HALK YOKSULLUKLA, SİYASET MAKAMLA MEŞGUL!

Bu ülkede gerçekten işler yolunda mı?

Ülke gerçekten şaha mı kalkıyor?

Meydanlarda atılan sloganlarla, ekranlarda verilen mesajlarla vatandaşın yaşadığı hayat aynı mı?

Bugün biri çıkıp “Muhalefet meydanlarda” diyor…

Peki, soralım:

Bu ülkede yıllardır meydanlardan inmeyen kim?

Her seçim döneminde umut dağıtan, her kürsüde “Geliyoruz” diyen CHP değil mi?

Bugün yine meydanlarda aynı cümleler kuruluyor:

“İktidara geliyoruz…”

Ama millet artık sadece slogan dinlemiyor.

Vatandaş artık cebine bakıyor, mutfağına bakıyor, pazara bakıyor.

Yirmi dört yıldır değişmeyen sözlerin değil, değişmeyen hayatların hesabını soruyor.

Bir tarafta meydanlarda siyaset yapanlar…

Diğer tarafta “Yeniden iktidarız” mesajları verenler…

İktidar ise ekranlarda savunma sanayi reklamlarıyla güç gösterisi yapıyor.

“Dünyaya kafa tutuyoruz” deniliyor.

Peki, kendi vatandaşının derdine kim kafa yoruyor?

Emekli mutsuz…

Aldığı maaş daha ay bitmeden tükeniyor.

Asgari ücretli ayakta kalma savaşı veriyor.

Kira, elektrik, su, doğal gaz derken simit hesabıyla yaşamaya çalışıyor.

Desteklenen holdingler ise doymuyor.

Kazandıkça daha fazlasını istiyor.

Gariban ise her geçen gün daha da küçülüyor.

Üniversiteyi bitiren genç iş bulamıyor.

Diplomasını eline alıp sokaklarda umut arıyor.

Okullarda akran zorbalığı büyüyor.

Sokaklarda kadına şiddet bitmiyor.

Trafikte ölüm haberleri sıradanlaşıyor.

İnsanların birbirine tahammülü kalmadı.

Hoşgörünün yerini öfke aldı.

Silah, bıçak, sopa artık haberlerin değişmeyen görüntüsü oldu.

Katiller oklulara kadar girdi.

Gasp, dolandırıcılık, soygun her geçen gün artıyor.

Çünkü adalet duygusu zayıfladığında toplum da çözülmeye başlıyor.

Bugün bu ülkede en hızlı yürüyen şey; iktidara yakın olanların işleri…

Birileri makam geziyor, boy fotoğraflar veriyor.

Yandaş düzen büyüyor.

CHP’nin yolsuzlar hırsızları aklanıyor.

Ak parti her türlü kirliği temizleriz kapımız açık diyor.

“Her işin altında biz varız” diyenler çoğalıyor.

Ama unutulan bir gerçek var: Bu millet her şeyi görüyor.

Yetimin emaneti olan devletin imkânları, partizan anlayışın elinde eriyorsa;

Orada ne adalet kalır ne güven ne de huzur…

Bu millet artık laf değil, samimiyet görmek istiyor.

Gösteriş değil vicdan arıyor.

Reklam değil adalet istiyor.

Çünkü halkın derdi büyürken, siyasetin dili hâlâ değişmiyorsa,

orada sorun sadece ekonomi değil; zihniyet meselesidir.