Bu çatışmanın temel nedeni, Azerbaycan’ın ayrılmaz bir parçası olan Dağlık Karabağ bölgesi ve çevresindeki iller üzerinde ortaya çıkan toprak iddialarıdır.
Çatışmanın açık aşaması 1988 yılında başlamıştır. O dönemde Dağlık Karabağ Özerk Bölgesi’nde yaşayan Ermeni milliyetçileri, bu toprakların Ermenistan’a katılması yönünde talepler ortaya koymuşlardır. Bu olaylar sonucunda bölgede gerginlik artmış, silahlı çatışmalar başlamış ve siviller büyük kayıplar yaşamıştır. 1991 yılında Azerbaycan bağımsızlığını yeniden kazandıktan sonra çatışma daha da şiddetlenmiş ve geniş çaplı bir savaşa dönüşmüştür.
1992–1994 yıllarında yaşanan Birinci Karabağ Savaşı sonucunda Ermenistan silahlı güçleri, Azerbaycan’ın Dağlık Karabağ bölgesi ve çevresindeki yedi ili işgal etmiştir. Bu savaş sırasında yüz binlerce Azerbaycanlı, kendi yurtlarından zorla göç etmek zorunda kalmış ve binlerce insan hayatını kaybetmiştir. Savaşın en trajik sayfalarından biri, 1992 yılının Şubat ayında meydana gelen Hocalı Soykırımıdır; bu olay sonucunda yüzlerce sivil yaşamını yitirmiştir.
1994 yılında taraflar arasında ateşkes ilan edilmiş olsa da, çatışma tamamen çözülmemiş ve uzun yıllar süren bir gerginlik durumu ortaya çıkmıştır. Bu süre zarfında uluslararası kuruluşlar, özellikle AGİT Minsk Grubu, çatışmanın barışçıl yollarla çözümü için görüşmeler yürütmüştür.
2020 yılının 27 Eylül’ünde başlayan ve 44 gün süren İkinci Karabağ Savaşı sonucunda Azerbaycan Ordusu, işgal altında olan birçok toprak parçasını kurtarmıştır. Savaş, 2020 yılının Kasım ayında imzalanan üçlü bildiri ile sona ermiştir. Bu süreç, Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü yeniden sağlama yönünde önemli bir adım olmuştur.
Bu çatışma, Azerbaycan’ın tarihinde derin izler bırakmış, binlerce insanın hayatını etkilemiş ve ülkenin sosyo-ekonomik yaşamında ciddi değişikliklere yol açmıştır. Bugün Azerbaycan devleti, kurtarılan bölgelerde kapsamlı yeniden inşa ve restorasyon çalışmaları yürütmekte, eski zorunlu göçmenlerin kendi topraklarına geri dönüşü için uygun koşullar yaratmaktadır. Azerbaycan–Ermenistan çatışmasının sonuçları, halkın hafızasında önemli bir tarihsel ders olarak kalmakta ve gelecek nesillere barışın ve vatanseverliğin önemini hatırlatmaktadır.
Topraklarımız, kahraman şehitlerimizin cesareti ve yiğitliği sayesinde kurtarılmış; onların canı ve kanı pahasına yeniden vatanımıza kavuşmuştur. Bu kutsal topraklar uğrunda savaşan evlatlarımız büyük fedakârlık göstermiş, halkımızın gurur kaynağı olmuş ve tarihimize silinmez kahramanlık sayfaları yazmıştır. Şehitlerimizin gösterdiği cesaret ve yiğitlik sayesinde Azerbaycan bayrağı, kurtarılan topraklarımızda yeniden dalgalanmış, halkımızın uzun yıllar hasretini çektiği yurtları düşman işgalinden kurtarılmıştır. Onların kahramanlığı sayesinde bugün ülkemizde barış, güvenlik ve toprak bütünlüğü güçlenmiş, gelecek nesillerin özgür, refah ve huzurlu bir ortamda yaşaması için sağlam bir temel atılmıştır. Şehitlerimizin fedakârlığı, halkımızın milli gururunun ve vatanseverlik ruhunun en parlak simgesidir.
Bizim borcumuz sadece topraklarımızı korumakla sınırlı değildir; şehitlerimizin bize emanet ettiği bu kutsal vatan uğrunda daima çalışmak, onların hatırasını nesiller boyu saygıyla yaşatmak ve vatanseverlik duygusunu her gencin yüreğinde pekiştirmektir. Onların gösterdiği cesaret, yiğitlik ve fedakârlık bizlere öğretmektedir ki, özgürlük hiçbir zaman kolay elde edilmez; onu korumak ve yaşatmak her birimizin kutsal görevidir.
