TEBRİZ HALİLBEYLİ – AZERBAYCAN'IN ULUSAL KAHRAMANI

Doğduğumuz yurt, bizim ana vatanımızdır. Vatan toprağı kutsaldır.

Vatan değişmez, satılmaz, eskimez ve yaşlanmaz; o, ebedi ve kadimdir. Atalarımızın yadigârı olan bu vatanın semasında ecdadlarımızın ruhu dolaşır. Bu topraklar bize atalarımızın emanetidir. Emanet olan bu vatanı korumak her vatandaşın görevidir. Vatanı korumak için onu sevmek gerekir.
Vatanseverlik, derin anlamı olan bir kavramdır. Vatanseverliğin kökleri derin ve tarihseldir. Vatanseverlik, en derin, en kutsal ve en yüce duygulardan biridir. Her insanın değeri, vatanına ve milletine yaptığı hizmetle ölçülür; gerçek insanlık onuru ise vatanseverlik hissiyle belirlenir. Vatan sevgisi, insanın özünden, kanından ve genlerinden gelir. Bu sevgi insana adeta anne sütüyle verilir. Vatanseverlik duygusu küçük yaşlarda aşılanmalı; vatan sevgisi çocuğun kanına, ruhuna ve benliğine işlenmelidir. “Hamurumuz” vatan sevgisiyle yoğrulmalıdır. Vatanseverlik eğitimi ailede başlar, kreşte ve okulda devam eder, toplumda pekişir. Vatanseverlik eğitimi, aynı zamanda vatandaşlık eğitiminin de temelidir.
Vatan uğrunda canını feda etmek, en büyük zirve olan şehitliktir. Bu zirveye ulaşanlar, adlarını tarihe ebedi olarak kazıyan kalelerdir. Öyle kalelerdir ki, hiçbir güç — yağmur, kar, fırtına, düşman mermisi ya da zamanın kendisi — onları yıkamaz, dağıtamaz. Şehitlik sadece bir ölüm değil; bu, vatan, millet ve gelecek nesillere gösterilen en büyük sevgi ve fedakarlıktır.
Zaman zaman Azerbaycan halkı da düşmanlarla mücadelede bu tür sağlam kalelere dayanmıştır. Tarihimizin sayfalarını açtığımızda görüyoruz ki, Cavanşir, Tomris, Babek, Koroğlu, Kaçak Nabi gibi yiğitlerin gösterdiği kahramanlık yolu, gelecek nesiller için ebedi bir ders olmuştur. Onların mücadele ruhu, korkusuzluğu ve vatan sevgisi her dönemde Azerbaycan halkına ilham vermiştir.
Bu yiğitlik dersi günümüzde de devam ediyor. Azerbaycan kahramanları — Mübarizler, Elifler, Salatınlar, Riyadlar, Çingizler ve daha binlerce yiğit — aynı ruhu yaşatıyor, tehlikeler karşısında korkmadan duruyor, ülkesinin ve halkının savunmasına kalkıyorlar. Onların gösterdiği fedakârlık, gelecek nesillere örnek ve öğretici bir ders oluyor ve şehitlik zirvesinin önemini bir kez daha doğruluyor. Şehitlik sadece geçmişin değil, aynı zamanda geleceğin mirasıdır. Bu zirveye ulaşanların hatırası, yiğitliği ve vatan sevgisi her zaman hafızamızda yaşayacak, gelecek nesilleri korumaya, mücadele etmeye ve vatansever olmaya teşvik edecektir.
Böyle kahramanlardan biri de Azerbaycan’ın Milli Kahramanı Tebriz Halilbeyli’dir. O, Azerbaycan halk şairi Halil Rza’nın oğludur. Babası gibi vatanını seven Tebriz Halilbeyli, hem vatanseverliği hem de kahramanlığı ile Azerbaycan tarihine derin bir iz bırakmıştır.

