ÖZEL HABER

Servet İnsanı Nankörlüğe Sürükleyebilir

Kırşehir İl Müftüsü Mustafa Tekin, mal ve mülkün gerçek sahibinin Allah olduğunu vurgulayarak Kur’an’daki iki arkadaş kıssası üzerinden önemli mesajlar verdi.

Kırşehir İl Müftüsü Mustafa Tekin, Kırşehir Memleket Gazetesi ve Kırşehir Haber 40’a yaptığı özel açıklamalarda Kur’an-ı Kerim’de yer alan iki arkadaş kıssası üzerinden önemli mesajlar verdi.

Müftü Tekin, Kur’an’a göre mülkün gerçek sahibinin yalnızca Allah olduğunu vurgulayarak sahip olunan mal ve mülkün insanı kibir ve nankörlüğe sürüklememesi gerektiğini ifade etti.

Tekin, Yüce Allah’ın dilediğine mülkü verdiğini ve dilediğinden aldığını belirterek insanların sahip oldukları nimetler karşısında şükür içinde olması gerektiğini dile getirdi. İnsanların mal ve mülk sebebiyle insanlık değerlerinden uzaklaşmaması gerektiğini ifade eden Tekin, bu durumun insanı ahireti inkâr etmeye ve nankörlüğe sürükleyebileceği konusunda uyarıda bulundu.

Kur’an’daki iki arkadaş kıssası

Müftü Tekin açıklamalarında Kur’an-ı Kerim’de anlatılan iki arkadaş kıssasına dikkat çekti. Bu kıssada bir kişiye iki üzüm bağı, hurmalar ve ekinler verildiğini, bağların arasında da bir ırmak bulunduğunu hatırlatan Tekin, söz konusu kişinin sahip olduğu mal ve mülk nedeniyle gurura kapıldığını ifade etti.

Tekin, mal ve servetin verdiği güçle kişinin arkadaşıyla konuşurken kendisini daha zengin ve daha güçlü gördüğünü söylediğini belirtti. Bu durumun kişinin kibir ve gurura kapılmasına yol açtığını dile getiren Tekin, bu kişinin bağının hiçbir zaman yok olmayacağını düşündüğünü ve kıyametin kopacağını dahi inkâr edecek noktaya geldiğini ifade etti.

Nasihat eden arkadaşın mesajı

Kıssada ikinci kişinin ise arkadaşına nasihat ettiğini belirten Müftü Tekin, bu kişinin insanın yaratılışını hatırlatarak Allah’a nankörlük edilmemesi gerektiğini söylediğini aktardı. Tekin, mal ve mülkün gerçek sahibinin Allah olduğunun unutulmaması gerektiğini vurguladı.

Tekin ayrıca insanın elde ettiği başarıları tamamen kendi gücüyle kazandığını düşünmesinin büyük bir yanılgı olduğunu ifade etti. Bu anlayışın insanı kendini müstağni görmeye ve hatta nefsini ilahlaştırmaya kadar götürebileceğini dile getirdi.

Dünya hayatının geçiciliği

Müftü Tekin açıklamalarında dünya hayatının geçiciliğine de dikkat çekti. Kur’an’da dünya hayatının gökten inen bir damla suya benzetildiğini ifade eden Tekin, insanın kazandığı başarıların ve elde ettiği imkânların aslında Allah’ın verdiği nimetler olduğunu belirtti.

Tekin, insanların sahip oldukları nimetlerin kıymetini bilerek şükretmeleri gerektiğini vurgulayarak mal ve evlatların dünya hayatının birer süsü olduğunu ifade etti. Baki kalacak olanın ise insanların işlediği salih ameller olduğunu dile getirdi.

Müftü Tekin açıklamasını, insanların Allah’ın verdiği nimetlerin farkında olarak yaşamaları ve hayatlarını salih amellerle değerlendirmeleri gerektiğini belirterek tamamladı.