Kutlamalarda ev sahipliği yapıyoruz.
Ahi Evran şehrimizde yatıyor diyoruz.
Fakat çarşısı, pazarı, kasabı, manavı, marketi bu kültürü yansıtmıyor. Ahi'nin adını taşıyan şehirlerde, Ahi'nin ahlakı yok.
Terazi bozuk, tezgâh vicdandan uzak.
Üretici diyorsun, köylü diyorsun…
Ama getirdiği ürün ya hormonlu ya da hileli.
Etiketle oynanıyor, içerik değişiyor.
Ahlak tozlu raflara kalkmış, vicdan ise çoktan piyasadan silinmiş.
İnsan artık kime güveneceğini bilmiyor.
Çünkü güvenilecek bir zemin kalmamış.
Ahi şehri, adıyla değil; esnafıyla, ahlakıyla, vicdanıyla örnek olmalı.
Halkın takdirini kazanmalı.
Peki, bugün öyle mi?
Bir dükkâna giriyorsunuz, bir ürün alacaksınız.
Ya da bir sıhhi tesisatçıyı, elektrikçiyi çağırdınız, bir hizmet alacaksınız. Sanayide arabanızı tamire götürüyorsunuz.
Fiyatı soruyorsunuz, aldığınız yanıt hep aynı: "Ucuz ne kaldı ki?"
Peki, fiyatlar neye göre artıyor?
Kim denetliyor?
Hiç kimse!
Boykot desen kimse yanaşmaz.
Herkes birbirine benzemiş; piyasa olmuş başıboş bir orman.
Geçenlerde yine böyle bir alışverişte karşılaştım bu sözlerle.
Alaycı bir ifadeyle bana soruldu: "Neymiş ucuzlayan?"
Dedim ki: "Vicdan."
"İnsaf."
"Ahlak."
Ve ardından yaşanmış bir olayı paylaştım.
Kırşehir’in bir ilçesinde görev yapan kaymakam, tezgâhta gösterişli kavanozlarda bal alıyor.
Eve götürüyor.
Kahvaltıda tadına bakıyor ama beğenmiyor.
Şüpheleniyor ve Tarım İl Müdürünü arıyor: "müdürüm bir bal aldım balı tahlil ettirmek istiyorum."
Müdürlüğümüzde laboratuvar yok.
Numune Kayseri’ye gönderiliyor.
Gelen sonuç: “Bu bal hiç arı görmemiş.”
Evet, yanlış okumadınız: Bu bal kovanına arı hiç uğramamış!
İşte bizim Ahi dediğimiz esnaf bunu yapıyor.
Çocukların bile ağzına sürülmeyecek bir ürünü "doğal bal" diye satıyor.
Bu hikâyeden çıkarılacak kıssa şudur:
Ahlak gidince geriye sadece etiket kalır.
Vicdan gidince fiyat konuşur.
Denetim yoksa adalet yoksa güven de kalmaz.
O gün o esnafa şunu söyledim: “Sen de çaba göster, vicdanını bul.”
Bugün Ahi kültürü sadece tabelalarda var.
Ne üreticide, ne satıcıda, ne hizmet verende ahlak kalmış, ne de vicdan.
Ahi şehri diyoruz ama...
Ahi'nin ruhu çoktan terk etmiş bu toprakları.
Geriye sadece bir isim kalmış.
O da tabelada.