"İnsanı rahatsız eden olaylar değil, olaylar hakkındaki düşünceleridir." — Epiktetos

Hayatta bazı yaralar vardır; onları başkaları açmaz. İnsan, kendi düşüncelerinin içinde büyüttüğü anlamlarla o yaraları derinleştirir. Bir bakışın ardına hikâyeler yazar, bir sessizliğin içine hükümler yerleştirir, sonra da kendi kurduğu cümlelerin ağırlığı altında ezilir.

Oysa gerçek hayat, tahminlerden değil hakikatlerden oluşur.

Her sözü kendimize yöneltilmiş sanmak, ruhumuza kurduğumuz görünmez bir tuzaktır. Bir insanın mesafesi bizim değerimizi eksiltmez. Bir insanın öfkesi bizim suçumuz olduğunu göstermez. Bir insanın sessizliği de her zaman bize dair değildir. Çünkü herkes, kendi iç dünyasında görünmeyen savaşlar verir.

İnsanın olgunluğu, duyduğu her söze cevap vermesinde değil; hangi sözü kalbine alacağına karar verebilmesinde saklıdır.

Benim kalemimden dökülen şu cümle, bugün bu yazının özüdür:

"Kendi değerini bilen insan, başkasının gölgesinde küçülmez; kendi ışığında yürümeyi öğrenir."
— Birsen Eker

Hayatın en büyük kayıplarından biri, kendini başkalarının yargılarıyla tartmaktır. Oysa insanın gerçek ölçüsü, zor zamanlarda koruduğu karakteridir. Karakterini kaybetmeyen insan, hiçbir fırtınada yolunu kaybetmez.

Güçlü olmak sert olmak değildir. Güçlü olmak, her olumsuzluğun içine düşmemektir. Her sözü gerçek kabul etmemektir. Her davranışın merkezine kendini koymamaktır. Çünkü hayat, herkesin kendi hikâyesini yazdığı büyük bir yolculuktur.

Bugün birçok insan yorgun. Bunun nedeni yürüdüğü yolun uzunluğu değil, sırtında taşıdığı gereksiz yüklerdir. Kırgınlıklar, yanlış anlamalar ve başkalarının düşüncelerine verilen gereğinden fazla önem, insanın ruhunu ağırlaştıran görünmez zincirlerdir.

Bazı yükler bırakıldığında insan yalnızca hafiflemez; yeniden güç kazanır. Kendine inanır, yoluna daha sağlam adımlarla devam eder ve içindeki ışığı yeniden fark eder.

Unutulmamalıdır ki insanın değeri, hakkında söylenenlerle değil; geride bıraktığı izlerle ölçülür. Kalıcı olan ses değil, sözdür. Kalıcı olan görüntü değil, karakterdir. Kalıcı olan övgüler değil, insanın ardında bıraktığı güzel izlerdir.

Bir gün herkes susar. Geriye yalnızca insanın karakteri, bıraktığı iz ve ardından söylenen dua kalır. Rabbim kalplerimizi gereksiz yüklerden korusun, bize doğruyu görebilen bir akıl, iyiliği seçebilen bir vicdan ve huzuru taşıyabilecek güçlü bir yürek nasip etsin. Yolumuz hayırla, sözümüz bereketle, gönlümüz umutla dolsun.