anlayışı, zengin sahne kültürü ve yarattığı unutulmaz karakterlerle Azerbaycan seyircisinin sevgisini kazanan sanatçılardan biri olmuştur. Özellikle komedi rollerinin usta yorumcusu olarak tanınan Nasibe Zeynalova, uzun yıllar boyunca Azerbaycan tiyatro ve sinema sanatının gelişimine büyük katkılar sağlamıştır.

Nasibe Zeynalova, 20 Nisan 1916 tarihinde Bakü’de dünyaya gelmiştir. O, tanınmış oyuncu ve tüccar, Azerbaycan milli realist oyunculuk okulunun kurucularından biri olan sanatçı Cahangir Zeynalov’un tek çocuğuydu. Babası, kızının gelecekte kendi sanat yolunu devam ettirmesini arzuluyordu. Ancak Cahangir Zeynalov, kızının büyük sanat başarılarını görmeye fırsat bulamadı. 1918 yılında ailesiyle birlikte İran’a giderken hastalanan Cahangir Zeynalov, Bakü’ye döndükten sonra hayatını kaybetti. O sırada Nasibe’nin henüz iki yaşı vardı.

Babasının sanata olan sevgisi, daha sonraki yıllarda Nasibe Zeynalova’nın yaşam yolunda kendini gösterdi. O, çocukluk ve gençlik yıllarından itibaren sahne sanatlarına ilgi duyuyor, dans ediyor ve millî dans örneklerini öğreniyordu. 1932 yılında Rıza Tehmasib’in yönetimindeki drama topluluğuna katılması, onun profesyonel sanat hayatının başlangıçlarından biri oldu.

1934 yılından itibaren gezici Kolhoz ve Sovhoz Tiyatrosu’nda oyuncu olarak faaliyet gösteren Nasibe Zeynalova, farklı bölgelerde oyunlar sergileyen tiyatro topluluğunun kadrosunda sahne aldı. Bu dönem, onun sahne deneyiminin oluşmasında önemli bir rol oynadı. 1938 yılında ise Azerbaycan Devlet Müzikli Komedi Tiyatrosu’nun kadrosuna kabul edildi. Aynı yıl Bakü Tiyatro Okulu’na girerek oyunculuk eğitimi aldı.

Nasibe Zeynalova, sanat faaliyetlerinin ilk yıllarından itibaren profesyonel oyunculuk ekolünün önemli temsilcilerinden eğitim aldı. Aleksandr Tuganov, Muharrem Haşımov ve Ağasadık Geraybeyli gibi sanatçıların yaratıcı geleneklerinden yararlanan oyuncu, kendine özgü bir sahne üslubu oluşturdu. Klasik ve çağdaş eserlerde farklı karakterlere hayat vererek geniş oyunculuk yeteneğini ortaya koydu. Nasibe Zeynalova’nın sanat hayatında Azerbaycan müzikli komedisi özel bir yere sahiptir. Üzeyir Hacıbeyov’un “Er ve Arvad” (Koca ve Karı), “Arşın Mal Alan” ve “Meşedi İbad” gibi klasik eserlerinde farklı karakterleri büyük bir ustalıkla canlandırdı. Bunun yanı sıra “Durna”, “Ulduz”, “Hacı Kara”, “Hicran”, “Kayınana”, “Altı Kızın Biri Peri” ve diğer müzikli komedilerde yarattığı karakterler, onun sanat mirasının en parlak örnekleri arasında yer almaktadır.

Oyuncunun sanatının temel özelliklerinden biri, karakterleri yalnızca söz ve mimiklerle değil; hareket, yürüyüş, bakış, jest ve tonlama aracılığıyla da canlı bir şekilde yansıtmasıydı. Halk mizahından, günlük yaşam gözlemlerinden ve toplum içinde karşılaşılan karakterlerden ustalıkla yararlanan Zeynalova, izleyiciye hem kahkaha hem de düşündürücü mesajlar sunuyordu. Onun canlandırdığı karakterler yapaylıktan uzak, yaşamdan alınmış, canlı ve izleyiciye tanıdık gelen kişilikler olarak dikkat çekiyordu.

Nasibe Zeynalova’nın özellikle Cennet Hala, Nargile, Züleyha, Kızbacı, Fatmanise, Telli ve diğer karakterleri izleyicilerin hafızasında derin izler bırakmıştır. Onun “Kayınvalide” filminde canlandırdığı Cennet Hala karakteri ise Azerbaycan sinemasının en ünlü ve sevilen komedi karakterlerinden biri olarak kabul edilmektedir. Oyuncunun bu roldeki kendine özgü konuşma tarzı, mimikleri ve davranışları, karakterin Azerbaycan izleyicisinin hafızasında unutulmaz bir yer edinmesini sağlamıştır.

