Vatan, insanın doğup büyüdüğü, dilini, kültürünü, gelenek ve göreneklerini, milli değerlerini öğrendiği kutsal yurt toprağıdır.
Her insan için vatan sadece yaşadığı toprak değil, onun geçmişi, bugünü ve geleceğidir. Vatan sevgisi insanın kalbinde çocukluk yıllarından itibaren şekillenir, ailede, okulda ve toplumda daha da güçlenir ve ömrü boyunca onunla birlikte yaşar. Vatanı sevmek yalnızca onun güzellikleriyle gurur duymak değil, aynı zamanda onu korumak, geliştirmek ve gelecek nesillere emanet etmek demektir.
Azerbaycan halkı tarih boyunca vatanını korumak için büyük fedakârlıklar göstermiştir. Binlerce evladımız topraklarımızın savunulması uğrunda mücadele etmiş, canlarını feda etmiştir. Bugün Azerbaycan’ın bağımsız ve egemen bir devlet olarak varlığını sürdürmesi, şehitlerimizin kanı, gazilerimizin kahramanlığı ve halkımızın birliği sayesinde mümkün olmuştur. Halkımızın kahramanlık tarihi nesilden nesile aktarılarak vatanseverlik ruhunun oluşmasında önemli bir rol oynamaktadır.
Topraklarımızın savunulması uğrunda verilen mücadelede Azerbaycan Ordusunun asker ve subayları her zaman yüksek profesyonellik, cesaret ve vatanseverlik göstermişlerdir. Son yıllarda ordumuzun maddi ve teknik altyapısının güçlendirilmesi, modern silahlarla donatılması ve askerî hazırlığın artırılması onun savaş kabiliyetini daha da yükseltmiştir. Bu kahramanlık destanının en parlak sayfalarından biri de 2016 yılının Nisan ayında yaşanan Nisan Savaşlarıdır.
2016 yılının Nisan ayının başlarında, Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Ermenistan silahlı kuvvetleri tarafından işgal edilmiş topraklarında meydana gelen olaylar tarihe “Nisan Savaşları” olarak geçmiştir. Bu savaşlar Azerbaycan’ın askerî gücünü, ordusunun profesyonelliğini ve halkının vatanseverlik ruhunu bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir. Dört gün süren bu askerî operasyonlar Azerbaycan halkının hafızasında şanlı bir kahramanlık sayfası olarak yer almıştır.
Nisan Savaşları 2–5 Nisan 2016 tarihleri arasında gerçekleşmiştir. Çatışmalar ağırlıklı olarak Ağdere–Terter–Ağdam ve Fuzuli yönlerinde yaşanmıştır. Ermenistan silahlı kuvvetleri ateşkesi ağır şekilde ihlal ederek Azerbaycan Ordusunun mevzilerine saldırmış, bunun üzerine Azerbaycan Ordusu karşı taarruza başlamıştır. Kısa süre içinde ordumuz stratejik yükseklikleri ve önemli mevzileri kurtarmayı başarmıştır. Özellikle Leletepe yüksekliğinin ve bazı avantajlı mevzilerin ele geçirilmesi askerî açıdan büyük önem taşımaktaydı.
Azerbaycan askerleri, düşmanın yıllar boyunca güçlendirdiği savunma hatlarını yararak birçok stratejik noktayı kontrol altına almıştır. Terter, Fuzuli ve Ağdere yönlerinde elde edilen başarılar, Azerbaycan Ordusunun savaş hazırlığının ve profesyonelliğinin yüksek seviyede olduğunu kanıtlamıştır. Ordumuzun kararlılığı ve savaş ruhu düşmana ağır darbeler vurmuş, onun insan gücü ve askerî teçhizat bakımından büyük kayıplar vermesine neden olmuştur.

