Şanlı tarihimize altın harflerle yazılan Vatan Savaşı, Azerbaycan halkının mücadele azmini, milli birliğini ve yenilmez ruhunu tüm dünyaya göstermiştir. Toprak bütünlüğümüzün ve devlet egemenliğimizin yeniden sağlanması uğrunda verilen bu haklı mücadelede halkımız eşsiz bir dayanışma sergilemiş, kahraman Azerbaycan askeri ise gösterdiği cesaret ve fedakârlıkla dünya askerî tarihine örnek olacak bir kahramanlık destanı yazmıştır. Bugün Vatan uğruna canını feda ederek şehitlik mertebesine ulaşan kahramanlarımızı saygı ve minnetle anmak, onların aziz hatırasını yaşatmak her Azerbaycanlının manevi ve vatandaşlık görevidir.
Vatan Savaşı, Azerbaycan’a büyük Zafer sevincini yaşatmakla birlikte, halkımızın kahraman evlatlarını da tüm dünyaya tanıtmıştır. Binlerce asker, gönüllü ve sivil vatandaş, Vatan’ın savunulması uğrunda tek bir ideal etrafında birleşmiştir. Nice yiğit evlatlarımız bu haklı mücadelenin içinde yer almış; onlardan bir kısmı şehitlik mertebesine ulaşmış, bir kısmı ise sağlıklarını kaybederek gazi olmuştur. Onların her biri, Azerbaycan’ın bağımsızlığı ve geleceği uğruna emsalsiz fedakârlıklar göstererek milletimizin gurur kaynağı hâline gelmiştir.

2020 yılı, Azerbaycan tarihine Zafer Yılı olarak kazınmıştır. 27 Eylül'de Ermenistan silahlı kuvvetlerinin gerçekleştirdiği yeni askerî provokasyona karşı başlatılan 44 günlük Vatan Savaşı, Azerbaycan Ordusunun parlak zaferiyle sonuçlanmıştır. Cumhurbaşkanı ve Muzaffer Başkomutan Sayın İlham Aliyev'in kararlı liderliği altında kahraman Ordumuz, işgal altındaki topraklarımızı aşama aşama kurtarmış, düşmana ağır darbeler indirmiş ve uluslararası hukukun gerektirdiği tarihî adaleti savaş meydanında sağlamıştır. Böylece Azerbaycan'ın toprak bütünlüğü büyük ölçüde yeniden tesis edilmiş, halkımız yaklaşık otuz yıl süren işgale son vermiştir.
Bu büyük Zafer hiç de kolay kazanılmamıştır. Zafer; şehitlerimizin mukaddes kanı, gazilerimizin sağlığı ve askerlerimizin emsalsiz kahramanlığı pahasına elde edilmiştir. Karabağ uğruna verilen mücadele başladığında, Vatanı annesi bilen yiğit evlatlarımızın yüreğinde yalnızca tek bir ideal vardı: Ata topraklarını düşmandan kurtarmak ve gelecek nesillere özgür, güçlü bir Azerbaycan miras bırakmak. Onlar gözlerini kırpmadan ölüme yürümüş, Vatan sevgisinin en yüce örneğini sergileyerek isimlerini milletimizin kahramanlık tarihine sonsuza dek yazdırmışlardır.
Bugün işgalden kurtarılan topraklarımızda hayat yeniden canlanmakta; şehirlerimiz ve köylerimiz modern bir anlayışla yeniden inşa edilmekte, yollar, okullar, hastaneler ve yerleşim yerleri kurulmaktadır. Ata yurtlarına dönen insanların sevincinde şehitlerimizin aziz hatırası, gazilerimizin fedakârlığı ve Ordumuzun kahramanlığı yaşamaktadır. Büyük Dönüş Programı, Azerbaycan'ın kazandığı Zafer'in somut sonuçlarından biri olarak tarihe geçmiştir.
Hak ve adalet mücadelemizde bize zaferi kazandıran şehitlerimizin, gazilerimizin ve tüm askerlerimizin kahramanlığı, yiğitliği ve vatanseverliği gelecek nesiller için ebedî bir manevi mirastır. Bu mirasın korunması, genç nesillerde vatana sevgi, devlete bağlılık ve millî ruhun güçlendirilmesi hepimizin kutsal görevidir. Kahramanlarımızın hayat hikâyeleri ve savaş meydanında gösterdikleri fedakârlıklar, Azerbaycan gençliği için bir vatanseverlik mektebi olduğu kadar, millî ve manevi değerlerimizin yaşatılmasına da hizmet etmektedir.
Devletimiz, şehit ailelerine, gazilerimize ve savaşa katılan kahramanlarımıza her zaman özel ilgi ve destek göstermektedir. Onların sosyal refahının artırılması amacıyla konut, istihdam, sağlık hizmetleri ve sosyal güvenlik alanlarında hayata geçirilen kapsamlı devlet programları bu ilginin en açık göstergelerindendir. Bunun yanı sıra, Vatan karşısında gösterdikleri emsalsiz hizmetler dolayısıyla binlerce askerimiz, Cumhurbaşkanı Sayın İlham Aliyev'in kararnameleriyle yüksek devlet nişan ve madalyalarıyla ödüllendirilmiş, gösterdikleri kahramanlık devlet tarafından en üst düzeyde takdir edilmiştir.
