Hani yıllardır dilimizde tüy bitti, her gelen siyasetçi kürsüye çıktığında ceketinin önünü ilikleyip söz verdi ya…
Şehrimize bir türlü uğramayan, uzaktan bile selam vermeyen, o meşhur düdüğünü bir kez olsun Kırşehir semalarında çalamayan kara tren hikayemiz var bizim. Kırşehir halkı yıllardır "Tren!" dedi, gurbeti sılaya bağlasın istedi, sanayiciye nefes olsun dedi ama ne gelen oldu ne giden.
Bize yine her seçim dönemi sadece o trenin masalı kaldı.
Geçen gün sosyal medya da bir haber düştü önüme.
Adeta bir müjde, adeta bir çağ atlama belgesi!
Başlığı aynen aktarıyorum: "Gözün aydın Kırşehir, 2053’te hızlı tren geliyor!"
Haberi okuyunca gayriihtiyari bir gülümseme oturdu yüzüme, sonra yerini derin bir düşünce aldı.
İnsan sormadan edemiyor: "Yahu kardeşim, kim öle, kim kala?" Biz bu hayalle kaç kuşak büyüttük, kaç bayram geçirdik?
Şimdi bize sunulan ak umutların vadeli hesabı tam 27 yıl sonrasına kesilmiş.
Dile kolay, çeyrek asırdan fazla bir zaman dilimi…
Bunca yıldır iktidarın nimetlerinden, gücünden bahsedenler, Kırşehir ovasına iki sıra ray döşemeyi başaramamışken, şimdi çıkmış "27 yıl sonra vuslat gerçekleşecek" diyorlar.
Hani derler ya, "Ölme eşeğim ölme, yaza yonca bitecek."
Bizimki de o hesap; ölme Kırşehirli ölme, 2053’te garda çay içeceksin!
Hadi yine iyisin Kırşehir!
Bak trenin geliyor, şunun şurasında 2053’e ne kaldı ki?
Şafak saymaya başlasak yeridir.
Alt tarafı bir çeyrek asırcık dişini sıkacaksın, o kadar.
Zaman dediğin su gibi akıp geçiyor (!) nasıl olsa.
Zamanlama ise her zamanki gibi tam bir siyaset mühendisliği harikası.
Malum, seçimler ufukta göründü mü, bizim o meşhur, tozlu raflarda bekletilen "Kırşehir Projeleri" dosyasının kapağı yeniden açılır. Heybeden yine o eski, boyası dökülmüş vaat çıkarılıp makyajlanır ve huzurumuza getirilir.
Senaryo hiç değişmiyor: Seçim yaklaşır, haritalar çizilir.
Sosyal medyadan "Müjde" ilanları patlatılır.
Halktan sabır istenir ve sandık işaret edilir.
Şimdi size düşen görev de belli (!) Önünüze konan bu 2053 model hayale bakıp, sandık başında gözleriniz yaşararak teşekkür etmek ve oyları sandığa "ak"lamak, öyle değil mi?
"Yahu tren nerede?" diye soranlara da cevabımız hazır: "Yolda kardeşim, 27 yılcık rötarı var, sabredin."
Sabredin, geliyor!" dediler yıllarca. Şimdi sabrın sınırını öyle bir yere çektiler ki, hani neredeyse "Bu dünyada binemezseniz ahirette kesin binersiniz" diyecekler.
Bundan sonra komşu şehirlerin yanında ezilip büzülmek, "Bizim memlekete uğramıyor o tren" diye hayıflanmak yok.
Kimse çıkıp da "Kırşehir’in treni yok, makûs talihi değişmiyor" demesin. Geliyor işte, acelemiz ne?
Dünyanın sonu 2053’ten önce gelmezse, hep birlikte gar önünde kurdele keseceğiz inşallah!
Treni ray üstünde değil, sadece gazete manşetlerinde ve sosyal medya grafiklerinde görmeye alışmış sabırlı Kırşehir halkı olarak; hepimize hayırlı, uğurlu ve bol sabırlı yolculuklar!
Bir sonraki seçim vaadinde görüşmek üzere, şimdilik trenin hayaliyle kalın…