Yargıtay 6. Hukuk Dairesi’nin konut satışlarına ilişkin verdiği karar, Kırşehir’de ev almayı planlayan vatandaşları da yakından ilgilendiriyor. Yüksek Mahkeme, taşınmazın başka biri tarafından fiilen kullanıldığını bilen veya gerekli araştırmayı yaptığında öğrenebilecek durumda olan kişinin, tapuyu sonradan devralması halinde her koşulda “iyi niyetli üçüncü kişi” olarak korunamayacağına hükmetti.
Kırşehir’de konut satın almayı planlayan vatandaşları yakından ilgilendiren önemli bir Yargıtay kararı gündeme geldi. Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, müteahhitten adi yazılı sözleşmeyle satın aldığı konutta uzun süredir yaşayan bir tüketicinin açtığı tapu iptali ve tescil davasında dikkat çeken bir değerlendirmede bulundu.
Yargıtay’ın 30 Nisan 2026 tarihli kararında, tapu kaydının yanı sıra taşınmazın fiili kullanım durumunun da önem taşıdığı ortaya konuldu.
KONUTU YILLARDIR KULLANIYORDU
Davaya konu olayda tüketici, müteahhitten satın aldığı konutu Kasım 2013’te teslim aldı. Doğalgaz aboneliğini yaptıran ve ikametgâhını söz konusu adrese taşıyan tüketici, ailesiyle birlikte evde yaşamaya başladı.
Ancak bedelinin ödendiği belirtilen konutun tapu devri tüketicinin üzerine gerçekleştirilmedi. Taşınmaz daha sonra başka bir kişiye devredilince tüketici, tapu kaydının iptal edilerek konutun kendi adına tescil edilmesi talebiyle dava açtı.
Davayı değerlendiren yerel mahkeme, abonelik kayıtları ve tanık beyanlarını dikkate alarak tüketicinin 2013 yılından itibaren konutta yaşadığını belirledi ve tapu iptali ile tescil yönünde karar verdi. İstinaf mahkemesi de kararı hukuka uygun buldu.
YARGITAY KARARI ONADI
Dosyanın temyiz incelemesini yapan Yargıtay 6. Hukuk Dairesi de verilen kararı oy birliğiyle onadı.
Yargıtay’ın değerlendirmesinde, tapuyu sonradan devralan kişinin yalnızca tapu siciline güvenmesinin her durumda iyi niyetli kabul edilmesi için yeterli olmayabileceği ortaya konuldu.
Taşınmazda başka bir kişinin yaşadığının bilindiği veya gerekli özen gösterildiğinde bu durumun öğrenilebileceği hallerde, sonradan tapuyu alan kişinin iyi niyet iddiası somut olayın şartlarına göre değerlendirilebilecek.
KIRŞEHİR’DE EV ALACAKLAR DİKKAT
Karar, Kırşehir’de sıfır veya ikinci el konut satın almayı planlayan vatandaşlar açısından da önemli uyarılar içeriyor. Konut alımında yalnızca tapu kaydının kontrol edilmesi değil, taşınmazın yerinde görülmesi ve fiilen kim tarafından kullanıldığının araştırılması da önem taşıyor.
Özellikle müteahhitten konut alacak Kırşehirlilerin tapu devri, ödeme belgeleri ve teslim sürecine dikkat etmesi gerekiyor. Taşınmaz üzerinde herhangi bir şerh veya hukuki uyuşmazlık bulunup bulunmadığının araştırılması da ileride yaşanabilecek mağduriyetlerin önüne geçilmesi açısından önem taşıyor.
Satın alınacak konutta başka bir kişinin yaşaması durumunda ise bu kişinin kiracı mı, malik mi yoksa başka bir hukuki hakka dayanarak mı taşınmazı kullandığının araştırılması gerekiyor.
ABONELİK VE İKAMET KAYITLARI ÖNEM KAZANDI
Yargıtay kararında doğalgaz aboneliği, ikametgâh kaydı, konutun teslim edilmiş olması ve uzun süreli fiili kullanım gibi unsurların değerlendirmede önem taşıması dikkat çekti.
Bu nedenle Kırşehir’de özellikle tapusu henüz devredilmeden müteahhitten konut alan vatandaşların ödeme belgelerini, sözleşmelerini, abonelik kayıtlarını ve teslimle ilgili belgelerini muhafaza etmeleri önem taşıyor.
Karar, her adi yazılı konut satış sözleşmesinin otomatik olarak geçerli olacağı veya doğrudan tapu hakkı sağlayacağı anlamına gelmiyor. Mahkemeler her uyuşmazlığı sözleşme, ödeme, teslim, fiili kullanım ve tarafların mevcut durumdan haberdar olup olmadığı gibi unsurları birlikte değerlendirerek karara bağlıyor.
Yargıtay’ın kararıyla birlikte Kırşehir’de konut alım-satımı yapacak vatandaşlar açısından da “Tapuyu kontrol etmek kadar evi yerinde görmek ve fiili kullanım durumunu araştırmak da önemli” uyarısı bir kez daha gündeme geldi.






