Şeytan Amerika durmuyor.

Çünkü durmaya niyeti yok.
Çünkü kendini dünyanın sahibi, cellâdı ve hâkimi sanıyor.
Kendini ne görüyor Amerika?
Hangi yetkiyle kıtalar aşıyor, hangi hakla milletlere korku salıyor?
Dünyanın eşkıyası benim der gibi, katlar ötesinden bombayla, gemiyle, tehditle konuşuyor.
Korku yayıyor, kan yayıyor, yalan yayıyor.
Ey katil Amerika, seni sevmiyorum.
Seni seveni de sevmiyorum.
Çünkü sen katilsin.
Katilden dost olmaz.
Bunu da ey dünya devletleri ve adı İslam ülke liderleri artık öğrenin.
Aylardır İran üzerinden bilinçli bir gerginlik sürdürülüyor.
Amerika kendini aklamak için İran’ı “katil” ilan ediyor.
Asıl derdi ise çok açık: Yahudi İsrail’in işlediği zulümleri, döktüğü çocuk kanını unutturmak.
Her kriz senaryosunda aynı oyun.
Önce hedef göster, sonra şeytanlaştır, sonra “özgürlük” ve “güvenlik” yalanlarıyla saldır.
“En büyük hedef İran” diyor.
Irak’ı ne hale getirdiğini hepimiz gördük.
Bir ülkeyi paramparça etti, sonra enkazın başında demokrasi nutukları attı.
Bugün Arap ülkelerinin çoğu “emriniz olur” pozisyonunda.
Sözde İslam ülkeleri, Trump amcaya selam duruyor, mazlumlara sırtını dönüyor.
Amerika’nın dev savaş gemileri Basra Körfezi’nde.
Sözde İran’a korku salıyor.
Oysa esas mesaj tüm dünyaya:
“Ben vururum, siz izlersiniz.”
İran “savaşa hazırız” diyor ama yalnız bırakılmak isteniyor.
Amerika bu işi tek başına yapmıyor; taşeron arıyor, ihale açıyor.
Kim daha çok eğilirse, kim daha sessiz kalırsa onu yanına çekiyor.
Avrupa şimdilik kontrol altında.
Sessiz, suskun, utangaç.
Çünkü çıkar varsa ahlak rafa kalkar.
Amerika bugün dünyanın firavunudur.
Ama firavunlar da sanıyordu ki sonsuzlar.
Allah firavunlara Musa’yı gönderdi.
Denizi yardı, zulmü boğdu.
İnşallah Basra Körfezi, korku salan dev gemiler için mazlumların duasıyla bir ibret sahnesi olur.
Çünkü bugün Amerika, İran’ın üzerine kuduz bir köpek gibi salyalar akıtarak saldırıyor, dünya ise utanmadan izliyor.
Asıl suç sadece katilde mi?
Yoksa katili alkışlayan, görmezden gelen, “bana dokunmayan yılan” diyenlerde mi?
Ey Amerika, senin İran’da ne işin var diye soran yok.
Ve işte en büyük felaket de bu sessizliktir.
Duamız mazlumdan yana.
Zalimin karşısında.