Hadisi şerifte hiç bilenlerle bilmeyenler bir olur mu? Elbette olmaz mümkün mü?

Güzel bir bahçede çiçekler arasında güzel kokulara bezenmiş bir yerde oturmakla isli pislik içindeki bir yerde oturmak arasında elbette fark olur. Kula kulluk yaraşır o kul olmakla uğraşırsa rabbimde elbette kendisine yakın eder. Seven sevdiğine elbet kavuşur Yunus gibi Kerem ile aslı Leyla ile Mecnun gibi. Seven sevdiği için mecnun olur leylasını bulmak yaratana kul olmak için.
Zikrin hakikatine ererek ilâhî muhabbetin lezzetini tadan kullar için bütün dünyevî zevkler değerini yitirir. Nitekim dünya saltanatını bir kenara bırakıp ilâhî aşk deryasına dalmış olan İbrahim bin Edhem Hazretleri buyurur ki:
“İlâhî muhabbetteki vecd ve istiğrakımız müşahhas bir şey olsaydı; krallar onu alabilmek için bütün hazinelerini de krallıklarını da feda ederlerdi.”
Dâvûd -Aleyhisselam-, kendisine lütfedilen büyük mülk ve saltanata rağmen kalben dünyaya meyletmezdi. Rabbiyle öyle müstesna bir huzur ve yakınlık ikliminde yaşardı ki, zikre başladığı zaman onunla birlikte dağlar, taşlar ve hatta vahşî hayvanlar bile vecd ve istiğrak hâline bürünürdü. Hakiki kul olmak öyle kolay mı malını mülkünü tamamen kul olmak dünyanın mekânı bir kenara elinin tersiyle yarab ben seni isterim senden gayri bana ne gerek diyenlerle servet peşinde koşup yaratanı unutanlar arasındaki farkı kul görmez mi?
Bu ayda Müslüman bütün organları ile bütün azaları ile Ramazan ayının içinde olup dünyanın mal ve mülkünü hatta insanında geçici olduğu malın bir emanet olduğu emanetini güzel bir şekilde koruyup onun bekçisi olduğunun bu alemden geçtiğine başka birisinin olacağının bilinci içerisinde olup. Kul olmak için gayret etmelidir. Nemrutla firavun geldi geçti. Dünyanın mal ve servetleri elinde olup ilahlık davasında olup bundan geçip cehennemlik oldular. Dünyaya senin olsa da malın sahibi yaratan Allah’tır. Gerisi boş gerisi yalan. Oyun bahçesinde var birazda sen oyalan.
Ramazan ayı hayır ve hasenatları bol bol yapıldığı feyiz ve bereketlerin arttığı bir aydır. Bu ayda yapılan yardımlar gösteri ve riyadan uzak olarak yapılmalı yapılan yardım paketleri Ahmed’in Mehmed’in değil kimliği belli olmayan kim verdi ise Allah razı olsun denilerek yapılmalıdır. İbadetler artırılarak dua ile Allaha yaklaşımları kulluk görevini en güzel biçimde ve daim olarak yapılarak sadece bu ayda değil ömrü süresince yapılmalıdır. İbadetler tam olarak yapılarak Ramazan ayı sonunda namaz ibadetlerine devam edilip namazını sadece Ramazan ayında değil. Bir ömür ibadet olduğu bilincine vararak yaratana daha yakın olmak için bütün ibadetlerine devam etmelidir .
Ebû Ümâme Sudayy İbni Aclân el-Bâhilî’den (r.a.) rivayet edildiğine göre, Resûlullah’ı Veda Hutbesi’nde şöyle buyururken dinledim demiştir:
“Allah’tan korkunuz. Beş vakit namazınızı kılınız. Ramazan orucunuzu tutunuz. Mallarınızın zekâtını veriniz. Yöneticilerinize itaat ediniz! (Bu takdirde doğruca) Rabbinizin cennetine girersiniz.” (Tirmizî, Cum’a 80) buyuruyor.
Demek oluyor ki namaz ibadeti Ramazan ayı içinde değil bir ömür akil baliğ olduktan sonra farz olan ibadettir.
Anlatırken bazen hep geçmiş zamanları yad ederiz ah o günler neydi deriz. Eski ramazan ayları bir başka olurdu ramazan iftarı köylerde köy odalarında toplanılır. Orada oturanların akraba ve yakınlarına guruplar halinde oruçlar açılır. Her evden sofralar giderdi. Dedelere nenelere oruçlar verilir elleri öpülerek onlara oruçlar verilir. Onlarda oruç karşılığı harçlık verir onlar taltif edilirdi. Büyük dedelerin elleri öpül ünce oruç karşılığı varsa koyun kuzu ya da kuzulu koyun bile verilirdi. Günümüzde çocuklarımız hiç özendirilmiyor. Çocuklar bile sahura kaldırılır. Sahur bereketi çocuklara bile tadılırdı. Kul ne yaparsa kendine yapar. Sokaklar bugün oruçsuzlarla sigara içenlere ve kıyafetlerde nerede ise çıplak bayanlarla dolu ise sadece kendini kandırır. Oruç tut sıhhat bul sözünde olduğu gibi bir yıl rölantide çalışan bir motor gibi bir ay dinlenmek bakımları yapılmak gibi vücudunda dinlenmeye ihtiyacı vardır. Bu dinlemeden zorlama yok hasta olan vücuda yok sadece sağlığı sıhhati yerinde olan bir vücuda hastalığını bahane edip filan doktor oruç tutma dedi gibi sözlerle değil vücudunu deneyip benim vücudum bu oruç ayını oruçlu geçirmeye müsaittir diyeceği gönülden inanıp kani olan yaratana yaratıldığı gibi hakiki bir kul üzere farzdır. Bir lokma yavan ekmekle oruç tutanı gözümüzün önüne getirip sofralarımızı türlü yemeklere bezenerek oruç tutmak. Sabahtan akşama kadar çalışarak sıcaklar altında gününü oruçla geçirenlerle gününü yatarak oruçla geçirenler bir olur mu. Bu ayda verilen zekatlar malımızı bereketi rızıkların artması fakir ve fukaralarımızın gözetilmesi. İslam dininde yardımlaşma ve dayanışmanın ne kadar önemli olduğunu gösterir. Sadakalar fitreler malın mülkünü servetin ve vücudun temizliği günahlardan arınma tehlikelerden kaza ve bela musibetlerden korunmadır.