Kırşehir’de son günlerde yaşanan siyasi tartışmalar, bir vekil ile belediye başkanı arasındaki karşılıklı eleştiriler üzerinden büyürken, asıl dikkat çeken unsur halkın bu tartışmalara verdiği tepki oldu.
Sosyal medya paylaşımlarının altına yapılan yorumlar incelendiğinde, Kırşehirli vatandaşların büyük çoğunluğunun bu polemiklerden rahatsız olduğu açıkça görülüyor.
Yorumların ortak noktası ise oldukça net: Kırşehir halkı artık siyasi çekişme değil, hizmet görmek istiyor.
Eleştirilerin hedefinde yalnızca bir taraf yok; aksine hem vekile hem de belediye başkanına yönelik ciddi bir memnuniyetsizlik söz konusu.
Vatandaşların dile getirdiği düşünceler adeta bir serzeniş niteliğinde: “Tencere dibin kara, seninki benden kara.”
Bu söz, aslında mevcut durumu özetler nitelikte.
Seçim dönemlerinde verilen vaatlerin ardından geçen zaman içinde somut adımların yeterince hissedilmediği düşünülüyor.
Halkın beklentisi ise oldukça basit ve bir o kadar da önemli: Tartışmayı bırakın, çözüm üretin.
Kırşehirli seçmenler, kendilerini temsil eden isimlere şu soruları yöneltiyor: Şehir için hangi somut projeler hayata geçirildi?
Seçimden bu yana Kırşehir’e ne kazandırıldı?
Ortak akıl neden devreye girmiyor.
Özellikle iktidarda yatırımlar ve kalkınma konularında ciddi bir beklenti var.
Demiryolu projesi neden gündeme gelmiyor?
Kırşehir halkının en çok beklentisi demir yolu.
Çevre yolu denmeyecek bir yol bile neden hâlâ bitirilemiyor.
Devlet yatırımlarında öncelikler arasında değil?
Elle tutulacak gözle görülecek iktidarın ne yarımları var.
Göç veren bir şehir olmanın önüne geçmek için ne tür stratejiler geliştiriliyor?
Gençler için istihdam alanları neden artırılamıyor?
Kırşehir halkı yalnızca eleştirmiyor, aynı zamanda yol da gösteriyor. Şehrin kültürel değerlerinin daha etkin tanıtılması, esnafın desteklenmesi ve ekonomik canlılığın artırılması gerektiği sıkça dile getiriliyor.
Çevre illerle yapılan kıyaslamalar da bu noktada dikkat çekiyor: Çevremizi kuşatan Kayseri, Aksaray, Yozgat, Kırıkkale gibi şehirlerin gelişim ivmesi örnek gösteriliyor ve “Biz neden aynı noktada değiliz?” sorusu soruluyor.
Aslında tablo oldukça açık.
Halk, seçilmiş temsilcilerden kişisel ya da siyasi rekabet yerine iş birliği bekliyor.
Çünkü unutulmamalıdır ki; vekiller de belediye başkanları da aynı şehrin, aynı insanların temsilcileridir.
Kırşehir’in ihtiyacı olan şey polemik değil, ortak akıl ve ortak vizyondur. Siyasi farklılıklar bir kenara bırakılıp “Bu şehir için ne yapabiliriz?” sorusu etrafında buluşulmadığı sürece, kaybeden yalnızca siyasetçiler değil, tüm Kırşehir olacaktır.
Son söz yine halktan: “Önce kendinize bakın, sonra birbirinizi eleştirin.
Bu şehir hepimizin.”
Ve belki de en önemli çağrı: Artık konuşma değil, icraat zamanı.