BAKAN GELMİŞ KIRŞEHİR’İMİZE

Çalışma programları kapsamında ziyaret ve incelemelerde bulunmak üzere ilimize bakanlar geliyor.

Protokolde karşılanıyor, ahi geleneğinin misafirperverliğiyle ağırlanıyor, programlar yapılıyor, toplantılar düzenleniyor.

Elbette devletin bakanı gelecek, şehrin yöneticileri de gereken ilgiyi gösterecek. Buna kimsenin itirazı yok.

Ancak bir soru var ki her bakan ziyaretinden sonra Kırşehir halkının zihninde cevapsız kalıyor: Bakan geliyor da Kırşehir ne kazanıyor?

İşte asıl mesele burada başlıyor.

Bakanlar ilimize geliyor, çeşitli ziyaretlerde bulunuyor, teşkilatlarla buluşuyor, hatıra fotoğrafları çekiliyor.

Güzel sözler söyleniyor.

Kırşehir’in tarihi anlatılıyor, Ahiliğin başkenti olduğu vurgulanıyor, birlik ve beraberlik mesajları veriliyor.

Peki sonra?

Kırşehir’in yıllardır çözüm bekleyen sorunları masaya yatırılıyor mu?

Şehrin geleceğini ilgilendiren yatırımlar gündeme geliyor mu?

Kırşehir adına somut bir kazanım elde ediliyor mu?

Ne yazık ki bugüne kadar bunun örneklerini çok fazla göremedik.

Bakanlar geliyor, Kırşehir’e selam veriyor ve gidiyor.

Evet, selam veriyorlar.

Çünkü vaat vermiyorlar.

Çünkü yatırım müjdesi açıklamıyorlar.

Çünkü yıllardır bekleyen projeler hakkında net bir takvim ortaya koymuyorlar.

O nedenle "Bakanlar Kırşehir’e geldi" demekten çok, "Bakanlar Kırşehir’e selam verdi" demek daha doğru geliyor.

İlimize gelen her bakan aslında Kırşehir için bir fırsattır.

Çünkü Ankara’da ulaşamadığınız kapıları burada çalabilirsiniz.

Yıllardır bekleyen yatırımları doğrudan anlatabilirsiniz.

Şehrin ihtiyaçlarını en yetkili makamlara aktarabilirsiniz.

Ama görüyoruz ki bu fırsatlar çoğu zaman değerlendirilmiyor.

AK Parti İl Başkanlığında yapılan toplantılarda partililere hitap eden bakanlar, Kırşehir’in ne kadar önemli bir şehir olduğunu anlatıyorlar. Birliğin, beraberliğin ve kardeşliğin başkenti olduğundan söz ediyorlar.

Bunlar elbette güzel sözler.

Ama Kırşehir artık güzel sözlerden çok somut adımlar duymak istiyor.

Çünkü bu şehir yıllardır bekliyor.

Bekliyor ama istediği yatırımları bir türlü alamıyor.

Yirmi dört yıldır iktidara güçlü destek veren Kırşehir, bugün dönüp baktığında hak ettiği payı alabildiğini söyleyebiliyor mu?

İşte asıl cevaplanması gereken soru budur.

Bugün Anadolu'nun birçok ilinde organize sanayi bölgeleri dolup taşarken, Kırşehir Organize Sanayi Bölgesi genişlemesine rağmen yatırımcı çekmekte zorlanıyor.

Neden?

Bu konuda hangi teşvikler sağlanıyor?

Hangi girişimler yapılıyor?

Bu soruların cevabını duyan var mı?

Yıllardır konuşulan demiryolu projesi ise adeta bir şehir efsanesine dönüştü.

Her seçim döneminde gündeme geldi.

Her fırsatta "projesi hazır", "ihalesi yapılacak", "yakında başlayacak" denildi.

Yerköy bağlantısından söz edildi.

Mersin Limanı'na ulaşacak yük taşımacılığı anlatıldı.

Bölgenin lojistik merkezi olacağı söylendi.

Bugün gelinen noktada ise ortada ne bir tarih var ne de somut bir çalışma.

Kırşehir halkı yıllardır aynı cümleleri duymaktan yoruldu.

Çevre yolu konusu da farklı değil.

Türkiye'nin birçok ilinde çevre yolları tamamlandı, hatta ikinci etapları konuşuluyor.

Kırşehir ise hâlâ çevre yolunun tamamlanmasını bekliyor.

Şehrin içinden geçen ağır tonajlı araçlar trafik yükünü artırıyor, güvenlik riskleri oluşturuyor.

Ama çevre yolu konusu bir türlü öncelikli yatırım listesine giremiyor.

Peki neden?

Bu soruyu bakanlara soran oluyor mu?

Aksaray-Kırşehir bölünmüş yolu yıllardır gündemde.

Kırşehir-Yerköy yolu bölgenin en önemli ulaşım hatlarından biri olmasına rağmen beklenen standartlara kavuşabilmiş değil.

Kozaklı-Mucur hattı aynı şekilde yıllardır çözüm bekliyor.

Bu yollar sadece ulaşım meselesi değildir.

Ticaret demektir.

Turizm demektir.

Yatırım demektir.

Ekonomik kalkınma demektir.

Ama ne yazık ki bu konular çoğu zaman ziyaret programlarının gündemine bile giremiyor.

Bakanlar geliyor.

Toplantılar yapılıyor.

Fotoğraflar çekiliyor.

Sosyal medya paylaşımları yapılıyor.

Ancak ziyaretlerin ardından Kırşehir halkının elinde kalan şey çoğu zaman birkaç güzel cümle ve birkaç kare fotoğraf oluyor.

Oysa Kırşehir'in beklentisi fotoğraf karesinde yer almak değil, yatırım listesinde yer almaktır.

Kırşehir'in beklentisi alkışlamak değil, hizmet almaktır.

Kırşehir'in beklentisi güzel sözler değil, somut projelerdir.

Bir bakanın ziyareti yalnızca teşkilat programına dönüşmemelidir.

O ziyaret aynı zamanda şehrin sorunlarının en yüksek sesle dile getirildiği bir fırsata dönüşmelidir.

Çünkü bugün talep edilmeyen yatırımın yarın gelmesi kolay değildir.

Bugün gündeme getirilmeyen sorun yarın çözülmez.

Kırşehir adına konuşması gerekenlerin görevi de tam olarak budur.

Bakanların karşısına çıkıp şehrin beklentilerini anlatmak.

Eksikleri sıralamak.

Takvim istemek.

Kaynak istemek.

Yatırım istemek.

Çünkü Kırşehir bunu hak ediyor.

Bu şehir yıllardır sabırla bekliyor.

Ama artık beklemek değil, sonuç görmek istiyor.

Bakanlar yine gelir.

Yine ağırlanır.

Yine güzel sözler söylenir.

Ancak Kırşehir halkı artık şu sorunun cevabını duymak istiyor:

"Sayın Bakanım, Kırşehir için ne yapacaksınız?"

İşte o gün verilen cevapların içinde yatırım, proje ve somut hizmetler varsa, o zaman bakanlar sadece selam vermeye değil, Kırşehir'in geleceğine katkı sunmaya gelmiş olacaklardır.