İnsan yaratılışı gereği kışın baharı ve yazı, yazın ise tam tersini umut eder. Her zaman hayatının rutinine mevsimleri de sığdırır. Tanık olduğumuz dört mevsimden herkesin beklentisi de sevmeyi başardığı mevsime göre değişir sanırım. Yeni bir başlangıç, yeni bir karar ve bol bol umudun başladığı günler...
Nevruz da kelime anlamı ile tam olarak bu yenilikleri karşılamaktadır. Nev, yeni; ruz ise gün demektir. Bir insanın kanını fazlasıyla ısıtmaya yeterlidir bu iki kelime. "Yenigün" denir çünkü sadece insanlar değil, dünya da kara kışı atlatıp rutinliğini kırmak ister. Gece ve gündüzün eşitlendiği 21 Mart'ta havaların ısınmaya başlamasıyla havlarla beraber karlar erimeye ağaçlar rengârenk tomurcuklanmaya, toprak yeşerme hazırlıklarına başlar. Saymakla bitemeyecek bir bahar zinciridir bu. İşte bu yeni gün geleneği de insanlığın ve doğanın baştan aşağı yenilenişidir. Bu yenilik insan hayatında yerleşik hayata geçtiği zamandan beri ihtiyaç duyulan gelenektir. Bu gelenek üç kıtaya benim ceddimin Orta Asya’dan göçü ile yayılmıştır. Ve bu kültürü benimseyen her millet kutlamaya başlamışlardır.
ATA YURDUM...
Orta Asya'daki Ata yurduma.
Ölmeden bir kere varmak istiyom.
Çekik gözlü ecdadımın ferdini.
Gidip oralarda görmek istiyom...
Seyhun ile Ceyhun gibi taşarak.
Uralların zirvesinden aşarak.
At sırtında dolu dizgin koşarak.
Akıncılar gibi girmek istiyom....
Benim ceddim göç eylemiş bir zaman.
Vadileri puslu dağları duman.
Hayalinle yaşadım ben her zaman.
Otağına bir post sermek istiyom....
Altay dağlarının doru Atından.
Kımız yaptıkları kısrak sütünden.
Tuluk peynirinden çıtlık otundan.
Yufka ile dürüm dürmek istiyom....
İbrahim'der rastlanmamış eşine.
Öz Türkçe'yi atam yazmış döşüne.
Orhun'daki abidenin taşına.
Hasretle yüzümü sürmek istiyom....
Türklerin Ergenekon'dan çıkışının destanıdır yeni gün. Kurtuluş günü, yeni yılın başlangıcı ve günümüze kadar devam ettirilmiş bir bayramdır. Nevruz'u her ulus kendi değer ve gelenekleri ile harmanlayıp geniş coğrafyalarda sahiplenmiştir. 2010 yılında Nevruz Bayramının Birleşmiş Milletler Genel Kurulu tarafından dünyada kutlanması kabul edilmiştir. Günümüzde her yıl düzenli olarak büyük bir coşku ile kutlanan Nevruz Bayramı, için bende şiirimle diyorum ki Nevruz Bayramı...
NEVRUZ BAYRAMI
Dağları eriten ateş közüyle,
Çıktığımız Ergenekon düzüyle,
Yol gösteren asenanın iziyle,
Baharı müjdeler Nevruz Bayramı.
Örsün üzerinde demir dövülür,
Atlarımız Altaylar’da yayılır,
Horasan’dan kopuz sesi duyulur,
Baharı müjdeler Nevruz Bayramı.
Çemreyle canlanır dağ ile taşlar,
Hava, su ısınır, açılır işler,
Çiftçi tarlasını sürmeye başlar,
Baharı müjdeler Nevruz Bayramı.
Sarı çiçek açar çiğdem yetişir,
Lâle, sümbül birbirine katışır,
İbibikler dam başında ötüşür,
Baharı müjdeler Nevruz Bayramı.
Göçmen kuşlar sahillerden dönerler,
Gökyüzünden süzülerek inerler,
Leyleklerde yuvasına konarlar,
Baharı müjdeler Nevruz Bayramı.
Kış bitip yeni güne geçerken,
Ufkulardan güneş ışık saçaraken,
Yörükler de yaylasına göçerken,
Baharı müjdeler Nevruz Bayramı.
Tomurcuklar çiçek açıp patlarken,
Kuluçkada yumurtalar çatlaraken,
Koyun kuzu meleşerek otlarken,
Baharı müjdeler Nevruz Bayramı.
İbrâhim der; tüm ahali toplanır,
Meydanlarda şenliklerle kutlanır,
Ateş yakıp üzerinden atlanır,
Baharı müjdeler Nevruz Bayramı…
