Hayatın garip bir gerçeği vardır: İnsan bazen yükseldikçe küçülür.
Makamlar, unutan insanlar için bir güç gösterisine dönüşürken; hatırlayan insanlar için ağır bir sorumluluk, bir emanet haline gelir. Aslında insanın gerçek karakteri çoğu zaman yoklukta değil, güç ve yetki sahibi olduğunda ortaya çıkar.
Toplumda sıkça gördüğümüz bir manzara vardır.
Dün aynı sokaklarda yürüyen, aynı sofralarda oturan, aynı sıkıntıları yaşayan insanlar; bir makama geldiklerinde bir anda değişirler. Sanki geçmişleri silinmiş gibi davranırlar.
Dün omuz omuza yürüdükleri insanlara bugün yukarıdan bakmaya başlarlar.
Oysa gerçek büyüklük, insanların üstüne çıkmak değil; insanların yanında kalabilmektir.
Makamlar aslında insanı büyütmek için değil, insana hizmet etme imkânı vermek için vardır.
Fakat bazı insanlar için makam, bir hizmet kapısı olmaktan çıkar; bir üstünlük alanına dönüşür.
İşte o noktada insan yükselirken insanlığından kaybetmeye başlar. Çünkü güç, karakteri olmayanın elinde kibir üretir.
Oysa insanın geldiği yeri unutmaması gerekir.
Çünkü insanı ayakta tutan şey kökleridir.
Kökünü inkâr eden bir ağaç nasıl ilk fırtınada devrilirse, geçmişini inkâr eden bir insan da ilk sınavda savrulur.
Makamlar geçicidir, koltuklar kalıcı değildir.
Bugün orada oturan yarın yerinde olmayabilir.
Fakat insanın bıraktığı iz, söylediği söz ve insanlara karşı gösterdiği tavır uzun süre hatırlanır.
Toplumların en büyük hayal kırıklıklarından biri de budur aslında: İçlerinden çıkan insanların bir süre sonra kendilerinden kopması.
Oysa en büyük erdem, yükselirken geldiğin yeri unutmamak ve o yolda yürüdüğün insanlara sırtını dönmemektir.
Çünkü gerçek büyüklük, makamla ölçülmez.
Gerçek büyüklük; gücün varken adil kalabilmekte, yetkin varken mütevazı olabilmekte ve yükselirken insanlara yukarıdan değil, göz hizasından bakabilmektedir.
Belki de bu yüzden bazı insanlar makamların en tepesine çıksa bile gönüllerde yer bulamaz.
Bazıları ise hiçbir makam sahibi olmasa bile saygının en yüksek yerinde durur.
Çünkü insanı yücelten koltuğu değil, karakteridir.
Unutulmaması gereken basit ama derin bir gerçek var: İnsan makamlarda yükselebilir, ama insanlıktan alçalmamak asıl meziyettir.