HASTAHANEYE HANGİ İSMİ KOYALIM ?

Kırşehir kamuoyunda yoğun bir tartışma var. Yapımı tamamlanma aşamasına gelmiş Üniversite kampüsü içindeki 400 yataklı hastahanenin adı ne olsun?

Kırşehir kamuoyunda şu üç isim gündemde:

a) Prof. Dr. Mehmet Ali Altın,

b) Av. Mehmet Ali Alan,

c) Recep Tayyip Erdoğan

Anlaşılıyor ki, bütün renklere vurduk, sıra fıstiki yeşile geldi. Kırşehir’in bütün dertlerini bitirdik, sıra hastahanenin ismine geldi.

Öncelikle bir devlet kurumuna isim vermenin kuralları olduğunu bilmemiz lâzım. İsmi verilecek kişinin ya söz konusu kuruluşun maliyetinin en azından yarısını şahsen karşılaması veya uluslararası bir üne sahip olması, buluş yapması… gibi özelliğinin olması gerekir. Yukarıda ismi geçen kıymetli şahısları bu açıdan değerlendirirsek- ki hepsini şahsen tanırım- kararımız ne olur?

Bu vesile ile hatırıma geldi. Zamanında bizim Eğitim Fakültesi’ndeki spor salonunun adı bir baktık ki, “ Vali Selahattin Hatipoğlu Spor Salonu” olmuş. O dönemde Gazi Üniversite’sine bağlıydık. Dekanı görünce dedim ki, “ Hocam, bu spor salonunun adını neden değiştirdiniz? 50 yıllık spor salonunun vali ile ilgisi ne? Orada basket mi oynamış, takla mı atmış? Emin olun birileri ilk fırsatta o ismi değiştirir.”

Cevap, kem, küm… Neticede Vali ile birlikte tabela da gitti diye hatırlıyorum.

Yukarıda ismi geçen şahsiyetlerle ilgili müspet veya menfi bir şey demiyorum. Ama hakkaniyetli olalım ve mutlaka isim konulacaksa zamanı gelince herkesin kabul edeceği bir ismi koyalım. Üniversite kampüsü içindeki hastahanenin adı neden AHİLER HASTAHANESİ olmasın?

Biliyorsunuz, Ahilik, Kırşehir’den dünyaya yayılmış ve Kırşehir ile özdeşleşmiştir. Sadece esnaf teşkilatlanması değil; bir devlet felsefesi, medeniyet hareketi, eğitim modeli ve sosyo- ekonomik bir sistemdir.

Ahiler de, hayatı emrolunduğu gibi dosdoğru yaşayan, bu toprakları vatan yapan o gönül insanlarıdır.