Savaşlar sırasında onlarca asker şehit olmuştur. Onların her biri vatan topraklarının bütünlüğü uğruna canını feda etmiş kahramanlardır. Bu şehitlerin hatırası halkımız tarafından daima saygıyla anılmaktadır. Devlet tarafından ailelerine ilgi ve destek gösterilmiş, şehitlerin isimlerinin yaşatılması yönünde birçok çalışma gerçekleştirilmiştir. Okullar, sokaklar ve çeşitli kurumlar onların adını taşımakta, hayat hikâyeleri genç nesillere örnek olarak sunulmaktadır.
Nisan Savaşları yalnızca askerî bir başarı değil, aynı zamanda manevi ve siyasi açıdan da önemli bir olaydı. Bu zafer Azerbaycan halkına büyük moral vermiş, işgal altındaki toprakların kurtarılacağına olan inancı daha da güçlendirmiştir. Ülke genelinde halk–ordu birliği daha da pekişmiş, vatanseverlik duyguları yükselmiş ve gençlerin askerlik hizmetine ilgisi artmıştır.
Nisan Savaşları aynı zamanda 2020 yılında kazanılan büyük Zaferin başlangıcı olarak değerlendirilmektedir. Bu savaşlarda kazanılan tecrübe ve elde edilen başarılar sonraki askerî operasyonlarda önemli rol oynamıştır. Azerbaycan Ordusu tüm dünyaya topraklarını kurtarmaya muktedir olduğunu ve halkının desteğiyle hedeflerine ulaşacağını göstermiştir.
Bu savaşlar, vatan sevgisinin, halk–ordu birliğinin ve Azerbaycan askerinin yenilmez ruhunun bir yansımasıdır. Şehitlerimizin aziz hatırası daima kalbimizde yaşayacak, onların gösterdiği kahramanlık gelecek nesiller için bir vatanseverlik okulu olacaktır. Genel olarak Nisan Savaşları, Azerbaycan halkının tarihinde gurur verici bir sayfadır. Bu savaşlarda gösterilen kahramanlık ve fedakârlık, gelecek nesillere örnek olmaya devam edecektir. Azerbaycan askerinin cesareti bir kez daha kanıtladı ki, vatan uğruna verilen mücadele asla unutulmaz ve her bir şehidin kanı, topraklarımızın özgürlüğü için kutsal bir değere dönüşür.

Nisan Savaşları sırasında şehit olan kahramanlardan biri de Çengiz Kurbanov'dur. O, 24 Kasım 1994 tarihinde Azerbaycan'ın Gusar ilinin Hazra köyünde dünyaya gelmiştir.
O, etnik olarak Lezgidir. 2012 yılında ortaokulu bitirdikten sonra aynı yıl Azerbaycan Teknik Üniversitesi’ne girmiş, 2016 yılında ise bu yükseköğretim kurumundan başarıyla mezun olmuştur. Aynı yılın temmuz ayında zorunlu askerlik hizmetine başlamıştır.
Çengiz Kurbanov, 29 Aralık 2016 tarihinde Azerbaycan–Ermenistan devlet sınırında düşman provokasyonunu engellerken kahramanca şehit olmuştur. Düşmanın pususuna düşmesine rağmen son nefesine kadar vatan toprağını savunmuştur. Naaşı bir süre karşı tarafta kalmış, ancak uluslararası görüşmeler sonucunda 5 Şubat 2017 tarihinde Azerbaycan’a teslim edilmiştir.
6 Şubat’ta Gusar’da şehidin veda töreni düzenlenmiş, ardından binlerce insanın katılımıyla doğduğu şehirdeki Şehitler Hiyabanı’nda defnedilmiştir. Cenaze töreninde saygı atışı yapılmış, şehit askerî geleneklere uygun şekilde son yolculuğuna uğurlanmıştır.

Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı İlham Aliyev’in kararnamesi ile Çengiz Kurbanov’a ölümünden sonra “Azerbaycan’ın Milli Kahramanı” unvanı verilmiş ve “Altın Yıldız” madalyası ile ödüllendirilmiştir. Aynı zamanda ailesine bir konut tahsis edilmiştir.
Çengiz Kurbanov’un hatırası bugün de ülkemizde saygıyla anılmaktadır. Onun adı sokaklara ve eğitim kurumlarına verilmiş, hakkında kitaplar yazılmış, filmler ve tiyatro eserleri hazırlanmıştır. 2017 yılında “Çengiz Destanı” kitabının tanıtımı, “Çin olan uyku” filminin gösterimi ve diğer etkinlikler, onun kahramanlığının hafızalarda yaşadığını göstermektedir.
Çengiz Kurbanov’un hayatı ve kahramanlığı, Azerbaycan gençliği için vatana bağlılık, fedakârlık ve cesaret örneğidir. O, canı pahasına vatan toprağını koruyarak gerçek bir kahraman olarak tarihe geçmiştir.
Çengiz gibi birçok vatan evladı da canlarını feda ederek topraklarımızın savunulması uğrunda kahramanca savaşmış ve şehitlik mertebesine ulaşmıştır. Bugün biz özgür, bağımsız ve egemen bir ülkede yaşıyorsak, bunu onların gösterdiği cesarete, kahramanlığa ve vatan sevgisine borçluyuz. Şehitlerimizin aziz hatırası daima kalbimizde yaşayacak, onların kahramanlık yolu gelecek nesiller için örnek olacaktır.