Azerbaycan görsel sanatının en parlak ve belirleyici dönemlerinden biri olan XX. yüzyıl, ulusal görsel sanatın biçimlenmesi ve kurumsallaşması açısından özel bir önem taşımaktadır.

Bu yüzyıl, halk kültürünün köklü gelenekleriyle dünya sanatının çağdaş eğilimlerinin bir araya geldiği, sanatsal düşüncenin yeni yaratıcı ölçütler doğrultusunda şekillendiği önemli bir evre olmuştur. Geleneksel motifler, zengin renk anlayışı ve ulusal estetik değerler, modern sanatın ifade olanaklarıyla bütünleşerek Azerbaycan görsel sanatına özgün bir kimlik kazandırmıştır.
XX. yüzyılda Azerbaycan görsel sanatı, yalnızca ulusal değerleri betimlemekle yetinmemiş; aynı zamanda evrensel sanatsal süreçlerle etkileşim kurarak çok yönlü ve dinamik bir yaratıcı ortam oluşturmuştur. Bu dönemde portre, peyzaj, kompozisyon ve dekoratif-uygulamalı sanat gibi farklı türlerde yeni düşünce biçimleri, estetik yaklaşımlar ve anlatım araçları ortaya çıkmıştır. Sanatçılar, bireysel üsluplarını geliştirirken toplumsal yaşamı, tarihsel belleği ve insanın iç dünyasını sanatsal bir dille ifade etmeye yönelmişlerdir.
Bu yaratıcı atmosfer, kendine özgü sanatsal bakış açılarıyla öne çıkan pek çok yetenekli ressamın yetişmesine olanak sağlamıştır. Söz konusu sanatçılar, ulusal kimliği koruma bilinciyle hareket ederken, çağdaş sanatsal arayışlara da açık olmuş; böylece Azerbaycan görsel sanatının gelişim sürecini niteliksel olarak ileriye taşımışlardır. Onların eserlerinde hem halkın yaşam tarzı hem de dönemin sosyal, kültürel ve tarihsel dinamikleri estetik bir bütünlük içinde yansıtılmıştır.
XX. yüzyıl Azerbaycan görsel sanatı, ulusal sanatsal mirasın korunması ile modern sanat anlayışının başarıyla sentezlendiği bir dönem olmuştur. Bu süreç, profesyonel resim okullarının kurulmasına, sanat eğitiminin sistemli biçimde gelişmesine ve güçlü bir sanat ortamının oluşmasına zemin hazırlamıştır. Aynı zamanda bu yüzyıl, gelecek kuşaklar için zengin, çok katmanlı ve kalıcı bir yaratıcı mirasın şekillendiği tarihsel bir aşama olarak sanat tarihinde yerini almıştır.

Halk Ressamı Kamil Hanlarov, çağdaş Azerbaycan görsel sanatının oluşumunda özel hizmetleri bulunan sanatçılardan biri olup bu alanda öncü konumlardan birini işgal etmektedir. Halkın günlük yaşamı, tarihsel belleği ile sosyal ve kültürel hayatının sanatsal eserlere yansıtılması, bu dönemin ressamlarının yaratıcı üslubuna ayrı bir renk katmıştır. Geleneği ve modernliği başarıyla sentezleyen bu sanatçılar, hem ulusal kimliği koruma hem de sanatsal ifade olanaklarını zenginleştirme yönünde önemli çalışmalar ortaya koymuşlardır. Eserlerinde hem halkın ruhu hem de tarihsel süreçlerin canlı tasviri kendini göstermektedir.

Kapak (42)

