“Şehrimize dev yatırım geliyor” diyerek yıllardır umut dağıtıyorsunuz ama vatandaşın hayatında değişen ne var?
Kağıt üzerinde görünen, broşürlerde parlayan, sosyal medyada paylaşılan yatırımlar; sokakta, çarşıda, işsizlikle mücadele eden gençlerin hayatında neden yok?
Kırşehir’in artık maket projelere değil, somut ve kalıcı yatırımlara ihtiyacı var.
Bu şehir laf değil; demir yolu ister.
Bu şehir gösteriş değil; çevre yolu ister.
Bu şehir tören değil; üretim yapan fabrikalar ister.
Bu şehir afiş değil; yatırımcı, istihdam ve sanayi ister.
Vatandaş soruyor:
Bugün Kırşehir’de kaç genç iş bulamadığı için başka illere göç ediyor?
Kaç esnaf ayakta kalma mücadelesi veriyor?
Kaç aile geçim derdiyle boğuşuyor?
Ama yöneticilerin gündeminde ne var?
Bir spor salonu…
Bir stat…
Fotoğraf karelerine sığdırılan projeler…
Kimse spora, sosyal yatırıma karşı değil. Ancak bir ilin önceliği bellidir: ekonomi, ulaşım, üretim ve istihdam.
Devletin zaten her ile yaptığı yatırımları “biz getirdik” diye anlatmak siyaset değildir.
Asıl mesele, Kırşehir’e fark yaratacak yatırımları kazandırabilmektir.
Bugün Anadolu’nun birçok şehri organize sanayi bölgeleriyle büyüyor, demir yolu bağlantılarıyla güçleniyor, lojistik avantajlarla yatırım çekiyor.
Peki Kırşehir neden hâlâ yerinde sayıyor?
Bu halk artık bilgisayar ekranındaki proje çizimlerini değil, bacası tüten fabrikaları görmek istiyor.
Açılış pankartlarını değil, çalışan üretim tesislerini görmek istiyor.
Verilen sözleri değil, gerçekleşen yatırımları görmek istiyor.
Kırşehir’i fotoğraflarla değil, gerçeklerle yönetin.
Çünkü bu şehir yıllardır aynı cümleleri duyuyor ama aynı sorunları yaşamaya devam ediyor.
Ve artık insanların sabrı, “yakında başlayacak” denilen yatırımlar kadar tükenmiş durumda.