SEÇİLMİŞLER KIRŞEHİR İÇİN BİR OLUN!

Kırşehir’deki oda başkanlarına sesleniyorum…

Seçimleriniz bitti.

Aynı ekipler, aynı kadrolar, aynı isimler yeniden koltuklarına oturdunuz.

Seçim sürecinde neler gördük?

Esnaf ziyaretleri, iş yeri gezmeleri…

Bol bol verilen vaatler…

“Çalışıyoruz” görüntüleri…

Sosyal medyada paylaşılan fotoğraflar…

Şimdi soralım:

Eee…

Sonra?

Seçim zamanı kapı kapı gezenler…

Esnafın elini sıkıp “yanınızdayız” diyenler…

Her karede “çalışıyoruz” mesajı verenler…

Bugün neredesiniz?

Kırşehir’de artık kimse bu tiyatroyu yemiyor.

Seçimden seçime hatırlanan esnaf da, vatandaş da bunun farkında.

Açık konuşalım…

Oda başkanlığı, fotoğraf çektirme makamı değildir.

Oda başkanlığı, sosyal medyada görünme yeri değildir.

Oda başkanlığı, koltuğu koruma yeri hiç değildir!

Orası sorumluluk makamıdır.

Ve o sorumluluk bugün yerde sürünüyor.

Kırşehir’in yıllardır değişmeyen bir gerçeği var: Herkes kendi alanında “başkan”…

Ama kimse şehrin derdinde lider değil.

Bir tane net soru: Kırşehir için Ankara’ya vekillerle, valiyle, belediye başkanıyla, il başkanlarıyla ve oda başkanlarıyla birlikte ne zaman gittiniz?

Birlikte hazırlanmış kaç proje var?

Kaç dosya bakanlık masalarına kondu?

Kaç yatırımın peşine düşüldü?

Yok!

Çünkü herkes kendi koltuğunun konforunda.

Şunu artık herkes kabul etsin: Bu şehirde en büyük sorun ilgisizlik değil…

Dağınıklık ve umursamazlık.

Vekiller ayrı telden çalıyor…

Oda başkanları başka dünyada…

Belediye kendi gündeminde…

Sonra da dönüp “neden yatırım gelmiyor?” diye soruluyor.

Gelmez!

Bu kafayla gelmez.

Bakın çevre illere…

İlleri için yatırımlarda Adamlar bir araya geliyor.

Parti falan dinlemiyor.

Kapı kapı dolaşıyor.

Proje kovalıyor.

Sonuç?

Demiryolu geliyor.

Sanayi geliyor.

Yatırım yağıyor.

Göç alıyor ve büyüyor.

Kırşehir ne yapıyor?

Göç veriyor küçülüyor.

Toplantı yapıyor…

Fotoğraf çekiliyor…

Sonra herkes dağılıyor.

İşte sizin “birlik” anlayışınız bu!

Kırşehir göç veriyor.

Gençler gidiyor.

Esnaf zor ayakta duruyor.

Ama siz hâlâ koltuk hesabındasınız.

Bakın açık söyleyeyim: Eğer bu şehirde oda başkanları, vekiller, yerel yöneticiler aynı masaya oturup ortak akıl üretmezse…

Bu şehir daha çok göç verir.

Daha çok geride kalır.

Ve bunun sorumlusu da bellidir.

Suçlu aramayın suçlu sizlersiniz.

Artık kimse kimseyi kandırmasın.

Bu şehir sizden açıklama değil, sonuç istiyor.

Ya bir araya gelip bu şehri ayağa kaldıracaksınız…

Ya da o koltuklarda oturmanın hiçbir anlamı kalmayacak.

Çünkü Kırşehir sabrediyor…

Ama unutmayın…

Bu sabrın da bir sonu var.