Komşu illerin hepsi sırasıyla demir yoluna kavuşurken, Kırşehir’in ufkunda hala bir ray kıpırtısı yok.
Türkiye hızlı tren ağlarıyla övünüyor.
Hükümetler her fırsatta “Demir ağlarla ördük” diye konuşuyor.
Ama haritaya şöyle bir bakınca, göz göre göre bir şehrin yok sayıldığını görmek için müneccim olmaya gerek yok:
Kırşehir.
Evet, bu ülkenin orta yerinde duran, kültürüyle, tarihiyle, örnek bir şehir…
Ama ne hikmetse, devlet yatırımlarından payına düşen hep “hiç”.
Çevre illere milyonluk yatırımlar gidiyor, Yozgat’a, Sivas’a hızlı tren gidiyor, Kayseri’ye yakında geliyor
Diğer illere yeni hatlar konuşuluyor.
Kırşehir yine yatırımlarda yeri görünmüyor.
Onlarca il Ankara’ya kaç dakikada gidileceğini tartışıyor.
Peki Kırşehir?
Kırşehir yine “sıranız gelmedi” diye geçiştiriliyor.
Bu mudur adalet?
Bu mudur eşitlik?
Bu mudur devlet aklı?
Kırşehir’in üzerinde ölü toprağı bir türlü kalkmıyor.
Gelen giden fark etmiyor Kırşehir’e devlet yatırımlarda selam verilmiyor.
Menderes döneminden bu yana süren bir görmezden gelme siyaseti var
Bu şehir, Adnan Menderes döneminden bu yana bir türlü makas değişemedi.
Kırşehir’e yapılan en ‘büyük’ yatırım, verilen ve sonra unutulan sözler oldu.
Hangi iktidar geldiyse, seçim meydanlarında Kırşehir’e “yatırım müjdesi” verdi; sandıklar kapanınca tüm müjdeler buhar oldu.
Kırşehir, yıllardır çürük bir siyaset geleneğinin kurbanı.
Ama asıl soru şu: Kırşehir’in seçilmişleri nerede?
Seçilmişler derken sadece vekillerden bahsetmiyorum bu şehrin belediye başkanları, siyasi partilerin il, ilçe başkanları, encümenler, ticaret odası, borsa, esnaf odaları başkanları, sivil toplum kuruluşlarının hepsi bu şehrin seçilmişleri değil mi?
Bunların işi şehrine hizmet etmek değil mi?
Bu şehir adına koltuklarda oturanlar ne yapıyor?
Her gün televizyonlarda trenin geçtiği iller konuşuluyor da,
Kırşehir’in adı niye geçmiyor?
Seçilmişler niye masaya yumruğunu vurmuyor?
Ne zaman Kırşehir’in hakkını savunurken gördük?
Neden sessizler?
Yoksa Kırşehir’in ihtiyacı, oy zamanı hatırlanan bir cüzdan mı sadece?
Bir şehir böyle sahipsiz bırakılır mı?
Kırşehir ikinci sınıf bir şehir değildir!
Kırşehir, görmezden gelinecek bir taşra değildir.
Ozanlar diyarıdır, Ahilik merkezidir, demokrasi gazisidir.
Bir şehri görmezden gelmek, o şehrin insanına saygısızlıktır.
Bu şehir tren isterken kapris yapmıyor; hak ettiğini istiyor.
Kırşehir’in hakkını teslim etmeyen herkes, bu şehirden özür borçludur.
Kırşehir halkı da artık daha yüksek bir sesle sormalıdır: “Biz neden yıllardır bekliyoruz?”
“Neden komşu iller trenle büyürken, biz kenarda tutuluyoruz?”
“Bu şehrin projeleri kimlerin masasında, kimlerin çekmecesinde çürütülüyor?”
Bu soruların cevabı verilmeden, kimse Kırşehir’e ‘hizmet ediyoruz’ masalı anlatmasın.
Kırşehir’in sabrı taştı.
Şimdi tren değil, hesap verme zamanı geldi.