Şehitlerimizin kahramanlığı ve fedakârlığı, Azerbaycan halkının hafızasında sonsuza dek yaşayacak, onların kutsal hatırası her zaman gururla anılacak ve gelecek nesillere örnek teşkil edecektir. Her adımımızda, her başarımızda onların ruhu bizimle beraber olacak ve onların değerli hatırası Azerbaycan tarihinin her sayfasında ışık saçan bir simge olarak kalacaktır. Bu kahramanlardan biri de Nariman Alizadeh'dir. 6 Nisan 1997'de Bilasuvar ilçesinde doğdu. Ortaöğretimini tamamladıktan sonra Azerbaycan Devlet Beden Eğitimi ve Spor Akademisi'ne girdi ve bu yükseköğretim kurumundan başarıyla mezun oldu.
Küçük yaşlardan itibaren spora, özellikle de futbola büyük ilgi gösterdi. Askerlik hizmetine başlamadan önce "Ravan" ve "Neftçi" futbol kulüplerinin genç takımlarında oynadı ve bu alanda yeteneği ve becerisiyle öne çıktı. Spora olan ilgisi hayatında önemli bir yer tuttu ve gelecekteki eğitim seçiminde belirleyici oldu.
Nariman Alizadeh, Azerbaycan Cumhuriyeti'nin toprak bütünlüğü için 27 Eylül 2020'de başlayan Vatanseverlik Savaşı'nda aktif rol aldı. Cebrayil, Fuzuli ve Hocavand ilçelerindeki çatışmalarda cesurca savaştı, ülkesine olan bağlılığını gösterdi ve kahramanca şehit oldu. Şehit Nariman Alizadeh, 29 Kasım 2020'de Bilasuvar şehir mezarlığında büyük bir katılımla defnedildi. Onun cesareti ve kahramanlığı Azerbaycan halkının hafızasında sonsuza dek yaşayacak ve gelecek nesiller için vatanseverliğin bir örneği olacaktır.
Azerbaycan'ın toprak bütünlüğünün korunması için yapılan askeri operasyonlarda yer alan ve askeri birliğin başında kendisine verilen görevleri onurlu bir şekilde yerine getiren Nariman Alizadeh, Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'in kararnamesiyle vefatından sonra "Vatan uğruna", "Hocavand'ın kurtarılması için", "Fuzuli'nin kurtarılması için", "Cesur savaşçı" ve III. "Vatan hizmeti için" madalyalarıyla ödüllendirilmiştir.
Her Azerbaycan vatandaşının en yüksek görevi, şehitlerimizin bize emanet ettiği bu kutsal Anavatanı korumak, her zaman bağımsızlığını ve toprak bütünlüğünü savunmaktır. Hayatları pahasına kazandıkları zafer ve kurtardıkları topraklar, bugün özgür, güvenli ve gururlu yaşamımızın temelini oluşturmaktadır. Bu nedenle, şehitlerimizin hatırasını her zaman yüceltmek, ailelerine saygı ve özen göstermek ve kahramanlık yollarını gelecek nesillere aktarmak ahlaki sorumluluğumuzdur.
Onların gösterdiği cesaret, vatan bağlılığı ve fedakârlık duygusu, her zaman genç nesiller için örnek olacak ve vatanseverlik ruhunun güçlenmesine hizmet edecektir. Şehitlerimizin isimleri tarihimize altın harflerle kazınmıştır ve bu kahramanlık asla unutulmayacaktır. Onların fedakârlığı ve kahramanlığı, hem ülkemizin özgürlüğünü korumada hem de halkımızın milli birliğini güçlendirmede eşsiz bir rol oynamıştır.
Azerbaycan halkı var oldukça, şehitlerimizin değerli hatırası da yüreklerimizde sonsuza dek yaşayacaktır. Onların ruhu, her birimizin vatanseverlik duygusunda hissedilecek ve gösterdikleri cesaret, gelecek nesillere daima örnek olacaktır. Kutsal vatanımızın üzerinde dalgalanan bayrağımız ise, onların ruhuna en büyük saygının simgesi olarak her zaman yükseklerde olacaktır. Bu bayrak altında yaşayan her Azerbaycan vatandaşı, şehitlerimizin canı pahasına kazandırdığı özgürlüğün değerini daima hatırlayacaktır.
Aynı zamanda, şehitlerimizin gösterdiği kahramanlık bize öğretmektedir ki, vatan sevgisi yalnız sözlerle değil, eylemlerle de kanıtlanır. Onların hatırasına saygı göstermek; topraklarımızı korumak, barış ve birlik içinde yaşamak, en büyük hürmettir. Bu kutsal görev ise her Azerbaycan vatandaşının sorumluluğu olarak gelecek nesillere aktarılmalıdır.