Anahtar Parti Kırşehir İl Başkanı Cemal Kaya, Türkiye ekonomisinin mevcut durumu ve sanayi üretimindeki gelişmeler hakkında yaptığı açıklamada, ülke ekonomisinin üretim temelli bir dönüşüme ihtiyaç duyduğunu söyledi. Kaya, 2026 yılı Mart ayında yaptığı değerlendirmede vatandaşın günlük yaşamındaki ekonomik zorluklar ile açıklanan resmi büyüme verileri arasında ciddi bir fark olduğunu belirterek hükümetin ekonomi yönetimini daha gerçekçi politikalar üretmeye davet etti.

Kırşehir’de yaptığı açıklamada Türkiye’nin son yıllardaki büyüme modelinin sürdürülebilir olmadığını ifade eden Kaya, ekonomik büyümenin büyük ölçüde tüketime ve harcamaya dayandığını vurguladı. Bu durumun uzun vadede üretim kapasitesini zayıflattığını söyleyen Kaya, Türkiye’nin güçlü bir sanayi altyapısına sahip olabilmesi için yüksek katma değerli üretim alanlarına yönelmesi gerektiğini dile getirdi.

“Büyüme Rakamları Gerçek Ekonomiyi Yansıtmıyor”

Cemal Kaya, Türkiye ekonomisinin büyüme rakamlarının toplumun büyük kesiminin yaşadığı ekonomik tabloyla örtüşmediğini belirtti. Kaya, son 10 yılın ortalama büyüme hızının yaklaşık %3,5 seviyesinde kaldığını ifade ederek bu büyümenin üretim ve verimlilik artışına dayanmadığını söyledi.

Kaya açıklamasında şu ifadelere yer verdi:

“Türkiye’nin büyüme modeli üretim ve katma değer üzerine kurulu değil. Daha çok tüketim ve harcama odaklı bir büyüme söz konusu. Bu durum kısa vadede rakamların olumlu görünmesine neden olsa da uzun vadede vatandaşın alım gücünü artıran bir model değildir.”

Avrupa ülkeleriyle yapılan ekonomik karşılaştırmalarda Türkiye’nin büyüme modelinin vatandaşın gelir seviyesini yükseltmek yerine borçlanma eğilimini artırdığını savunan Kaya, üretim temelli bir ekonomik modelin kaçınılmaz olduğunu belirtti.

“Sanayi Üretiminde Yüksek Teknolojinin Payı Çok Düşük”

Anahtar Parti Kırşehir İl Başkanı Cemal Kaya, Sanayi ve Teknoloji Bakanı’nın 10 Mart 2026 tarihinde yaptığı açıklamalara da değinerek Türkiye’nin yüksek katma değerli üretim merkezi haline geldiği yönündeki değerlendirmelerin gerçek tabloyu yansıtmadığını savundu.

Kaya, Türkiye’de yüksek teknolojiye dayalı sanayi üretiminin toplam üretim içindeki payının yalnızca %3,5 civarında olduğunu ifade ederek şu değerlendirmeyi yaptı:

“Almanya gibi gelişmiş ülkelerde yüksek teknoloji üretiminin payı yaklaşık %10 seviyesine ulaşmış durumda. Türkiye’nin bu alanda çok daha fazla yatırım yapması gerekiyor. Sanayi üretim endeksine baktığımızda ise aşağı yönlü bir trend görüyoruz. Bu da sanayimizin ciddi bir dönüşüme ihtiyaç duyduğunu açıkça ortaya koyuyor.”

Kaya’ya göre Türkiye’nin küresel rekabette güçlü bir konuma gelebilmesi için teknolojik üretim kapasitesini artırması büyük önem taşıyor.

“Çözüm Yüksek Teknoloji ve Nitelikli İnsan Gücü”

Cemal Kaya, ekonomide yaşanan sorunların çözümü için Anahtar Parti’nin üretim odaklı bir kalkınma programı hazırladığını belirtti. Kaya, Türkiye’nin sahip olduğu potansiyelin doğru politikalarla güçlü bir üretim ekonomisine dönüşebileceğini ifade etti.

Kaya, kalkınma için öncelikli sektörleri şu şekilde sıraladı:

Bu sektörlerin geleceğin ekonomisini şekillendirecek stratejik alanlar olduğunu belirten Kaya, Türkiye’nin bu alanlarda güçlü yatırımlar yapması gerektiğini söyledi.

Kaya ayrıca sanayi üretiminde yüksek teknolojinin merkezde olması gerektiğini vurgulayarak istihdam politikalarının da nitelikli insan gücüne dayanması gerektiğini ifade etti.

“Türkiye Üreten Bir Güç Haline Gelmeli”

Cemal Kaya, Türkiye’nin ekonomik bağımsızlığının güçlü bir üretim ekonomisinden geçtiğini belirterek sözlerini şu ifadelerle tamamladı:

“Türkiye’nin kendi ayakları üzerinde duran, üreten bir güç haline gelmesi bir tercihten çok zorunluluktur. Üretim gücümüz arttıkça ekonomik bağımsızlığımız da güçlenecektir.”

Kaya, ülkenin geleceği için üretim, teknoloji ve nitelikli insan kaynağına dayalı bir kalkınma modelinin hayata geçirilmesi gerektiğini belirterek bunun Türkiye’nin en önemli hedeflerinden biri olması gerektiğini ifade etti.