İhtiyaç listelerindeki pahalılıktan canı yanıp, bunun hesabını öğretmeninden soran anne babaların okula girişleri yasaklansın.

İhtiyaç listelerindeki pahalılıktan canı yanıp, bunun hesabını öğretmeninden soran anne babaların okula girişleri yasaklansın.

İstedikleri her saatte öğretmenine ulaşmayı kendilerinin doğal hakkı, öğretmenin ise görevi zanneden; gece, gündüz, hafta sonu demeden arayıp mesaj atarak öğretmeni sürekli ulaşılabilir olmak zorunda hissettiren anne babaların okula girişleri yasaklansın.

Çocuğunu kendi evladı gibi gören, onun eksiklerini tamamlamak için elinden geleni yapan, daha iyi öğrensin diye ek kaynak aldıran öğretmenini, o kaynaktan üç kuruş kazanç sağlamakla suçlayan anne babaların okula girişleri yasaklansın.

Bir öğretmeni beğenmeyip diğer öğretmene kötüleyen, sonra başka bir öğretmenin arkasından aynı sözleri söyleyen; öğretmenleri çocuklarının önünde kıyaslayarak eğitimcinin saygınlığını kendi elleriyle zedeleyen anne babaların okula girişleri yasaklansın.

Dışarıda çocuğunun kolu bir yere çarpsa “nazar değmiştir” deyip geçecek, evde düşüp dizini kanatsa “çocuk işte” diyecek; okulda küçücük bir sıyrık olduğunda ise öğretmeni suçlayıp ortalığı birbirine katacak anne babaların okula girişleri yasaklansın.

Kendi çocuğuna alırken en ucuzunu, en dayanıksızını seçip “nasıl olsa okulda kullanılacak” diye düşünen; fakat öğretmen sınıfta kaliteli bir malzeme istediğinde “Bunu neden istiyorsunuz?” diye hesap soran anne babaların okula girişleri yasaklansın.

Çocuğuyla bir günün neredeyse tamamını evde geçirdiği hâlde evde geçen saatlerin hesabını kendisine sormayıp, okulda öğretmeninin yanında geçen birkaç saatin hesabını öğretmenden soran anne babaların okula girişleri yasaklansın.

Çocuğunun ekran karşısında geçirdiği saatleri görmezden gelip, öğretmenin sınıfta geçirdiği birkaç saati sorgulayan anne babaların okula girişleri yasaklansın.

Çocuğu evde bağırdığında “çocuk işte” deyip, okulda aynı çocuk bir arkadaşına sesini yükselttiğinde “Öğretmeni ilgilenmiyor.” diyen anne babaların okula girişleri yasaklansın.

Evde çocuğuna sınır koymayı “özgürlüğünü kısıtlamak” sanıp, okulda öğretmenin koyduğu her kurala itiraz eden anne babaların okula girişleri yasaklansın.

Çocuğunun her davranışını savunmayı iyi annelik ve babalık zanneden; yanlış yaptığında bile “Benim çocuğum yapmaz.” diyerek gerçeği değil, çocuğunun tarafını seçen anne babaların okula girişleri yasaklansın.

Okul kıyafetini görünce “Bundan siz kâr mı ediyorsunuz?” diye öğretmene hesap soran; çocuğunun düzeni, aidiyeti ve okul kültürü için konulan kuralları bile ticari bir meseleye dönüştüren anne babaların okula girişleri yasaklansın.

Öğretmenin aldığı bir kalemi, kullandığı bir kâğıdı, hazırladığı bir etkinliği bile sorgulayıp “Bunun parasını kim veriyor?” diye hesap soran; ama öğretmenin evinden getirdiği malzemeyi, gecenin bir yarısına kadar hazırladığı etkinliği, kendi cebinden aldığı küçük hediyeyi hiç görmeyen anne babaların okula girişleri yasaklansın.

Çocuğunun başarısını kendi yetiştirmesine, başarısızlığını öğretmenine bağlayan anne babaların okula girişleri yasaklansın.

Çocuğunun söylediği tek bir cümleyle öğretmeni yargılayan, fakat öğretmenin anlattığı onlarca olayı dinlemeye dahi ihtiyaç duymayan anne babaların okula girişleri yasaklansın.

Öğretmenin sınıfta oturduğunu sanan, teneffüste dinlendiğini düşünen, mesaisinin zil çalınca bittiğine inanan; bir öğretmenin ders başlamadan önceki hazırlığını, ders sonrasındaki planlamasını, evine götürdüğü işleri, çocukların her birine ayırdığı zihinsel emeği hiç hesaba katmayan anne babaların okula girişleri yasaklansın.