ELİF HACIYEV: HOCALI KAHRAMANI

Hayatta öyle insanlar vardır ki, onlar sadece kendileri için yaşamaz, aynı zamanda Vatan için yaşar, onun uğrunda çalışır ve gerektiğinde canlarını bile feda ederler.

Onlar, kahramanlıkları, fedakârlıkları ve vatana olan sevgileriyle halkın hafızasında sonsuza dek iz bırakırlar. Böyle insanlar bize, vatana hizmet etmenin en yüce değer olduğunu gösterir ve onların isimleri daima saygı ve minnetle anılır.
1990'lı yılların başlarında Azerbaycan'da durum oldukça zordu. Ülke yeni bağımsızlığını kazanmış, siyasi ve ekonomik kriz, savaş ortamı ve iç istikrarsızlık halkın yaşamını ağırlaştırmıştı. Özellikle Karabağ bölgesinde yaşanan çatışmalar, sivillere karşı işlenen trajediler ve toprak kayıpları, insanlarda büyük bir acı ve endişe yaratıyordu.

Aynı zamanda ekonomik zorluklar, gıda kıtlığı ve sosyal sorunlar da insanların günlük yaşamını ciddi şekilde etkiliyordu. Halk, bu ağır dönemde büyük sınavlardan geçmesine rağmen birlik ve beraberliğini korumaya, topraklarını savunmaya ve geleceğe umutla bakmaya çalışıyordu. O dönemde Azerbaycan topraklarının bir kısmı Ermeni silahlı kuvvetleri tarafından işgal edilmişti. Bu durum, binlerce insanın doğup büyüdüğü yurtlarını terk etmek zorunda kalmasına ve zorunlu göçmen hayatı yaşamasına neden olmuştu. İnsanlar uzun yıllar boyunca zor şartlar altında, çadırlarda ve geçici yerleşim alanlarında yaşamak zorunda kaldılar.
Savaş ortamı hem cephede hem de cephe gerisinde büyük kayıplara ve acılara yol açıyordu. Buna rağmen halk, topraklarını koruma kararlılığını kaybetmiyor, vatan sevgisi etrafında birleşerek geleceğe olan umudunu koruyordu. Bu zorlu yıllar, Azerbaycan tarihine hem trajik olayların yaşandığı hem de halkın iradesini ve direncini ortaya koyduğu önemli bir dönem olarak geçmiştir.
O dönemde binlerce askerle birlikte, gönüllü olarak cepheye koşan kahramanlarımız da Vatanın en zor günlerinde silaha sarılarak onun savunmasına katılmışlardı. Onlar, büyük cesaret ve fedakârlık göstererek topraklarımızın korunması uğruna canlarını vermeye dahi hazırdılar. Bu insanlar için vatan kavramı her şeyin üzerindeydi. Ağır savaş koşullarına rağmen hem askerî operasyonlara katılıyor hem de sivillerin güvenliğini sağlamaya çalışıyorlardı. Böylece o dönemde halkın birlik ve beraberlik duygusu ile vatanseverlik ruhu daha da güçlenmişti.

Azerbaycan’ın zor ve çalkantılı günlerinde halkımızın en büyük dayanaklarından biri işte böyle yiğit evlatlar olmuştur. Onların gösterdiği kahramanlık örnekleri insanlara moral veriyor, vatan topraklarının savunulması uğruna mücadele eden her savaşçıya güç ve güven aşılıyordu. Savaş meydanlarında sergilenen cesaret, azim ve kararlılık, gelecek nesiller için gerçek bir vatanseverlik okuluna dönüşmüştür.
Bu kahraman insanlar yalnızca silahla savaşmıyor, aynı zamanda halkın manevi değerlerini, millî gururunu ve devletçilik geleneklerini de koruyorlardı. Onların her biri, hayatını tehlikeye atarak Vatanın savunmasını kişisel çıkarlarının üzerinde tutuyordu. İşte bu nedenle onların isimleri halkımızın hafızasında sonsuza dek yaşamaktadır. Gösterdikleri kahramanlık örnekleri, genç neslin vatanseverlik ruhuyla yetişmesine hizmet etmektedir.
Bugün Azerbaycan toprak bütünlüğünü yeniden sağlamış, işgalden kurtarılan bölgelerde geniş çaplı imar ve yeniden inşa çalışmaları yürütülmektedir. Bu zaferin temelinde ise yıllar boyunca Vatan uğruna canını feda eden şehitlerimizin, kahraman savaşçılarımızın ve vatansever insanlarımızın fedakârlıkları bulunmaktadır. Onların hatırası her zaman saygı ve minnetle anılmakta, sergiledikleri kahramanlıklar tarihimizin şanlı sayfaları olarak yaşamaya devam etmektedir.
Bu kahramanlardan biri de Elif Hacıyev idi. O, Hocalı şehrinde doğmuştur. İlk ve orta öğrenimini Hocalı’da tamamlamış, daha sonra Stepanakert şehrindeki sürücü okulundan mezun olmuştur. Askerlik görevini Minsk şehrinde yapmıştır. Daha sonraki yıllarda Belarus İçişleri Bakanlığı bünyesinde ve eski Dağlık Karabağ Özerk Bölgesi İçişleri Müdürlüğünde çeşitli görevlerde çalışmıştır. Polis teşkilatındaki mesleki eğitimini sürdürerek SSCB İçişleri Bakanlığının Özel Orta Polis Okulunda öğrenim görmüş, ardından SSCB İçişleri Bakanlığı Akademisinde eğitim almıştır. Görev ve hizmet faaliyetleriyle bağlantılı olarak eğitimini askerî akademi sisteminde tamamlamıştır.

