27 Eylül’de başlayan ve 44 gün süren İkinci Karabağ Savaşı, Azerbaycan’ın sadece askerî gücünü değil, aynı zamanda halkının birliğini, devletin kararlılığını ve milletin sarsılmaz iradesini tüm dünyaya göstermiştir. Bu savaş, otuz yılı aşkın bir süredir devam eden işgale son veren, “Dağlık Karabağ” sorununu tarihin arşivine gönderen ve millî gururumuzu yeniden kazandıran kutsal bir mücadele olarak hafızalara kazınmıştır.
Ermenistan, yıllarca süren askerî provokasyonlarla sınırları zorlamış, yeni toprakları işgal etme hayalleri kurmuş ve barış görüşmelerini sürekli oyalayarak uluslararası toplum nezdinde zaman kazanma taktiği izlemiştir. Bu provokasyonlar, Azerbaycan halkının sabrını taşıran bir seviyeye ulaşınca, Azerbaycan Ordusu 27 Eylül 2020 tarihinde Başkomutan İlham Aliyev’in önderliğinde güçlü ve planlı bir karşı taarruz başlatmıştır. “Demir Yumruk” adı verilen bu harekât, sadece askerî bir operasyon değil, stratejik zekâ, modern teknoloji ve kararlılığın birleştiği kapsamlı bir savaş planı olarak uygulanmıştır.
Operasyonun ilk günlerinden itibaren, Azerbaycan kuvvetleri düşmanın onlarca yıl boyunca inşa ettiği aşılmaz savunma hatlarını, mevzilerini ve mühendislik tahkimatlarını büyük bir ustalık ve cesaretle aşmıştır. Dağlık ve zorlu arazi koşullarına rağmen ilerleyen askerlerimiz, hem modern silah sistemlerini hem de piyade stratejilerini başarıyla kullanarak düşmanın moralini kırmış ve savaşın seyri üzerinde belirleyici bir üstünlük sağlamıştır. Bu süreçte her bir asker, bireysel cesaret ve fedakârlık göstererek “ölmek var, dönmek yok” anlayışıyla hareket etmiş, tarihi bir zaferin temelini atmıştır.
İkinci Karabağ Savaşı, yalnızca Azerbaycan’ın toprak bütünlüğünü yeniden sağlamakla kalmamış, aynı zamanda ülkenin bölgesel liderliğini ve halkının iradesinin kırılmazlığını da tüm dünyaya göstermiştir. Bu savaş, modern harp teknolojisinin, stratejik planlamanın ve milletin birliğinin birleştiği eşsiz bir örnek olarak 21. yüzyılın askeri tarihine altın harflerle geçmiştir.
Savaşın ilk günlerinde Murovdağ zirvesinin, Sugovuşan köyünün ve Cebrayıl şehrinin kurtarılması, Azerbaycan ordusunun moral üstünlüğünü ciddi şekilde artırdı. Bu zaferler, askerlerimizde motivasyon kaynağı olurken, düşman üzerinde de ciddi bir psikolojik baskı oluşturdu. Ardından Fuzuli, Zengilan ve Kubadlı rayonları işgalden temizlendi; bu operasyonlar sırasında modern taktikler, yüksek teknolojiye sahip silah sistemleri ve askerlerimizin büyük cesareti, düşmanın savunmasını etkisiz hâle getirdi. Özellikle zorlu arazi koşulları ve kötü hava şartlarına rağmen ordumuzun gösterdiği disiplin ve koordinasyon, savaşın seyrinde belirleyici bir rol oynadı.
Savaşın zirve noktası ise 8 Kasım’da Şuşa’nın kurtarılması oldu. Şuşa, hem stratejik hem de sembolik açıdan büyük öneme sahipti; düşman ordusu şehri savunmak için güçlü tahkimatlar kurmuştu. Ancak Azerbaycan özel kuvvetleri, sarp kayalıklardan ustalıkla tırmanarak şehri düşman işgalinden kurtardı. Bu operasyon, düşman ordusunun moral ve psikolojik olarak tamamen çökmesine yol açtı ve zaferin net bir şekilde Azerbaycan lehine sonuçlanmasını sağladı. Şuşa’nın kurtarıldığı 8 Kasım günü, Azerbaycan tarihinde ebediyen Zafer Günü olarak kaydedildi ve halk tarafından büyük bir gurur ve coşkuyla kutlandı. Şuşa’nın düşman işgalinden kurtarılmasının ardından, Ermenistan yenilgiyi kabul etmek zorunda kaldı. 10 Kasım’da imzalanan üçlü bildiri ile Ermeni ordusunun kalıntıları, Ağdam, Kelbecer ve Laçın rayonlarından tek bir kurşun atılmadan çekildi. Bu, diplomasi ve askerî başarıların birleştiği tarihi bir dönüm noktası oldu. 2023 yılının Eylül ayında ise gerçekleştirilen 23 saatlik antiterör operasyonlarıyla ayrılıkçı rejim tamamen ortadan kaldırıldı ve Azerbaycan’ın devlet egemenliği ülkenin tüm topraklarında eksiksiz olarak yeniden sağlandı.