Nasibe Zeynalova, tiyatro faaliyetlerinin yanı sıra Azerbaycan sinemasında da önemli bir iz bırakmıştır. “Üvey Anne”, “Büyük Dayanak”, “Yıldız”, “Kayınvalide”, “Molla Fetali’nin Macerası”, “Damadın Kaçırılması” gibi sinema eserlerinde canlandırdığı karakterlerle sinema sanatında da kendine özgü bir yer edinmiştir. O, gerek tiyatro sahnesinde gerekse sinema perdesinde karakterin özelliklerini izleyiciye açık ve etkileyici bir biçimde aktarmayı başarmıştır.

Sanat alanındaki hizmetleri devlet tarafından da yüksek takdirle karşılanmıştır. Nasibe Zeynalova, 1960 yılında Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Onurlu Sanatçısı, 1967 yılında ise Halk Sanatçısı onursal unvanlarına layık görülmüştür. “Hicran” müzikli komedisinde canlandırdığı Kızbacı karakteriyle 1974 yılında Azerbaycan Devlet Ödülü’ne layık görülmüştür. Onun sanat hayatına adanan “Aktrisanın Tebessümü” adlı televizyon filmi de sanatçının yaratıcı faaliyetlerinin geniş kitlelere tanıtılmasında önemli rol oynamıştır.

Nasibe Zeynalova’nın sanatçılığı yalnızca komik karakterler yaratma yeteneğiyle sınırlı değildi. O, kahkahanın ardında insan karakterini, günlük yaşam ilişkilerini ve toplumun çeşitli özelliklerini yansıtmayı başarıyordu. Onun mizahı bazen basit bir günlük yaşam olayından yola çıkarak daha geniş toplumsal anlamlar taşıyordu. Bu açıdan bakıldığında, oyuncunun yaratıcılığı Azerbaycan tiyatro sanatında kendine özgü bir ekol oluşturmuştur.

Nasibe Zeynalova, 10 Mart 2004 tarihinde Bakü’de hayatını kaybetmiş ve Fahri Hiyaban’da toprağa verilmiştir. Ancak onun vefatı sanat yolunun sonu olmadı. Yaratmış olduğu karakterler, filmler ve televizyon oyunları aracılığıyla günümüzde de yaşamaya devam etmekte, yeni nesiller tarafından sevilerek izlenmektedir. 2016 yılında Azerbaycan Cumhurbaşkanı’nın kararıyla oyuncunun 100. doğum yıl dönümünün kutlanması, onun millî kültüre yaptığı hizmetlere verilen yüksek değerin göstergelerinden biri olmuştur. Nasibe Zeynalova, Azerbaycan tiyatro ve sinema sanatında yalnızca büyük bir oyuncu olarak değil, aynı zamanda millî mizah kültürünün seçkin bir temsilcisi olarak da hafızalarda yer edinmiştir. Onun yarattığı karakterler zaman geçtikçe güncelliğini yitirmemiş, Azerbaycan izleyicisinin manevi ve kültürel hafızasının bir parçası hâline gelmiştir. Nasibe Zeynalova’nın sanat mirası, Azerbaycan kültürünün değerli hazinelerinden biri olarak gelecek nesillere de aktarılacaktır.

Azerbaycan tiyatrosu, kuruluşundan günümüze kadar zengin ve karmaşık bir gelişim sürecinden geçerek millî kültürümüzün önemli sütunlarından biri hâline gelmiştir. Geçmişte kadınların sahnede yer almasının önündeki sosyal engellerin zamanla ortadan kalkmasıyla birlikte Azerbaycan kadınları da tiyatro sanatının aktif katılımcıları hâline gelmiş ve birçok seçkin kadın oyuncu millî sahnenin gelişiminde önemli rol oynamıştır.

Günümüzde Azerbaycan tiyatrosu, klasik mirası korumanın yanı sıra çağdaş konulara, yeni yaratıcı arayışlara ve farklı sahne üsluplarına da yönelmektedir. Devlet tarafından tiyatroların maddi ve teknik altyapısının güçlendirilmesi, yeni oyunların hazırlanması, genç yeteneklerin desteklenmesi ve tiyatro topluluklarının uluslararası projelere katılımının genişletilmesi yönünde çeşitli çalışmalar yürütülmektedir.

Başkent Bakü’nün yanı sıra, bölgelerde faaliyet gösteren devlet tiyatroları da millî sahne kültürünün yaşatılmasına katkı sağlamaktadır. Farklı tür ve yönelimlerde oyunların hazırlanması, tiyatro festivallerinin ve uluslararası projelerin düzenlenmesi, Azerbaycan tiyatrosunun yaratıcı imkânlarını daha da genişletmektedir.

Böylece Azerbaycan tiyatrosunun geçmişten günümüze uzanan gelişim süreci, yalnızca sanat tarihimizin değil, aynı zamanda toplumumuzun değişim ve gelişim tarihinin de önemli bir parçasıdır.