Son dönemde şehrimizde dikkat çekici, bir o kadar da düşündürücü bir tablo ortaya çıktı.

Nereye baksanız, hangi yerel haber sitesini açsanız ya da hangi sosyal medya hesabını ziyaret etseniz aynı manzarayla karşılaşıyorsunuz: Kamera karşısına geçen, objektiflere poz veren Kırşehir’in seçilmişleri...
Dışarıdan bakan biri, Kırşehir’de bütün sorunların çözüldüğünü, seçilmişlerin gece gündüz çalıştığını sanabilir.
Ancak işin gerçeği ne yazık ki böyle değil.
Seçim dönemlerinde halkın arasında olanlar, seçildikten sonra neden aynı yakınlığı sürdüremiyor?
Kırşehir halkının Vatandaşın derdini dinlemek, çözüm üretmek acil öncelikleri öne almak yerine neden sürekli görüntü verme telaşı yaşanıyor?
Buradan o koltuklarda oturan tüm seçilmişlere açıkça sormak gerekiyor:
Sizin asıl göreviniz, seçilmiş olduğunuz şehri en güzel şekilde yönetmek ve Kırşehir halkına hizmet etmek değil mi?
Şehrin çözüm bekleyen onlarca sorunu ortadayken, vatandaş sesini duyurmaya çalışırken; her ziyaretin, her toplantının, her sıradan temasın bir başarı hikâyesi gibi servis edilmesi ne kadar doğru?
Ne yazık ki günümüzde iş yapmak ile iş yapıyormuş gibi görünmek arasındaki çizgi giderek silikleşiyor.
Fotoğraf kareleri ve sosyal medya paylaşımları, gerçek hizmetin önüne geçmeye başlıyor.
Kırşehir halkı çarşıda, pazarda, sokakta haklı olarak şu soruyu soruyor:
“Bu fotoğraflar kime ve neyi kanıtlamak için çekiliyor?”
Amaç, sizi o görevlere taşıyanlara “Bakın çalışıyorum” mesajı vermek mi, yoksa gerçekten şehre değer katmak mı?
Eğer amaç Kırşehir’e hizmet etmekse, bunun yolu fotoğraf albümleri biriktirmekten geçmez.
Halk, objektife gülümseyen yüzler değil; somut hizmetler görmek istiyor.
Bugün Kırşehir, Anadolu’nun en küçük illerinden biri hâline gelmiş durumda.
Peki, bunu neden yeterince sorgulamıyoruz?
Kırşehir’in diğer illerden hangi eksikleri var?
Şehrin kalkınması, yatırım alması ve gençlerinin geleceği için neden daha güçlü bir ortak irade ortaya konulmuyor?
Seçilmiş olmak, ayrı ayrı hareket etmeyi değil; şehrin ortak çıkarları için bir araya gelmeyi gerektirir.
Kırşehir’in geleceği söz konusu olduğunda kişisel hesapların, siyasi rekabetlerin ve makam kibrini bir kenara bırakılması gerekir.
Bu şirin gönül şehri daha fazla yatırım, daha fazla istihdam ve daha güçlü projeler hak ediyor.
Artık reklamı ve gösterişi bir kenara bırakıp asıl işe odaklanma zamanı. Çünkü bu halk, kimin gerçekten emek verdiğini, kimin sadece kamera karşısında görünür olmaya çalıştığını ayırt edecek ferasete sahiptir.
Gelin, kameraları biraz olsun geri plana bırakın.
Halkın arasına, sorunların tam merkezine dönün.
İşinizi öyle yapın ki fotoğraflarınız değil, geride bıraktığınız eserler konuşsun.
Şunu unutmayınız.
Hayatta kalıcı olan kareler değil, hizmettir.