Kırşehir'e sözde yatırımlar yağıyor...

Açıklamalara bakarsanız her gün yeni bir müjde, her hafta yeni bir yatırım haberi var.
Peki, soruyorum; bu şehirde yaşayan insanlar olarak biz neden bunları göremiyoruz?
Gerçekten hayatımıza dokunan, üretim sağlayan, istihdam oluşturan kaç yatırım yapıldı?
Varsa, kesilen kurdelesiyle, çalışan fabrikasıyla, bacası tüten tesisiyle gösterin.
Sosyal medyada yatırım haberleri paylaşmakla şehir kalkınmıyor.
Son günlerde Kırşehir'in yarım asırlık kapalı spor salonu yıkıldı.
Şimdi de yarım asırlık şehir stadyumunun bulunduğu alan tartışılıyor.
Ne yazık ki bizde yatırım denince akla ilk gelen şey; "yık, yerine yeniden yap" anlayışı oluyor.
Oysa gerçek yatırım; şehrin geleceğini planlamak, yeni yaşam alanları oluşturmak ve insanların hayatını kolaylaştırmaktır.
Hatırlayın...
Yıllar önce Valilik binasının eski yerine yapılmaması gerektiğini söyledik. Daha geniş, daha ferah, ulaşımı kolay ve geleceğe hitap eden yeni bir alanda yapılmasının Kırşehir için daha doğru olacağını ifade ettik.
Kimse dinlemedi.
"Biz biliriz." denildi.
Eski Vilayet Konağı yıkıldı.
Yerine yeni Valilik binası yapılmaya başlandı.
Aradan yıllar geçti, hâlâ tamamlanmasını bekliyoruz.
Çevre yolu diye yıllardır anlatılan güzergâh ise birçok noktada mahalle yolundan farksız.
Yol kenarlarında moloz yığınları, yarım kalan düzenlemeler...
Şimdi aynı anlayış futbol stadı konusunda da karşımıza çıkıyor.
Neden halkın görüşü alınmıyor?
Bir anket yapmak bu kadar mı zor?
Bu şehirde yaşayan insanların fikrini sormak yöneticileri neden rahatsız ediyor?
Belediyenin de mevcut yerine yapılmasına sıcak bakmadığı ifade ediliyor. Görüş bildiren herkesi kutluyorum.
Çünkü mesele sadece bir stadyum yapmak değildir.
Mesele, Kırşehir'in gelecek elli yılını planlamaktır.
Eğer yine aynı yere yapılacaksa, o zaman neden yıkıldı?
Eski binanın yerine yenisini yapmakla şehre ne kazandırılmış olacak?
Neden şehrin merkezini biraz daha betonlaştırıyoruz?
Oysa Kent Park'ın devamında, Ahi Külliyesi çevresinde çok daha modern, sosyal yaşamla bütünleşmiş bir kompleks oluşturulamaz mı?
Kırşehir'in bugün en büyük ihtiyaçlarından biri yeni beton binalar değil; nefes alacak yeşil alanlardır.
Mahallelere bakın...
Binalar neredeyse birbirine değecek kadar yakın yapılmış.
İnsanlar pencerelerini açtığında komşusunun salonunu görüyor.
Bu yapılara ruhsat verenler hiç mi rahatsız olmuyor?
Şehrin merkezinde insanların yürüyebileceği, çocukların oynayabileceği, yaşlıların dinlenebileceği parklar, meydanlar ve sosyal yaşam alanları neden yeterince düşünülmüyor?
Gösterişsiz beton binalar yapmak yatırım değildir.
Gerçek yatırım, şehrin değerini artırmaktır.
Gerçek yatırım, insanı merkeze almaktır.
Gerçek yatırım, halkın fikrine değer vermektir.
Çünkü istişare; sadece yöneticilik anlayışının değil, inancımızın da temel prensiplerinden biridir.
"İşlerini aralarında istişare ile yürütürler."
Bu ilkeye gerçekten kulak verebilsek belki bugün birçok tartışmayı yaşamayacağız.
Şairin dediği gibi:
"Saz düzen tutmuyorsa, tel bozuktur."
Bugün bu şehirde bir şeyler yolunda gitmiyorsa, bunun sorumluluğu yalnızca yönetenlerde değildir.
Yanlışları alkışlayanların...
Sessiz kalanların...
Sorgulamayanların...
Ve sandıkta aynı anlayışı ödüllendirenlerin de bu tabloda payı vardır.
Çünkü bu şehir, yönetenleri kadar onları seçenlerin de aynasıdır.