Dünyada eşi benzeri görülmeyen, asrın felaketi.
Altı Şubat’ta sabaha karşı, millet uykuda iken meydana gelen o şiddetli deprem, on bir ilimizde büyük yıkımlara sebep oldu. Enkaz altında kalan binlerce yaralı, binlerce ölü adeta canımızı yaktı. Seksen beş milyon Türkiye adeta tek vücut oldu. Maddi ve manevi yardımlar kara, deniz, hava ve tren yolu ile Anadolu’nun her köşesinden aralıksız, akın akın devam ederken, yurt dışından da dost ve müttefik ülkeler maddi, manevi ve kurtarma ekipleri ile bu zor günümüzde yardımlarıyla acımızı paylaştılar.
Türkiye bir deprem bölgesidir, bunu bilim adamlarımız söylüyor. Bu yeni değildi; Erzincan, Muş, Bingöl, Van, Kırşehir, Sakarya ve en son bu deprem. Depremlerin hepsi büyük yıkımlara ve binlerce insanımızın can kaybına sebep oldu.
Geçmişten ders alınsa idi, herkes müteahhit olamazdı. Denetimler sıkı olsa idi binalar kül gibi yıkılmaz idi. Milyonlar, milyarlar vererek heves ile aldıkları daireler bu masum millete mezar olmazdı.
Japon bilim adamı televizyonda diyor ki: Bizde yapı denetimi yoktur. Bizim mühendislerimiz Japonya’nın deprem ülkesi olduğunu bildiği için kesinlikle bina yapımında taviz vermezler. Denetim onların kendi vicdanlarındadır, diyor. İnşallah bundan sonra keskin yasalar çıkar, denetimler sıklaşır, bu işi bilenler yapar, insan hayatı her şeyin üzerindedir. Yapılan binalar depreme dayanıklı olursa, böyle bir acı daha yaşamayız.
Depremde hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah’tan rahmet diliyorum. Mekânları cennet olsun. Yaralı vatandaşlarımıza acil şifalar dilerim. Allah devletimize ve milletimize zeval vermesin. Ben de Asrın Felaketi’ni şiir ile anlatıyorum. Geçmiş olsun Türkiye’m, başın sağ olsun. Ve ben de şiirimle diyorum ki…
ASRIN FELAKETİ
Altı Şubat günü sabaha karşı
Zelzele uykuda salladı arşı
Evler viran oldu, harabe çarşı
Pazarcık, Elbistan, Maraş’ım uyan
Yardıma koştular haberi duyan
On bir ili yıktı, ocaklar söndü
Köy kasaba şehir enkaza döndü
Türkiye’m yas tutu, yüreği yandı
Araban, Nurdağı, Antep’im uyan
Yardıma koştular haberi duyan
Gök gürüler gibi faylar kırıldı
Yollar param parça, dağlar yarıldı
Binalar kül gibi yere serildi
Kırıkhan, Samandağ, Hatayım uyan
Yardıma koştular haberi duyan
Üst üste gelen bu korkunç alamet
Görenler zannetti, koptu kıyamet
Tarihte olmamış böyle felaket
Adıyaman, Kilis, Malatya’m uyan
Yardıma koştular haberi duyan
Toroslarda kara bulut dönüyor
Halk sokak da, kar altında donuyor
Bu acıya ciğerimiz yanıyor
İskenderun, Hassa, Adana’m uyan
Yardıma koştular haberi duyan
Birlik Beraberlik her zaman gerek
Seksen beş milyonda oldu tek yürek
Kimisinde Kazma, kiminde Kürek
Diyarbakır, Urfa, Elazığ’m uyan
Yardıma koştular haberi duyan
Mezarları kanal gibi kazılmış
Cenazeler sıra sıra dizilmiş
İsimleri bir tahtaya yazılmış
Osmaniye, Kadirli, Düziçi uyan
Yardıma Koştular haberi duyan
Toprağın Dağların Taşın gamlıdır
Göklerdeki uçan kuşun gamlıdır
Üzerin dumanlı, kışın gamlıdır
Çukurova, Amik, Harran’ım uyan
Yardıma koştular haberi duyan
Binlerce yaralı, binlerce ölü
Kiminin bacağı, kiminin kolu
Kimi param parça, tanınmaz hali
Canlıyısan eğer, ses verde uyan
Yardıma koştular haberi duyan
Her tarafa acı haber verildi
Bütün dünya o bölgeye derildi
Karavanlar ile Çadır kuruldu
Yaran sarılacak, uykudan uyan
Yardıma koştular haberi duyan
Duyun bu sözümü, halkı soyanlar
Eksik idi yapılarda beyanlar
Size diyom bu sesimi duyanlar
Gelde gör orayı, uykudan uyan
Yardıma koştular haberi duyan
İbrahim im derki, şu hale bakın
Ölüm uzak değil, herkese yakın
Bu dünya fanidir, yanlıştan sakın
Milleti bu hale koyanlar uyan
Yardıma koştular haberi duyan.