Dağlık Karabağ Özerk Bölgesi İçişleri Müdürlüğünde görev yaptığı dönemde, milliyetçi Ermeniler tarafından kendisine karşı defalarca provokasyonlar düzenlenmiş, hatta hakkında ceza davası açılmıştır. Ancak 1988 yılında Dağlık Karabağ olaylarının başlamasıyla birlikte, Elif Hacıyev'e yöneltilen suçlamaların asılsız olduğu kanıtlanmış, kendisi beraat ederek yeniden görevine iade edilmiştir. 1990 yılında Hocalı'ya dönmüş ve Dağlık Karabağ için oluşturulan Teşkilat Komitesinde faaliyet göstermiştir.
Hankendi'de çalıştığı dönemde Elif Hacıyev, yerel Azerbaycanlılar arasında büyük saygınlık kazanmış, aynı zamanda Ermenilerin baskılarına maruz kalmıştır. Daha sonra kendisine Hocalı şehrindeki havaalanını yönetme gibi önemli bir görev verilmiştir. Bu dönemdeki faaliyetleri geniş yankı uyandırmış, havaalanındaki uçuşları denetleyerek bölgedeki durumun mümkün olduğunca kontrol altında tutulmasına çalışmıştır. Aynı zamanda Hocalı'nın savunulması için gece gündüz mücadele etmiştir. 1992 yılının 25 Şubat'ı 26 Şubat'a bağlayan gecede, Elif Hacıyev ve komutasındaki birlik sabah saatlerine kadar düşmana karşı ciddi bir direniş göstermiştir. O gece sivillerin güvenli bölgelere tahliye edilmesi için büyük çaba harcamış, birçok insanın Şelli köyüne ulaşmasını sağlamıştır. Rivayete göre, o gece ormanda bir çocuğa şapkasını vererek, “Eğer geri dönersem şapkamı bana verirsin, dönemezsem onu bir hatıra olarak saklarsın.” demiştir.
Ancak eşit olmayan şartlarda gerçekleşen çatışmalar sırasında, yeniden geri dönerken düşman kurşunlarının hedefi olmuş ve hayatını kaybetmiştir. Hocalı Faciası sırasında halkı için mücadele ederek kahramanca şehitlik mertebesine ulaşmıştır. Aynı gece kardeşi Süleyman Hacıyev de yaşamını yitirmiştir.

Bugün Elif Hacıyev'in mezarı Şehitler Sokağı 'nda bulunmaktadır. Onun hatırası halkımız tarafından büyük saygı ve minnetle yaşatılmaktadır. Kahramanlığını ve Vatan'a yaptığı hizmetleri ölümsüzleştirmek amacıyla, Bakü'nün Nizami ilçesindeki caddelerden birine onun adı verilmiştir. Bugün kahraman evlatlarımızın ruhu huzur içindedir. Çünkü uğruna canlarını feda ettikleri topraklarımız artık özgürdür. Uzun yıllar işgal altında kalan Karabağ ve Doğu Zengezur toprakları yeniden gerçek sahiplerine kavuşmuş, bu bölgelerde hayat yeniden canlanmaya başlamıştır.
Azerbaycan halkı ve devleti, şehitlerimizin hatırasını her zaman büyük bir saygı ve minnetle yaşatmaktadır. Ülkemizin toprak bütünlüğünü yeniden sağlamasında onların gösterdiği kahramanlık, fedakârlık ve vatan sevgisi belirleyici olmuştur. Bugün bir zamanlar düşman işgali altında kalan şehir ve köylerimiz yeniden inşa edilmekte; yollar, okullar, hastaneler ve diğer sosyal tesisler kurulmaktadır.
En sevindirici gelişmelerden biri ise yıllar önce doğdukları topraklardan ayrılmak zorunda kalan insanların, uzun bir aradan sonra ata yurtlarına geri dönmeleridir. Karabağ’ın çeşitli bölgelerinde yeni yerleşim alanları kurulmakta, aileler özlem duydukları evlerine taşınmakta ve bu topraklarda hayat yeniden şekillenmektedir. Çocuk sesleri, günlük yaşamın hareketliliği ve devam eden imar çalışmaları, bu bölgelerin yeniden dirildiğinin en açık göstergesidir.
Onların Vatan uğruna gösterdiği kahramanlık ve fedakârlık, gelecek nesiller için daima bir örnek olacaktır. Özgür Karabağ ise onların kutsal ideallerinin, mücadelelerinin ve kahramanlıklarının en büyük abidesi olarak tarihteki yerini sonsuza kadar koruyacaktır.