Azerbaycan Cumhuriyeti Halk Ressamı Kamil Hanlarov, 1915 yılında Bakü şehrinde dünyaya gelmiştir. Sanata erken yaşlardan itibaren ilgi duyan sanatçı, 1931–1935 yılları arasında Azim Azimzade adına Azerbaycan Devlet Resim Teknik Okulu’nda eğitim almıştır. Dönemin koşulları ve İkinci Dünya Savaşı’nın başlaması, sanatçının yükseköğrenim olanaklarını sınırlamış olsa da, yoğun gözlemleri ve aktif yaratıcı arayışları sayesinde resim yeteneğini ve sanatsal potansiyelini geliştirmeyi başarmıştır. Kamil Hanlarov, 1939 yılında Azerbaycan Ressamlar Birliği’ne üye kabul edilmiştir.
Kamil Hanlarov, sanat yaşamında özellikle peyzaj (manzara) türüne ağırlık vermiştir. Eserlerinde lirik duygusallık ve renk (kolorit) ustalığı önemli bir yer tutar. Sanatçı; Nahçıvan, Ordubad, Culfa, Şerur, Karabağ, Şuşa, Zakatala ve Astara gibi Azerbaycan’ın birçok bölgesine yaratıcı geziler gerçekleştirmiş ve bu bölgelerin büyüleyici doğasını yansıtan etkileyici manzaralar üretmiştir. Bu bağlamda Zakatala Dağları (1946), Astara (1955), Talış Dağları (1956), Şuşa Çevresi (1957), Şuşa (1964), Bilgeh’te Akşam (1964), Aras Nehri Kıyısında (1965), Noraşen Vadisi (1968), Güney Sınırında (1972), Murovdağ Manzarası (1972), Culfa’da Aras Kıyısı (1973), Şuşa Manzarası (1983), Ceyranbatan Gölü (1987) gibi eserleri örnek göstermek mümkündür.
“Ordubad’da Kış Manzarası”, sanatçının üretiminde yer alan tek kış temalı manzara eseridir. Dağlar fonunda Ordubad evlerinin önünden geçen kıvrımlı, karlı yolda ulusal kıyafetler giymiş iki kadının betimlenmesi, romantik kış manzarasının etkileyiciliğini artırmaktadır.
Sanatçının anlatımlı (figürlü) tablolarında da lirik duygular uyandıran doğa tasvirlerine rastlanır. Genellikle mutluluk ve emek romantizmini konu alan bu eserlerin temelinde yüce ve hümanist duygular yer almaktadır. Tarlada (1963), Aile (1965), Azerbaycan Tarlalarında (1967), Pınar Başında (1956) bu tür çalışmalara örnek olarak gösterilebilir.
“Doğu Natürmortu” ise Kamil Hanlarov’un sanatında özel bir yere sahiptir. Bu natürmort, hem sanatsal hem de teknik açıdan yüksek bir ustalıkla işlenmiştir. Eserde, ulusal dokuma kumaş fonu üzerinde Azerbaycan halkının geleneksel ev eşyaları betimlenmiştir. Kompozisyon başarılı bir biçimde kurulmuş, renk düzeni ustalıkla çözümlenmiştir. Sarı, kırmızı, firuze ve mavi ton geçişleri eserin görsel etkisini güçlendirmektedir.

Kapak (41)

1961 yılında Çekoslovakya’ya yaptığı yaratıcı gezi sırasında Kamil Hanlarov, burada sanatsal olanaklarını genişletmiş ve ülkesine anlam ve içerik bakımından zengin eserlerle geri dönmüştür. Bu yolculuk, sanatçının üretiminde yeni ve başarılı bir yönelimin ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Çekoslovakya’ya adanmış tabloları arasında Prag’da Sokak, Karlovy Vary’de Meydan, Altın Sokak, Prag’da Kule, Jan Hus Anıtı gibi eserler yer almaktadır. Bu çalışmalar, konu yorumları, renk düzenlemeleri ve profesyonel teknik işlenişleriyle dikkat çekmektedir.
Kamil Hanlarov’un eserleri; Avusturya, Macaristan, Romanya, Almanya, Mısır, Irak, Kanada, Suriye, Norveç, Fransa, Finlandiya, Japonya, İran, Afganistan, Türkiye ve Polonya’da düzenlenen sergilerde sergilenmiştir. Sanatçı ayrıca Köylüler filminde erkek kostümlerinin eskizlerini hazırlamış, Feteli Han filminde kostüm ressamı olarak görev almış ve Abdulla Şaik’in Nüşabe (1947) adlı oyununun sahne tasarımını gerçekleştirmiştir. Kamil Hanlarov, 1996 yılının Ocak ayında Bakü şehrinde vefat etmiştir.
Bugün Kamil Hanlarov’un eserleri Azerbaycan Güzel Sanatlar Müzesinde sergilenmekte ve ulusal görsel sanatın en değerli örnekleri arasında yer alarak özenle korunmaktadır. Onun tabloları, müze koleksiyonunda XX. yüzyıl Azerbaycan resim sanatının temel estetik yönelimlerini, konu çeşitliliğini ve üslup arayışlarını yansıtan önemli yapıtlar olarak özel bir konuma sahiptir. Sanatçının eserleri; zengin tematik içeriği, lirik ve duygusal anlatımı, aynı zamanda güçlü ve dengeli renk kullanımıyla dikkat çekerek izleyicilere Azerbaycan’ın doğasını, gündelik yaşamını ve ulusal kimliğini derinlemesine hissettirmektedir.
Kamil Hanlarov’un sanatsal mirası, günümüzde de sanat tarihçileri ve araştırmacılar tarafından kapsamlı biçimde incelenmekte; onun yaratıcı yaklaşımı ve estetik anlayışı genç ressamlar için önemli bir ilham kaynağı olarak değerlendirilmektedir. Sanatçının eserleri aracılığıyla şekillenen bu zengin miras, Azerbaycan görsel sanatının gelişim sürecinde belirleyici bir aşamayı temsil etmekte ve ulusal kültürel belleğin ayrılmaz bir parçası olarak kuşaktan kuşağa aktarılmaya devam etmektedir.