O, 12 Şubat 1964 tarihinde Bakü’de dünyaya gelmiştir. Bakü’de M. Müşfik adına 18 No’lu Ortaokul’u bitirdikten sonra Azerbaycan Devlet Kültür ve Sanat Üniversitesi’ne kaydolmuş, eğitimini açık öğretim olarak sürdürürken aynı zamanda Cefer Cabbarlı adına "Azerbaycanfilm" sinema stüdyosunda ışıkçı olarak çalışmıştır. Bu yıllar, onun hem sanata olan ilgisinin hem de sorumluluk bilincinin geliştiği bir dönem olmuştur.
1990’ların başları, Azerbaycan’da toprak uğruna savaşların başladığı dönemdi. Karabağ bölgesinde gerilim artmış, Ermeni silahlı birliklerinin saldırıları sonucunda Azerbaycan halkı büyük kayıplar vermişti. Bu dönemde cesur gençler, vatan uğrunda silaha sarılarak topraklarını korumaya çalışıyordu.
Ermenilerin Azerbaycan’a saldırıları ve toprak iddiaları, Tebriz’i gece gündüz rahat bırakmıyordu. O, cepheye gitmeyi canıgönülden istiyor ve Karabağ’ın işgalcilerden temizlenmesinde aktif rol almak istiyordu. Nihayet 1991 yılının sonunda Tebriz Halilbeyli, gönüllü olarak cepheye gitmiştir. Ağdam şehrinin Xromord ve Naxçıvanik köyleri uğrunda süren çatışmalara katılan Tebriz, yaralı askerleri tehlikeli durumlardan kurtarmanın yanı sıra düşman güçlerine de ciddi kayıplar verdirmiştir. Bu cesareti nedeniyle İçişleri Bakanlığı’nın “Boz Kurd” ödülüne layık görülmüştür.
Yoğun çatışmalardan birinde, 31 Ocak 1992 tarihinde, Tebriz Halilbeyli son savaşını vermiştir. Şuşa’nın kuşatmadan çıkarılması için düzenlenen Daşaltı operasyonu sırasında kahramanca şehit olmuştur. Tebriz Halilbeyli evliydi ve iki kız çocuğu vardı. Onun kahramanlığı ve vatanseverliği ailesi için de büyük bir gurur kaynağı olmuştur.
Azerbaycan Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı’nın 8 Ekim 1992 tarihli 264 sayılı Kararı ile Halilbeyli Tebriz Halil Rza oğlu, ölümünden sonra “Azerbaycan’ın Milli Kahramanı” unvanına layık görülmüştür. Kendisi Bakü Şehitler Hiyabanı’na defn edilmiştir. Onun hatırası ülkede farklı şekillerde yaşatılmaktadır. Bakü’de ve Salyan ilçesinde bazı sokaklar onun adını taşımaktadır. Özel amaçlı kullanılan bir gemi onun şerefine adlandırılmıştır. Yaşadığı evin önüne hatıra levhası konulmuştur.

Tebriz Halilbeyli, Azerbaycan’ın kahraman evlatlarından biri olarak tarih boyunca hatırlanacak ve adı gelecek nesillere vatanseverlik ve fedakârlığın simgesi olarak aktarılacaktır.
Bugün Azerbaycan, galip bir millettir. Tarihi adalet yeniden sağlanmış, işgal altında bulunan topraklar özgürleştirilmiş, vatan uğrunda canlarını feda eden kahramanların kanı yerde kalmamıştır. 2020 yılında gerçekleşen Vatan Savaşı, halkın iradesini, birliğini ve dayanışmasını bir kez daha tüm dünyaya göstermiştir.
Kahraman Azerbaycan askerleri, subayları ve Milli Kahramanları cesaret ve yiğitlik örneği göstermiş, her karış toprak özgürleştirilirken halkın gururu ve ruhu yükselmiştir. Bu zafer sadece bir askeri başarı değil; aynı zamanda milli birliğin, vatan sevgisinin ve halkın kahramanlık geleneklerinin bir tezahürüdür.
Biz sadece geçmişin kahramanlarını hatırlamıyor, aynı zamanda gelecek nesillere örnek olacak vatanseverliği, fedakârlığı ve kahramanlığı kutluyoruz. Her birimiz vatanımız için sorumluluk taşıyoruz; her birimiz bu büyük vatan uğruna üzerimize düşeni vermeliyiz. Azerbaycan galip bir millettir ve bu zaferin her anı, her adımı kahramanların ve halkın birliğinin sonucudur.