Kırşehirli sanatçı Recep Dündar’ın hiçbir yapay renk kullanmadan doğal toprak ve çamurla hazırladığı Ahi Evran-ı Veli tasviri, Ahi Evran Müzesi’ne kazandırılıyor. Bir süredir Kırşehir Sahaf’ta muhafaza edilen eser, taşıdığı semboller ve Kırşehir’in kültürel mirasına yaptığı göndermelerle dikkat çekiyor.
Araştırmacı Gazeteci Yazar Adnan Yılmaz, Kırşehirli sanatçı Recep Dündar ile bir araya gelerek sanatçının doğal toprak ve çamur kullanarak hazırladığı Ahi Evran-ı Veli tasvirinin müzeye kazandırılması sürecine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Hiçbir yapay renk kullanılmadan hazırlanan ve bir süredir Kırşehir Sahaf’ta muhafaza edilen eserin Ahi Evran Müzesi’nde sergilenmesi amacıyla yapılan girişimler sonuç verdi.
İl Kültür ve Turizm Müdürü Mustafa Doğan’ın yönlendirmesiyle Müze Müdürü Süleyman Tunç, eseri teslim almak üzere Kırşehir Sahaf’a geldi. Buluşmada eserin ortaya çıkış hikâyesi, üzerinde yer alan semboller ve Kırşehir’in kültürel mirası üzerine değerlendirmelerde bulunuldu.
ESERDE AHİLİĞİN SİMGELERİ YER ALIYOR
Recep Dündar tarafından hazırlanan eserde Ahi Evran-ı Veli’nin iki eli arasında tuttuğu kuşak dikkat çekiyor. Kuşak, Ahilik kültüründe önemli bir yere sahip olan “şed kuşanma” geleneğini temsil ediyor.
Ustalığa geçişi, meslek ahlakını ve verilen söze bağlılığı simgeleyen şed kuşağı, eserin merkezindeki unsurlardan biri olarak öne çıkıyor.
Tasvirde kullanılan diğer figürler de Ahi Evran-ı Veli hakkındaki tarihî ve menkıbevî anlatılardan izler taşıyor.
KÜÇÜK KURBAĞANIN HİKÂYESİ DİKKAT ÇEKİYOR
Eserin sağ alt köşesinde yer alan küçük kurbağa figürü ise Vilâyetnâme’de aktarılan “kurbağaların susması” menkıbesine gönderme yapıyor.
Adnan Yılmaz’ın aktardığına göre figür, Hacı Bektaş Veli, Kaya Şeyhi ve Ahi Evran’ın Kılıçözü Çayı kıyısındaki sohbetine ilişkin anlatıyı temsil ediyor. Sanatçı Dündar, söz konusu anlatıyı küçük bir ayrıntıyla eserine taşıyor.
Ahi Evran’ın ayaklarının çevresinde bulunan yılan figürleri de eserin dikkat çeken ayrıntıları arasında bulunuyor. Bu figürlerin, Ahi Evran’ın menkıbevî anlatılardaki yerine ve “Evran” adının yılan ve ejderha anlamlarıyla kurulan ilişkisine gönderme yaptığı ifade edildi.
Böylece sanatçı Recep Dündar, Ahi Evran-ı Veli’yi hem Ahilik geleneği ve mesleki değerlerle hem de Kırşehir’in kültürel hafızasında yaşayan anlatılarla bir araya getiren bir çalışmaya imza attı.
“KIRŞEHİR’İN HAFIZASINDA YERİNİ BULUYOR”
Araştırmacı Gazeteci Yazar Adnan Yılmaz, eserin müzeye kazandırılmasına katkı sağlayan isimlere teşekkür ederek şu ifadeleri kullandı:
“Kırşehirli sanatçı Recep Dündar’ın, hiçbir yapay renk kullanmadan doğal toprak ve çamurla şekillendirdiği Ahi Evran-ı Veli tasviri bir süredir Kırşehir Sahaf’ta emanetimizdi. Eserin Ahi Evran Müzesi’nde yer alması için yaptığımız girişimler güzel bir karşılık buldu.”
Yılmaz, fabl içerikli minyatür heykelleriyle Kırşehir’in kültürel zenginliklerini anlatmaya çalışan Recep Dündar’a teşekkür ederken, eserin müzeye kazandırılması sürecindeki katkıları nedeniyle İl Kültür ve Turizm Müdürü Mustafa Doğan ile Müze Müdürü Süleyman Tunç’a da teşekkürlerini iletti.
Yılmaz, eserin yolculuğunu ise, “Kırşehir’in toprağından doğan bir eser, Kırşehir’in hafızasında yerini buluyor” sözleriyle değerlendirdi.
Doğal malzemeler kullanılarak Kırşehir’de hazırlanan Ahi Evran-ı Veli tasvirinin Ahi Evran Müzesi’ne kazandırılmasıyla kentin Ahilik kültürünü anlatan eserlerine bir yenisinin daha eklenmesi hedefleniyor.