Kendi emeğiyle, bilgisiyle, duruşuyla değil; birilerinin gölgesine sığınarak güç kazandığını sanıyor.
Siyasetçinin yanında durmayı adamlık, makam kapılarında dolaşmayı itibar zannediyor.
Üstelik üzerine elzem olmayan işlere soyunuyor.
Bilmediği konularda ahkâm kesiyor, toplum adına konuşuyormuş gibi yapıyor.
Aslında yaptığı tek şey; güçlü gördüğüne yanaşıp yalakalık yapmak…
Eskilerin çok güzel bir sözü vardır:
“Arpa ufalanır, aş oldum sanır.”
Bugün de durum farklı değil.
Bir iki kişinin yanında fotoğraf verince kendini devlet sananlar var.
Üç beş masada adı geçince memleketin sahibi olduğunu düşünenler var.
Konuşması gerekenler susarken, onların borazanlığına soyunanlar ortalıkta cirit atıyor.
Ne bilgi var…
Ne birikim…
Ne memlekete dair samimi bir dert…
Ama gürültü çok.
Çünkü boş teneke en fazla sesi çıkarır.
Kırşehir’in yıllardır çözüm bekleyen sorunları ortada dururken, bazıları hâlâ küçük hesapların peşinde koşuyor.
Memleketin geleceğine kafa yormak yerine, kimden nasıl menfaat sağlarım hesabı yapıyor.
Dün kapısında beklediklerine bugün methiyeler diziyorlar.
Yarın güç değiştiğinde aynı hızla başka kapılara koşacaklarını herkes biliyor.
Çünkü bunların davası memleket değil…
Makama yakın olmak.
Güce yaslanmak.
Adını bir yerlere yazdırmak.
Oysa adamlık; rüzgâra göre yön değiştirmek değil, zor zamanda da doğru yerde durabilmektir.
Bir başka söz daha vardır ki tam bugünü anlatıyor:
“Çer çöp havalanır kuş oldum sanır,
Cahile meydanı boş bırakırsan,
Ayaklar kendini baş oldum sanır.”
İşte mesele tam da budur.
Gerçek ehil insanlar sustukça…
Dürüst insanlar geri çekildikçe…
Liyakat yerine sadakat arandıkça…
Ortaya çıkan boşluğu, kendini dev aynasında görenler dolduruyor.
Sonra da memlekette neden kalite düştü diye soruyoruz.
Kimse kusura bakmasın…
Hak etmeyenlerin yükseldiği yerde adalet zedelenir.
Bilgisizin alkışlandığı yerde akıl susar.
Yalakaların çoğaldığı yerde ise samimiyet ölür.
Bugün yüksek sesle konuşanların çoğu, yarın isimleri bile hatırlanmayacak kişiler olacak.
Ama dik duranlar, doğruları söyleyenler ve menfaate boyun eğmeyenler her zaman saygıyla anılacak.
Çünkü tarih; borazanlık yapanları değil, onurlu duranları yazar.