Her bekleyiş kavuşmayla sonuçlanmaz. Her vazgeçiş de kayıp değildir. Hayat, en güçlü cevaplarını çoğu zaman sessizlikle verir. O sessizliği anlayabilenler, yüklerinden arınarak yollarına devam eder.

İnsan, kabul görmek uğruna bazen kendi değerinden ödün verir. Bir tebessüm için huzurunu, birkaç güzel söz için benliğini yıpratır. Oysa en büyük sorumluluğumuz, başkalarının sevgisini kazanmak değil, kendi değerimizi koruyabilmektir. Kendini unutan biri, hiçbir kalpte gerçek anlamda yer bulamaz.

Kalbinde size yer açmayan birini ikna etmeye çalışmak, kilitli bir kapıyı durmadan çalmaya benzer. Açılmayan her kapı, yanlış yerde beklediğinizi hatırlatır. Sevgi zorlamayla büyümez. Değer ısrarla kabul ettirilmez. Samimiyet yalnızca karşılık bulduğu yerde kök salar. Gitmek isteyenin önünü kapatmak yerine ona yol vermek, vazgeçmek değil; kendinize duyduğunuz saygının gereğidir.

Geçmişe tutunarak geleceğe yürünmez. Eski kırgınlıklar bırakılmadıkça yeni umutlar yeşermez. Bu gerçeği, Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin şu sözü ne güzel anlatır:

"Dün dünde kaldı cancağızım, bugün yeni şeyler söylemek lazım."

— Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî

Hayatımıza giren herkes ömür boyu kalmak için gelmez. Kimi bir iz bırakır, kimi bir ders, kimi de sessiz bir vedanın olgunluğunu öğretir. İnsanı yoran ayrılıklar değildir. İnsanı tüketen, gerçekleşmeyeceğini bildiği hâlde taşımaya devam ettiği beklentilerdir.

Bu yüzden ömrünüzü değerinizi görmeyen insanların peşinde tüketmeyin. Kendinizi başkalarına kabul ettirmeye çalışmak yerine karakterinizi, emeğinizi ve güzel ahlakınızı büyütün. İnsan, geride bıraktığı iyilik kadar hatırlanır. Kalıcı olan gösteriş değil, gönüllerde bırakılan güzel izdir.

Bu düşünceyi, Bâkî'nin şu dizeleri de tamamlar:

"Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal,
Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş."

— Bâkî

Ben de şuna inanıyorum:

"İnsan, beklediği kadar değil; vazgeçmesi gereken yerde gösterdiği cesaret kadar özgürleşir. Kalbini iyiliğe açık tutan, umudunu kaybetmeyen herkes, sonunda kendine yakışan yolu mutlaka bulur."

— Birsen Eker

Sabır, çaresizce beklemek değildir. Sabır, doğru zamanı aceleye kurban etmemektir. Vazgeçmek yenilmek değildir. Vazgeçmek, değerinizi görmeyen bir kapının eşiğinde ömür tüketmemektir. Kendine saygı duyan hiç kimse sevgiyi dilenmez.

Rabbim, yollarımızı gönlü güzel, sözü doğru, niyeti temiz insanlarla kesiştirsin. Kalplerimize huzur, ömrümüze bereket ve dostluklarımıza sadakat nasip etsin. Bekleyişlerimizi hayırla sonuçlandırsın. Vazgeçişlerimizi daha güzel başlangıçlara vesile kılsın. Bizleri kıymet bilen, kıymet veren, birbirine gönülden dua eden ve birbirinin yükünü hafifleten güzel insanlarla kaynaştırsın.

Çünkü kalbe yakışan yol, insanın kendini kaybettiği değil; değerini koruduğu yoldur. O yolda umut vardır, huzur vardır, samimiyet vardır. En önemlisi de Allah'ın rızasını gözeten temiz bir niyet vardır.