İlk kez bir etkinlikte “Kitap-Yazar-Kahraman-Okurlar” bir araya geldiler. Nedir, kimdir bu dörtlü? Okurlar belli: kitap okurları, katılımcılar, izleyiciler ya da konuklar. Yazar: Gazi Baran. Yazdığı kitap “Kırşehir’de Aydın Bir Diş Hekimi” üzerine. Kimdir bu aydın diş hekimi? Kitabımızın kahramanı, 24 Aralık 1936 Elazığ Çemişgezek doğumlu emekli diş hekimi Cengiz Çelikten’dir.
Etkinlikte ilk konuşmayı Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu yaptı. 90 yaşındaki emekli diş hekimi Cengiz Çelikten’in 1996 yılında Kırşehir Belediyesi Sağlık İşleri Müdürlüğünden emekli bir Kırşehir sevdalısı ve yaşayan insan hazinelerimizden olduğuna değindi, yaşamını özetledi. İkinci konuşmayı ben yaptım. Kırşehir Memleket Gazetesinin bilgisunar sitesinde 28 Mart 2026 günkü “Kırşehir’de 90 Yıllık Birikim Kitapla Buluştu” başlıklı haberde yer alan konuşmamı -ses çözümlemesinin tam yapılamadığı ya da duyulmayan yerler olmasından dolayı- burada tam olarak veriyorum. Konuşmam şöyleydi:
“Dostlar, bugün burada üç mutlu insan var. Birinci mutlu insan benim. Cengiz Çelikten’i geç de olsa tanımaktan, yaşamını kitaplaştırmaktan dolayı mutluyum. İkinci mutlu insan Cengiz Çelikten’dir. Çünkü o yaşarken değeri bilindiği, hakkında yazılan kitabı gördüğü, böylesi bir toplantıda onurlandırıldığı için mutludur. Üçüncü mutlu insan sizlersiniz. Neden? Cengiz Çelikten gibi doksan yıllık çınarı, mesleğini en iyi yapan bir diş hekimini, şiir yazmış kültür sanatla yoğrulmuş, çağdaş, laik, Atatürkçü, bir Cumhuriyet aydınıyla tanışmaktan tanıyorsanız da yeniden buluşmaktan dolayı mutlu olduğunuzu biliyorum. Bugün burada bize bu olanağı bu ortamı sağlayan başta Kırşehir Belediye Başkanımız Selahattin Ekicioğlu’na, Başkan Yardımcısı Nazım Köksal'a, çok değerli ekibine çok teşekkür ediyorum. Elbette bir teşekkür de siz değerli katılımcılara, konuklara, basın emekçilerinedir. Hepinizi yürekten selamlıyorum. Hoş geldiniz.”
Ardından söz, Kırşehir Osman Yalçınkaya Huzurevi Yaşlı Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde kalan emekli diş hekimi Cengiz Çelikten’e verildi. Çelikten 1963 yılında Kırşehir’e diş hekimi olarak atandığını, dört yıl sonra devlet hastanesinden istifa edip özel diş muayenehanesinde uzun yıllar Kırşehir halkına hizmet verdiğini anlatıp Cemal Süreya, Ahmet Muhip Dıranas, Nâzım Hikmet, Fuzûlî gibi şairlerden doğaçlama şiirler ile rubailer okudu, katılımcıların sorularına yanıt verdi. Gazi Baran’ın Cengiz Çelikten kitabına girmeyen yeni şiirlerinden örnekler sunduğu etkinlikte Fazıl Say'ın 100. Yıl Marşı'nın şairi Ayten Mutlu’nun gönderdiği ileti ile 100. Yıl Marşı
da okundu. 90 yaşındaki Cengiz Çelikten'in ezberden okuduğu şiirler büyük alkış topladı. Etkinlik plaket sunumundan sonra Gazi Baran ile Cengiz Çelikten’in birlikte okurlara kitapları imzalamalarıyla sona erdi.
Dolu dolu bir etkinlikten sonra Başkan Yardımcısı Nazım Köksal bizleri uğurlarken Cengiz Çelikten’i bir araçla kaldığı huzurevine yolladı. Bana da Kırşehir Belediyesine bağışlanan Kırşehir Çiğdem Gazetesinin 50 yıllık nüshalarına dijital taramasını beklemeksizin erişim muştusunu verdi. Teşekkür ediyorum.
Etkinlikte okuduğum Cengiz Çelikten’in kitaba girmemiş Uzak adlı A Dergisinde (Sayı 26, Mart 1960, s.5) yayımlanan şiiri şöyleydi: “Dolu bir kadehtir gözlerin yaşamaya/ Seninle baktığımız akşam ekmeğe ve şaraba/ Uzakken daha sabahlar çarşılara/ Aşk. Gecelerle varılan o sonsuz nokta// Sonra alıp yeniledin gözlerimden onu/ Sonra, yataklar uzak yavaş ve tenha.”
***
Ünlü gazeteci rahmetli Bekir Coşkun’un köşesinin adı “Onuncu Köy” idi. Ben Kaman Kurancılı’da yaşadığım istatistikçi olduğum için köşeme “Haber VeriYorum” adını koymak istiyorum. Böylelikle bulunduğum yerden haber, veriler, yorumlar gönderebileceğim. Gazeteci Salih Güner’in facebook hesabındaki “BAŞKAN EKİCİOĞLU, CENGİZ ÇELİKTEN SÖYLEŞİSİNE KATILDI…” paylaşımına (30.03.2026 tarih saat 09:08) “Salih Güner sizi kutluyorum. Gazeteciliğin hakkını veriyorsunuz. Haber nasıl yapılır gösteriyorsunuz. Son bir haftadır bu etkinlik için öyle haberler çıktı ki ne yazık ki okunur gibi değil. Benim merak ettiğim haberi yapan bir kez olsun yazdıklarını okumuyor mu. Okusa bırakın bilgi yanlışını yazım yanlışını düzeltirdi. Ne yapayım hangi birini düzelteyim bıraktım kendi haline. Umarım Kırşehir'de sizin gibi abiniz Şevket Güner gibi gazeteciler de vardır.” yorumunu yaptım diye Kırşehir Çiğdem’den kovuldum. Gönderdiğim bu yazı da yayımlanmadı. Umarım burada da aynı yazgı başıma gelmez. Kırşehir Memleket Gazetesini çıkaran Murat Sürmeli durumu öğrenince hiç düşünmeden “Bizde yazın, onur verirsiniz…” dedi. Murat Sürmeli’ye teşekkür ediyorum. Artık Kırşehir Memleket’teyim. Okurlarıma Merhaba diyorum…