Şehitlerimizin aziz hatırası milletimizin gönlünde sonsuza dek yaşayacak, gazilerimizin gösterdiği kahramanlık ise daima büyük bir saygı ve minnetle anılacaktır. Azerbaycan halkı, kahraman evlatlarını hiçbir zaman unutmayacak; onların Vatan uğruna sergiledikleri emsalsiz fedakârlıklar gelecek nesiller için her zaman örnek olmaya devam edecektir. Kazanılan Zafer, millî birliğimizin, güçlü devlet yapımızın, kudretli Ordumuzun ve millet-devlet dayanışmasının en parlak tezahürü olarak tarihimizde ebediyen yaşamaya devam edecektir.
Bugün gururla söyleyebiliriz ki, Vatan uğruna canını feda etmeyi en yüce ideal olarak gören, şehitliği en onurlu mertebe kabul eden kahraman gençlerimiz vardır. İşte onların sayesinde Azerbaycan halkı 44 günlük Vatan Savaşı'nda tarihî bir Zafere imza atmıştır. Bu kahramanlardan biri de Vatan Savaşı şehidi Hasan Abdullayev'dir.
Hasan Abdullayev, 21 Haziran 1994 tarihinde Daşkesen şehrinde dünyaya gelmiştir. 2001 yılında Daşkesen'de bulunan Samet Vurgun adını taşıyan 4 No'lu Tam Ortaokulunda öğrenimine başlamış, 2011 yılında ortaöğrenimini tamamlamıştır. Okul yıllarından itibaren spora büyük ilgi göstermiş, karate-do branşıyla ilgilenmiştir. Bekârdı.
2012 yılında Daşkesen İlçe Şubesi tarafından askerlik hizmetine çağrılmış ve Azerbaycan Cumhuriyeti Savunma Bakanlığına bağlı askerî bir birlikte keşif görevlisi olarak görev yapmıştır. Askerlik hizmeti boyunca mesleki başarısı, cesareti ve üstün fiziksel yeterliliğiyle dikkat çekmiştir.
8 Eylül 2020 tarihinde sözleşmeli asker olarak görev yapmaya başlamış, daha sonra ise gönüllü olarak Azerbaycan Ordusunun Özel Kuvvetleri saflarına katılmıştır. Vatan Savaşı'nın ilk gününden itibaren cephede yer almış; Fuzuli, Cebrayıl, Hadrut ve Şuşa yönlerinde gerçekleştirilen çetin muharebelerde büyük kahramanlık göstermiştir.
Şuşa uğruna verilen belirleyici muharebelerde Hasan Abdullayev emsalsiz bir cesaret örneği sergilemiştir. Silah arkadaşlarının anlattıklarına göre, şiddetli çatışmalar sırasında şehit olan silah arkadaşlarının yanında üç gün boyunca ağır yaralı hâlde hayatta kalmış; Özel Kuvvetler timi tarafından bulunduğunda yaralı olmasına rağmen yeniden silahını eline alarak çatışmaya devam etmiştir. Son nefesinde arkadaşına söylediği, "Keşke yalnızca benim hissettiğim o kokuyu sen de duyabilseydin…" sözleri, onun Vatan sevgisinin ve kutsal idealinin simgesi hâline gelmiştir.
Hasan Abdullayev, 9 Kasım 2020 tarihinde Şuşa uğruna verilen muharebelerde şehit olmuştur. Naaşı, 12 Kasım 2020 tarihinde Gence Şehitliği'nde büyük bir kalabalığın katılımı ve yoğun bir saygı atmosferi içinde toprağa verilmiştir.
Şehit Hasan Abdullayev'in hayat hikâyesi aynı zamanda derin bir acıyla da hafızalara kazınmıştır. Oğlunun şehit olacağından habersiz olan annesi, evlat hasretini yüreğinde hissederek Hasan'ın şehit olmasından üç gün önce hayatını kaybetmiştir. Anne oğlundan, oğul ise annesinden habersiz bu dünyadan ayrılmış; onların kaderi, herkesin yüreğini sızlatan hazin bir yaşam öyküsüne dönüşmüştür.
Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve Muzaffer Başkomutan Sayın İlham Aliyev'in kararnameleriyle Hasan Abdullayev, Vatan uğruna gösterdiği kahramanlık, kişisel cesareti ve görevini üstün bir sorumluluk anlayışıyla yerine getirmesi dolayısıyla vefatından sonra "Vatan Uğrunda", "Muharebelerde Üstün Başarı Gösterenlere", "Kelbecer'in Kurtuluşuna Göre" ve "Şuşa'nın Kurtuluşuna Göre" madalyalarıyla ödüllendirilmiştir.
Hasan Abdullayev gibi kahramanların hayatı, Azerbaycan gençliği için gerçek bir vatanseverlik okuludur. Onların sergilediği fedakârlık, millî ruh ve mücadele azmi gelecek nesillere örnek olmaya devam edecektir.
Ülkemizin toprak bütünlüğü ve egemenliğinin yeniden sağlanması uğruna canlarını Vatan yolunda feda eden bütün şehitlerimizin aziz hatırası milletimizin gönlünde sonsuza dek yaşayacaktır. Bugün şehitlikler her Azerbaycanlı için kutsal bir yemin mekânıdır. Vatanın savunulması uğruna canını ve kanını feda ederek şehitlik mertebesine ulaşmak, en büyük onur ve en yüce kahramanlık örneğidir. Azerbaycan halkı kahraman evlatlarını hiçbir zaman unutmayacak, onların mukaddes hatırasını daima saygı, minnet ve rahmetle yaşatacaktır.