Bu büyük zafer, binlerce şehidimizin canı ve gazilerimizin fedakârlığı pahasına kazanıldı. Her bir şehidimizin kanı ve gazilerimizin cesareti, bu topraklarda yeniden barış ve güven ortamının tesis edilmesini mümkün kıldı. Onların fedakârlığı sayesinde bugün işgalden kurtarılan bölgelerde “Büyük Dönüş” programı kapsamında yeniden inşa çalışmaları hızla devam etmekte, göç etmek zorunda kalan insanlar ata yurtlarına geri dönmektedir. Eğitim kurumları, sağlık merkezleri, yollar, köprüler ve sosyal tesisler yeniden inşa edilmekte, bölge ekonomik ve kültürel açıdan canlanmaktadır.
Özgür Karabağ’da dalgalanan Azerbaycan bayrağı, her bir Azerbaycanlı için millî kimliğin, devlet bütünlüğünün ve sarsılmaz birliğin simgesi hâline gelmiştir. Bu zafer, sadece bir toprak kazanımı değil, aynı zamanda milletimizin tarih boyunca gösterdiği kararlılık ve azmin de bir kanıtıdır. Gelecek nesiller, bu topraklarda büyüyerek hem özgürlüğün hem de bağımsızlığın değerini öğrenmeye devam edecektir.
44 günlük Vatan Savaşı, Azerbaycan halkının askerî tarihine yalnız teknolojik üstünlükle değil, aynı zamanda insan iradesinin sarsılmazlığıyla geçti. Savaş alanında her bir askerimiz bireysel kahramanlık örnekleri göstererek “ölmek var, dönmek yok” felsefesiyle ilerledi. Mehmet Aliyev vatan uğruna savaşan şehitlerimizden biridir. 9 Ocak 1999'da Masalli ilçesinin Büyük Hocavar köyünde doğdu. 2004 yılında Beyalı Mammadov adına Büyük Hocavar köy ortaokulunun hazırlık sınıfına, 2005 yılında ise aynı okulun birinci sınıfına başladı. 2016 yılında Büyük Hocavar köy okulundan mezun oldu. 2017 yılının Ocak ayında asker olarak askeri hizmete çağrılmıştır. Askerî görevini Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri’nin Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti Şahbuz rayonundaki “N” sayılı askeri birimde sürdürmüştür. 2018 yılının Temmuz ayında ordudan terhis olmuştur. Azerbaycan Ordusu askeri Mehmet Aliyev, 27 Eylül 2020 tarihinde Azerbaycan Silahlı Kuvvetleri tarafından Vatan Savaşı sırasında Fuzuli’den Şuşa’ya kadar uzanan çatışmalarda düşmana karşı büyük cesaretle savaşarak şehitlik mertebesine yükselmiştir. Şehidin naaşı 11 Kasım 2020 tarihinde doğduğu Büyük Hocaavar köyü mezarlığında yoğun katılımla toprağa verilmiştir. Bekardı. Azerbaycan Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünün sağlanması uğrunda yürütülen operasyonlarda görev almış ve askeri birimin kendisine verilen görevlerini onurla yerine getirmiş Silahlı Kuvvetler askeri Mehmet Aliyev, ölümünden sonra “Vatan Uğrunda” madalyası ile taltif edilmiştir.
Azerbaycan Cumhuriyeti’nin toprak bütünlüğünün sağlanması uğrunda yürütülen savaş operasyonlarına katılmış ve askeri birimin kendisine verilen görevleri onurla yerine getirmiş Silahlı Kuvvetler askeri Mehmet Aliyev, ölümünden sonra “Vatan Uğrunda”, “Ağdam’ın ve Cebrayıl’ın Kurtuluşu İçin”“Hocalı’nın Kurtuluşu İçin” “, “Şuşa’nın Kurtuluşu İçin” madalyası ile “Cesaret Madalyası” ile taltif edilmiştir.
Sonuç olarak belirtmek gerekir ki, İkinci Karabağ Savaşı, Azerbaycan’ın bölgenin lider devleti olduğunu ve halkımızın iradesi karşısında hiçbir saldırganlığın duramayacağını tüm dünyaya göstermiştir. 44 günlük Zafer yürüyüşü, sadece topraklarımızın kurtarılması değil, aynı zamanda millî bilinç ve sarsılmaz birliğimizin de bir zaferiydi. Şehitlerimizin kanı ve gazilerimizin kahramanlığıyla kazanılan bu şanlı zafer, gelecek nesiller için en büyük gurur kaynağı ve devletimizin ebedî bağımsızlığının sarsılmaz teminatıdır. Bu zafer sayesinde Azerbaycan’ın üç renkli bayrağı, Karabağ’ın her karış toprağında ebediyen dalgalanacak ve tarihimizin en parlak sayfası olarak geleceğe ışık tutacaktır.