GÜNDEM

Kırşehirli Yazardan Özbekistan İzlenimleri

Tarihçi Yazar Kazım Ceylan'ın Türkistan yazıları başladı. İlk durağı Harezmşahlar ve Hive Hanlığı'nın merkezi olan masal şehri Hive oldu.

Kırşehir’in tanınan tarihçi ve yazarlarından Kazım Ceylan, Özbekistan seyahatinden izlenimlerini aktardığı "Türkistan / Özbekistan Yazıları" serisinin ilk bölümünde Harezmşahlar ve Hive Hanlığı’na ev sahipliği yapmış olan tarihi Hive şehrini kaleme aldı. Ahi Meclisi üyeleri ve dostlarıyla birlikte gerçekleştirilen gezide Hive’nin korunan tarihi dokusu ve Türk-İslam medeniyetine ait izleri vurgulandı.

TÜRK-İSLAM MİMARİSİNİN MASAL ŞEHRİ: HİVE

Hunlar, Göktürkler, Karahanlılar, Selçuklular ve Timurlular gibi büyük Türk devletlerinin hüküm sürdüğü Özbekistan coğrafyasında Hive’nin özel bir yere sahip olduğunu belirten Ceylan, yaklaşık 70 bin nüfuslu şehrin orijinal yapısını tamamen koruduğunu ifade etti.

Şehirde konuşulan Türkçenin Türkiye Türkçesine son derece yakın olduğunu ve Anadolu’da kullanılan pek çok kelimenin Hive’de hâlâ canlılığını koruduğunu belirten Kazım Ceylan, rehber tarihçi Muhammed Emin Bey eşliğinde gezilen başlıca tarihi yapıları şöyle sıraladı:

  • Kelta Minar

  • Muhammed Emin Han Medresesi

  • Köhne Ark Kalesi

  • Muhammed Emin İnak Medresesi ve Müzesi

  • İçhan Kale ve İç Kalesi

  • Pehlivan Mahmud Müzesi

  • Cuma Camii

Tarihi yapıların Soğd, İslam ve Türk sanatının zarafetini taşıdığını belirten Ceylan, 1865 yılından itibaren bölgeye gelen Rusların yer altı ve yer üstü kaynaklarını sömürdüğünü, ilim merkezleri olan medreseleri kapattığını ve şehrin son hanı Abdullah'ı Moskova'ya götürerek açlıktan hayatını kaybetmesine yol açtıklarını hatırlattı.

KIZILKUM ÇÖLÜ'NDEN BUHARA’YA UZANAN YOLCULUK

Gezi grubunda yer alan gazeteci Mehmet Emin Turpçu ile Hive manzarası eşliğinde özel bir video söyleşisi gerçekleştirdiklerini aktaran Kazım Ceylan, gezinin bir sonraki durağına geçişlerini şu sözlerle tamamladı; "Saklı güzel Hive’yi arkada bırakarak güzel hatıralar ve medeniyetimizin güzellikleriyle mücehhez olup, Kızılkum Çölü’nü aşarak 'Özbekistan’ın 35. Müstakiliyet Bayramı'nın kutlandığı, manevi dünyamızın birçok öncülerini bağrından çıkaran Buhara’ya vasıl olduk, elhamdülillah…"