Bu kalem asla eğilmez!
Uzun yıllardır bu şehrin sorunlarını yazıyoruz…
Kırşehir’in sesi olmaya, halkın derdini dile getirmeye çalışıyoruz.
Bugüne kadar ne kimsenin kalemi olduk ne de birilerinin çıkarına göre yazdık.
Ahi şehrinin ahi terbiyesiyle yazdık.
Menfaatin değil, hak bildiğimiz doğruların yanında durduk.
Halkın yaşadığı sıkıntıları gündeme taşıdık, yapılan güzel hizmetleri de görmezden gelmedik.
İlimize yapılan her faydalı yatırımın yanında olduk; yapılmayanı, eksik bırakılanı, Kırşehir’in neden geri planda bırakıldığını da açık açık yazdık.
Çünkü gazetecilik korkuyla değil, hakikatle yapılır.
Kalem dediğin; eğilip bükülmez, rüzgâra göre yön değiştirmez.
Biz hiçbir zaman kimsenin memuru, çantacısı olmadık, bundan sonra da olmayacağız.
Bu şehirde sorumluluk alan, halkın içinde yaşayan bir anlayışla hareket ettik.
Kimileri “kalemi çok sivri” dedi, kimileri “cesur gazeteci” kimileri çok eleştirel yazıyorsun”…
Doğrudur…
Benim kalemim kılıç gibidir; eğriyi keser, doğruya zarar vermez.
Bunu da bu şehirde herkes iyi bilir.
Biz bu yola makam için değil, gönül işiyle çıktık.
Allah’ın izniyle, halkın desteğiyle; doğruyu, hakkı ve adaleti savunan bir kalem olduk.
Birilerinin hoşuna gitsin diye yazanlardan hiç olmadık, olmayacağız da.
Çünkü biz bu şehrin sokaklarında alnı açık gezen insanlarız.
Halkın içindeyiz, halk için yazıyoruz.
Eli çantalıların, masa başında ahkâm kesenlerin adamı hiçbir zaman olmadık.
Kimse bizi korkuyla susturacağını sanmasın.
Kimse emeğimizi küçümseyebileceğini düşünmesin.
Kimse de bizi kendi memuru gibi görmeye kalkmasın.
Biz bu şehir için yazmaya devam edeceğiz.
Onurumuzla, duruşumuzla ve inancımızla ayaktayız.
Çünkü hakikatin kalemi asla eğilmez.
Herkes şunu iyi bilsin:
Bizim kalemimiz satılık değildir, şerefimiz pazarlık konusu yapılamaz!
Yıllardır doğruları savunduk.
Kimseye iftira atmadık, yalan yazmadık.
Ama gördük ki bazıları bizim iyi niyetimizi, sabrımızı ve suskunluğumuzu zayıflık sanmış.
Yüzüne güldüğümüzü kendine pay çıkaranlar olmuş.
Adam yerine koyulmayı marifet sananlar olmuş.
Artık herkes haddini bilecek!
Biz kimsenin adamı değiliz.
Ne bir siyasinin tetikçisiyiz ne de bir çantalının sözcüsü ne de bir zenginin gölgesiyiz.
Bizim hesabımız Allah’a; kalemimizdir, çizgimizdir, vicdanımızdır.
Buradan açıkça söylüyoruz: Hiç kimse adaleti kendi eliyle sağlamaya kalkamaz.
Tehditlerle, baskıyla, parayla düzen kuracağını sananlara da boyun eğmeyiz.
Bu kalem; çantalıların, makamların değil, hakikatin hizmetindedir.
Kimseye yalakalık yapmayız, kimseden emir almayız.
Bizi yok sayanları biz de artık yok hükmünde görürüz.
Dostluğumuzu, vefamızı değersiz sananlar şunu iyi anlasın: Bizim kapımız herkese açık olabilir ama onurumuz kimseye teslim edilmez.
Biz kimsenin kuklası değiliz.
Dün eğilmedik, bugün de eğilmeyeceğiz.
Ne tehdit bizi yıldırır ne para bizi satın alır.
Bizim bir çizgimiz var.
Bir duruşumuz var.
Bir sözümüz var.
Ve buradan açıkça ilan ediyoruz: Bugünden sonra kim yanlış yaparsa, kim haddini aşarsa; adı, makamı, partisi ne olursa olsun gereken cevabı alacaktır.
Doğruyu savunmaktan, yanlışı haykırmaktan asla geri durmayacağız.
Çünkü susarsak vicdanımıza, yazmazsak bu şehre ihanet etmiş oluruz. Kırşehir için yazmaya devam edeceğiz!